Telvin Hüsn-ü Hat Sahaf Şiir
Anasayfa > Muhalif Yazıları > KONGREYE DOĞRU -1-

KONGREYE DOĞRU -1-


Yeni yüzyıl’da tükenenler...


Büyük Birlik Partisi’nin 4. Büyük Kurultay’ı 8 Ekim 2000 tarihinde...


 


Bu kurultay; sağ ve sol siyâsetin birbirinin içinde kaybolduğu, siyâsî ilkelerin, siyâsî ahlâkın, siyâsî pozüsyonların ve siyâsî kimliklerin TÜKENDİĞİ bir konjonktürde gerçekleşecek. 28 Şubat’ın yerle bir ettiği MSP-RP-FP geleneğinin ardından, iktidar törpüsünün mHPüzerinde nasıl çalıştığını seyreden bir Türkiye’de gerçekleşecek. Kısaca, İKTİDAR OLMANIN LİYÂKATİN DELİLİ OLMADIĞInı siyâsî bir ders olarak iyice belleyen ve bu dersin hâlen ber-devâm olduğu bir süreçte gerçekleşecek.


* * * * * *


Merkez Sağ denilen câzibeli, alımlı siyâsî alan yeni kurtarıcılarını beklemekte.


Ülkenin üzerinde şişman ve kasvetli bir bulut gibi konuşlanan, ne yağan ne de aradan çekilip yerini güneşe bırakan Demirel, bahse konu câzibeli siyâsî alanı ya bizzat, ya da bir emânetçisi ile doldurmağa hazırlanırken, Merkez Sağ deyû tesmiye olunan seçmen kütlesinin kırk yıldır alışkın olduğu ters köşeye yatma zaafına güvenmekte ve bu kütlenin siyâsî hâfızasının zayıflığının üzerine hesap yapmakta. İktidar günlerinde vakit bulamadığı Türkiye’nin yatırımları ile meşgul olmakta(!) Çankaya’daki ofisinde. Ve Türk seçmenini meraklara gark ederek(!) ne zaman siyâset arenasına döneceğini sır gibi saklamakta. Demirel, BİT PAZARINA NUR YAĞACAĞINDAN emin görünmekte...


* * * * * *


28 Şubat’ta yerle bir olan MSP-RP-FP geleneğinin içinden fışkırıp fışkırmamak konusunda hâlen karar verememiş bir başka siyâsî filiz adayı daha var ülkenin gündeminde. Birkaç günlük cezâevi hayatı, o kötü belâgati ile okuduğu şiirden dolayı gördüğü haksız muamale, haksız hukuki tâkîbat ve ardından hakındaki haksız siyâsî yasak, Kasımpaşalı kabadayılığı ve taşralı tavırları, ülkenin kendisine teslim edilmesi gereğinden zerre kadar şüphe etmeyen bakışları, son zamanlarda İÇSELLEŞTİRDİĞİ(tâbir kendisine ait) demokrasi telâkkîsi, yakın zamanlardaki altı aylık bilgi-görgü arttırma gâyesine mâtuf Amerika  seyâhati ile, doğum zamanı belli olmayan siyasî ceninlerinden birini daha hârâretle bekliyor Türkiye. Otuz yıldan beridir DİNDARLIK ve DİNCİLİK arasındaki farkı henüz keşfeden bir yeni(!) oluşum olacağının müjdesini(!) verip, otuz yıllık geleneklerinin bu ülkeye hediyesi(!) olan ve artık kendileri için de şikâyet mevzuu teşkil eden DİNCİLİK marazındaki katkılarına dair özür bile dilemeyen, henüz kendisi ile yüzleşememiş bir yeni oluşum beklentisi bu.


* * * * * *


Gazetemizin saygıdeğer yazarı, ülkemizde hayat alanı bulmakta zorluk çeken fikrî/felsefî derinliğe dair önemli nümûneleri, ser-levha niteliğinde yazıları ile bizlerle paylaşan S. Durmuş Hocaoğlu’nun, üç  haftadır devam etdiği Siyâsî Milliyetçiliğin İflâsı başlıklı analizlerinde de sârâhatle ifade etdiği bir trajik TÜKENİŞİN siyâsî hayatımızdaki etkilerinin henüz tamamının görülmediği bir Türkiye, geleceğe yönelik Türkiye projeksiyonları için oldukça münbit bir malzeme deposu.  Durmuş Hocaoğlu’nun analizleri aslında bu deponun içindekilere dair değerli ipuçları ile dolu. RP iktidarının, siyâsî ikbâl ve basit menfaat hesapları uğruna dinî değerleri, nasıl kolay tüketilen malzeme derekesine düşürdüğünü seyreden Türkiye, 18 Nisan seçimlerinden bu yana,  malûm SİNYALİZASYON SİSTEMİne yakın olmak  ve bu sistemin nimetlerinden faydalanmak uğruna, siyâsi zemindeki varlık sebepleri olan millî değerleri,  ne idüğü belli olmayan, nesebi gayri sahih bir UZLAŞMA KÜLTÜRÜ KAMUFLAJI ile, TÜKETEN geleneği seyrediyor. Seyir zevkinden yoksun bu TÜKENİŞ GÖSTERİSİ, teorik olarak aynı siyâsi kulvardaki partiler için (ki, bu kulvarda BBP’den başa bir siyâsî parti bulunmamaktadır) laboratuar niteliğinde. Bahsettiğimiz tükenişin tüm sebepleri BBP’nin hânesine artı değer olarak kendiliğinden kaydolmakta.  28 Şubat paranoyasına malzeme üreten/taşıyan Erbakan’ı kurtarma çabalarına gömülen ve orada tükenişini hızlandıran RP ile 28 Şubat’ın muktedirliğine soyunmuş, erkeklik vaatleri ile milletten aldığı oyları KADîM HÜKMETME GELENEĞİNE peşkeş çeken, ucûbe bir demokrasi anlayışının sahibi MHP arasında , önümüzdeki dönem Türkiye’sinde siyâsî müsâbakaya birkaç sıfır galip başlayacak olan BBP durmaktadır. Kendi hânesine, kendisinin hâricindeki etkenler ile dahil olan ve potansiyel enerji yüklü artıları, kinetik enerjiye çevirmek BBP’nin elindedir. Asıl önemlisi, Türkiye’nin buna ihtiyacı vardır.


* * * * * *


Bu ihtiyaca ve BBP’nin 4. Büyük Kurultayı’na dair düşüncelerimizi de inşâallah önümüzdeki haftaya değerlendireceğiz... 

Yorumlar

Güvenlik Kodu

vahiy  insan  şehir  revelation  ahlâk  etik  ethica  nüzhet yalan estetik  metafizik  ebrah doğu  batı  fıtrat  creation  yaratılış  iyilik  kötülük  dürüstlük  eşref-i mahlûkat  kişilik  asâlet  cesâret  vefâ  sadâkat  ihânet  yalan  immoralist  mitoloji  belh’um adâl  aere perennius  antere  genetik  şuur  terbiye  muâşeret  muâşaka  muvâsalat  firâk  zarâfet  letâfet  ferâset  panteon   rolyef  fresk  heykel  portre  gravür   ideal  ülkü  ülkücü   kerbelâ  aşk keşke  cennet  cehennem  araf  âdem  havva  hâbil  kâbil  elma  haz  hayâ  hicap  gurur  hürriyet  adâlet  musâvat  agnostic  akıl  dacret  locig  analytical  antiq  aristokrasi  kûrûn-i vustâ  giyotin  hakikat  hikmet  paradox  dialectic  tenkit  stoa  akademia  logos  logos spermaticos  felâsife  gelenek  hermeneutic  semantic  hint  upanişad  mutezile  ihvân-ı safa  ilk neden   iskenderiye okulu  medinetü’l fâzıla   hürriyet  kölelik  rönesans  ütopya  rethoric allah’ın kulu abdullah muhammed  kur’ân  endülüs ibn-i rüşd  aristotales  şeyh gâlip  farâbi  platon  sokrat   marcus aurelius  galile  mimar sinan  kirkedard  farabi  ibn-i sina   ibn-i hâldun  kafka  taşköprülüzâde  gazâli  musa cârullah  şemseddin sâmi frasheri  bergson  enver paşa  muhammed ikbal  hayyam  mehmet âkif  yâkup cemil  şems  ibn-i haldun  mevlâna  ali şeriâti  fuzulî  ebu’l âlâ el maarrî  ahmet mithat efendi  cemil meriç  nâmık kemal  ahmed hamdi tanpınar  kemal tahir  yahya kemal  cahid zarifoğlu  dostoyevski  tolstoy  knut hamsun  nietzsche  oğuz atay gogol  albert camus  descartes  herman hesse  puşkin  halil cibran  kaşgarlı mahmut  tevfik fikret  cenap şehabettin  neyzen tevfik  motzart  bach  mahler  tarkovski  suç ve  cezâ   anna karenina  madonna  prag  istanbul  çocuk kalbi  sn. petersburg  soljenitsin  marks  kant  heraklit  hegel  el-hamra  endülüs  kâmus u türkî  redhouse  wagner  kâmus u okyanus  lugat-i fransevî  iliria shqip  meydan larusse  şakâyık-ı nûmâniye  mevzuâtü’l ulûm  abdülkadir merâgi  ıtrî  muhammed esed  michelangelo van gogh  cezanne  rembrand  monet  hoca ali rıza  ulysess gaze  eleni karaindrou  sezen aksu  golha  farid farjad  osman hamdi

Tasarım : ATS