Telvin Hüsn-ü Hat Sahaf Şiir
Anasayfa > Muhalif Yazıları > TBMM işgal altında... Katil Kim?

TBMM işgal altında...


Katil Kim?


Türkiye, emekli kuyruklarında son nefesini veren yaşlılara, sokaklarda soğuktan ölen sokak çocuklarına, hastanelerin âcil kapılarında müdahalesizlikten canını kaybeden vatandaşlara, kar yağışından yolları kapanan köylerde en yakın doktor için kilometrelerce kızak üstünde yol alan hastaların ölümüne, trafik kazalarına yetişemeyen ambülansların sebep olduğu kanlı asfalt görüntülerine ve daha pek çok çağdışı ölüme alışkın bir ülke. Bundan dolayıdır ki televizyonlarda ‘sıcağı sıcağına’ gibi tüm dekoru kandan ibaret proğramlar bile reyting rekorları kırıyor, vahşet haberleri ana haber bültenlerindeki yerlerini hiç kaptırmıyor. Stadyumlardaki döner bıçakları, konserlerdeki jiletler, tinerci çocuk cinayetleri, öldürdüğü insanların cesetlerini sulayan serî katiller, geçmiş yıllarda PKK terörünün ve faili meçhul cinayetlerin merkezi durumundaki Diyarbakır’da il emniyet müdürü ve beraberindeki beş polisi sokak ortasında katleden profesyonel katiller... Türkiye’nin asayiş manzarasının değişmez bilgileri bunlar, canlı seyredemediğimiz, ancak akşam haberlerinde görebildiğimiz Türkiye bu...


Bir de TRT 3’ten yani Meclis TV’den canlı yayınlanan bir Türkiye var. Türkiye’nin seçilmişlerinin çalışma hayatını seyrettiğimiz Türkiye. TBMM dışındaki hayattan yani kenar mahallelerden, Beyoğlu’nun arka sokaklarından, Ulus’un gece yarısı güvensizliğinden, herhangi bir sigorta hastanesinin âcil kısmından, birinci derecede terör riski altındaki herhangi bir şehrin karanlık sokaklarından hiç farkı yok gibi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin. Kürsüsünün, genel kurul salonunun, kulislerinin, lokantasının, bahçesinin veya ıssız kütüphanesinin bir yerinde umulmadık bir saldırı, umulmadık bir darbe, umulmadık birkaç yumruk sizi bulabilir ve canınızdan edebilir. Genel kurul salonunda, kürsünün önünde birileri size bıçak çekebilir, kafanıza silah dayayabilir, olmadı kuliste canınıza okuyabilir. Bir kavganın içinde kendinizi bulabilirsiniz, arkadaşlarınızı ayırmak, sakinleştirmek için bir kaç kişinin arasına girebilir ve bu arada yediğiniz yumrak darbeleri ile yere yığılıp kalp sektesinden ölebilirsiniz. Bunların olması için, illâ ki İstanbul’un meşhur Cihangir semtinin arka ve ıssız sokaklarında alkol sınırını aşmış dengesiz insanlar arasında veya tamamen şuurunu yitirmiş ve üç-beş kuruş için insan öldüren tinerci ocukların cirit attığı Sur Dibi’nden geçiyor olmanız gerekmez.  Geçtiğimiz yıl dekorasyonu için trilyonlarca lira harcanan dünyanın belki de en lüks meclisi konumundaki Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir muhalefet milletvekili olmanız yeterli, tüm bunların başınıza gelmesi için.


Türkiye, bir kaç gün önce böyle müessif bir hâdiseyi yaşadı TBMM’de.


TBMM’de çıkan arbedede DYP Urfa milletvekili Fevzi Şahanlıoğlu hayatını kaybetti.


Yangından mal kaçırırcasına iç tüzük  değişikliği maddelerini TBMM’den geçirmeğe çalışan hükümet, oturumu yöneten başkan vekilinin de çanak tutması ile kargaşaya davetiye çıkardı ve ceberrut uygulamalar ile kürsüdeki söz hakkını kısaltan iç tüzük maddesi değişikliği uygulamasına muhalefet eden milletvekillerinden Fevzi Şahanlıoğlu’nun ölümüne sebebiyet verdi.


Tansiyonun bu denli yükseldiği bir ortamda oturumu devam ettirmekte ısrarcı davranan ve işin daha da acı tarafı, bu ısrarını Millî Eğitim Bakanı  Metin Bostancıoğlu’nun aracılığı ile Ecevit’in talimatıyla sürdürdüğü  iddiaları ve bu talimata yönelik ellerde dolaşan ‘devam et Ali, oku oylat’ el yazılı Bakan notu.


TBMM işgal altında. Bu işgalin ve merhum Şahanlıoğlu’nun ölümünün müsebbibi, muhalefeti susturmak adına gözü dönen Ecevit-Bahçeli-Yılmaz triosudur.


Bu arada son seçimlerle TBMM’ye doluşan bir güruhtan da bahsetmek istiyorum. Kendilerini hâlâ üniversite yıllarındaki fakülte veya yurt kantinlerinde veya bir kısmının özel hayatlarında itibar ettikleri eğlence yerlerinde zanneden, ‘kodum mu oturturum’ türü ikinci sınıf ‘taşralı kabadayılıklarını TBMM’ye taşıyan, Adana adliyesini sık sık basan ve aynı zamanda liderlerinin hemşehrisi Cono’lar gibi TBMM koridorlarında yerlere tükürüp ona buna saldıran mezra sâkinleri henüz başkentteki ve TBMM’deki yerlerini yadırgıyorlar. Seçimler öncesi aldıkları beyaz çorap giymemek, burnunu karıştırmamak, tespih sallamamak gibi ‘terbiye’ seansları netice vermemiş. Bir de bunların yanında, çalışma arkadaşlarına ‘saldırılmaması gerektiği’  egitimi almaları gerekiyormuş demek ki! 


Yazık...


Merhum Fevzi Şahanlıoğlu’na  Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı ve sabırlar diliyorum



Yorumlar

Güvenlik Kodu

vahiy  insan  şehir  revelation  ahlâk  etik  ethica  nüzhet yalan estetik  metafizik  ebrah doğu  batı  fıtrat  creation  yaratılış  iyilik  kötülük  dürüstlük  eşref-i mahlûkat  kişilik  asâlet  cesâret  vefâ  sadâkat  ihânet  yalan  immoralist  mitoloji  belh’um adâl  aere perennius  antere  genetik  şuur  terbiye  muâşeret  muâşaka  muvâsalat  firâk  zarâfet  letâfet  ferâset  panteon   rolyef  fresk  heykel  portre  gravür   ideal  ülkü  ülkücü   kerbelâ  aşk keşke  cennet  cehennem  araf  âdem  havva  hâbil  kâbil  elma  haz  hayâ  hicap  gurur  hürriyet  adâlet  musâvat  agnostic  akıl  dacret  locig  analytical  antiq  aristokrasi  kûrûn-i vustâ  giyotin  hakikat  hikmet  paradox  dialectic  tenkit  stoa  akademia  logos  logos spermaticos  felâsife  gelenek  hermeneutic  semantic  hint  upanişad  mutezile  ihvân-ı safa  ilk neden   iskenderiye okulu  medinetü’l fâzıla   hürriyet  kölelik  rönesans  ütopya  rethoric allah’ın kulu abdullah muhammed  kur’ân  endülüs ibn-i rüşd  aristotales  şeyh gâlip  farâbi  platon  sokrat   marcus aurelius  galile  mimar sinan  kirkedard  farabi  ibn-i sina   ibn-i hâldun  kafka  taşköprülüzâde  gazâli  musa cârullah  şemseddin sâmi frasheri  bergson  enver paşa  muhammed ikbal  hayyam  mehmet âkif  yâkup cemil  şems  ibn-i haldun  mevlâna  ali şeriâti  fuzulî  ebu’l âlâ el maarrî  ahmet mithat efendi  cemil meriç  nâmık kemal  ahmed hamdi tanpınar  kemal tahir  yahya kemal  cahid zarifoğlu  dostoyevski  tolstoy  knut hamsun  nietzsche  oğuz atay gogol  albert camus  descartes  herman hesse  puşkin  halil cibran  kaşgarlı mahmut  tevfik fikret  cenap şehabettin  neyzen tevfik  motzart  bach  mahler  tarkovski  suç ve  cezâ   anna karenina  madonna  prag  istanbul  çocuk kalbi  sn. petersburg  soljenitsin  marks  kant  heraklit  hegel  el-hamra  endülüs  kâmus u türkî  redhouse  wagner  kâmus u okyanus  lugat-i fransevî  iliria shqip  meydan larusse  şakâyık-ı nûmâniye  mevzuâtü’l ulûm  abdülkadir merâgi  ıtrî  muhammed esed  michelangelo van gogh  cezanne  rembrand  monet  hoca ali rıza  ulysess gaze  eleni karaindrou  sezen aksu  golha  farid farjad  osman hamdi

Tasarım : ATS