Telvin Hüsn-ü Hat Sahaf Şiir
Anasayfa > Gelecek Yazıları > Güçlülerin çizmesini yalayanlar...

Güçlülerin çizmesini yalayanlar...


Cemil Meriç’te okumuştum; ‘Kanun, büyük sineklerin yırtıp geçtiği, küçüklerin takılıp kaldığı bir örümcek ağı’ demiş bir Yunan filozofu, hangisi olduğunu unutmuşum. Merhum Cemil Meriç Yunanlının bu sözünün  Avrupa için bir şiar olduğunu yazar. Sonra bir bir anlatır Batılı aydınları ‘Bu Ülke’ isimli o şâhâserinde; bugün bile hakettiği âlâkayı görmeyen tüm tragedyalarımızın anlatıldığı o muhteşem kitabında. Machiavelli, insanları ikiye ayırır; tarihi yapanlar ve tarihin malzemeleri. Çoban ile sürü. Katili göklere çıkarır, sade ayak takımının peşin hükümlerinden sıyrılmış bir gerçekçi olarak alkışlar. Devlet gözünü kırpmadan cana kıyanları alkışlar. Yine Machiavelli’ye göre ‘mecbur kalınca kuvvet haktır’.



Rousseau, çağdaşlarının yüzüne tükürür gibi sorar, içinizde Mandaren’i öldürmeyecek kaç kişi var? Kimdi bu Mandaren? Çin Maçin’de yaşayan bir meçhul insan. Tanımadığımız tanıyamayacağımız biri. Yani bir mücerret.



Batı medeniyetinin kendisinin menfaatlerinin haricinde kanun tanımadığının ve tanımayacağının ispatları hükmünde nice hadiseler olmuştur; hesabını tutmak kolay değil. Bu hesabı tutmayan yalnızca bizim aydınlarımız; Batılı aydınlarımız. Onlar eğitimli kedilerin fareleri gördüklerinde verdikleri tepkileri veriyorlar 11 Eylül’deki terör eyleminden bu yana. Amerikan kuvvetinin ve zenginliğinin bütün dünyanın gözüne sokarcasına yükselen ikiz kulelerine yapılan eylemden sonra basınımızda yapılan tartışmalar turnusol vazifesi görüyor yine.



Amerika kendisine yapılan bu eylemi sanki tüm dünyaya yapılmış gibi yaymak suretiyle, başka ülkelerdeki taraftarlarını da harekete geçirmiş oldu adeta. Henüz failleri hukuken ortaya çıkmamış bir eylem neticesinde neredeyse tüm İslâm coğrafyasına savaş açan Amerika, Türk basınında kendi tahminlerinin de ötesinde taraftar buldu. Bunların arasında bazıları var ki, demokrat kimlikleri ile temâyüz etmiş ve bu kimlikleriyle şöhret bulmuş iki yazarımız. Birisi Mehmet Barlas, diğeri de Cengiz Çandar... Şaşırtıcı bir dozda Amerikancı yazı ve beyanlarıyla dikkat çekiyorlar son zamanlarda. O kadar ki, ABD’nin saldırıları esnasında sivilllerin ölebileceğine ihtimal bile vermiyor Cengiz Çandar. Bunu kendisine hatırlatan Mustafa Çalık’a soruyor; ‘Nereden biliyorsun sivillerin öldüğünü, onu El-Cezire tv söylüyor...’. Sanki El-Cezire Afganistan’dan değil, Patagonya’dan yayın yapıyor. Ekranlara yansıyan yaraılı ve ölü çocuk görüntüleri sanki bir tren kazasından. Fakat bunlar bile etkilemiyor olmalı Cengiz Çandar’ı ki, varsa yoksa Amerika diyor, başka bir şey demiyor.



Başka bir ana haber bülteninde yine Mehmet Barlas ve karşısında  Mustafa Çalık konuk. Mustafa Çalık, Türk insanının vicdanının sesine kulak veriyor; kendi sesiyle aynı sesi veriyor Türk insanı... Mehmet Barlas, ‘Amerika ile birlikte savaşa girmeliyiz’ diyor ısrarla. ‘Niçin’ diye soran Çalık’a, ‘Çünkü biz Batılıyız’ diyor.  Bu arada ekrandan vatandaş röportajları geçiyor, kendisine soru sorulan vatandaşların tamamı ‘ABD’nin yanında savaşa girmememiz gerekir’ diyor. Mustafa Çalık soruyor Barlas’a, ‘Bu tablonun neresi Batılı?’. Cevap sanki otomatiğe bağlanmış; ‘ABD ile beraber olmalıyız’.   



Üzerine binlerce bomba yağdırılan kardeş topraklarla ilgili hiçbir hassasiyetin konuşulmadığı Türkiye,   


bürokrasisi ile, aydınları ile, basını ile savaş paranoyasına girmiş durumda. Hükümet ise her zamanki edilgenliğini koruyor. Apo’yu idam edilmemek şartı ile Türkiye’ye teslim eden Amerika, tüm dünyaya ölüm saçıyor. Basın güçlülerin çizmesi yalamakla meşgul. Bütün bunlar olurken ülkede muhalefet yok. Potansiyel muhalefetin sesi-soluğu çıksa da kamuoyunca duyulmuyor, duyulmasına müsâade edilmiyor. Tüm dünyada savaş karşıtı gösteriler yapılırken, Türkiye’de bu iş TİP ve ÖDP’nin inhisârında. ABD’de Washington’un göbeğinde, İngiltere’de Saray’ın kapısının dibinde savaş karşıtı gösteriler yapılabilirken, Türkiye’de savaş karşıtı gösteriler polis coplarının altında yapılıyor. Afganistan’ın Ruslar tarafından işgal edildiği yıllarda sayısız Babrak Karmal kuklası yakanların bir çoğu şimdi Mecliste milletvekili. Ama onlardan da ses sâdâ yok; meclis dışındakilerden de... Topyekûn bir sessilik bu, mânidâr bir sessizlik... Ölü toprağının altında 80.000 fersah hikayesi yazılıyor... Olmuyor...           




Yorumlar

Güvenlik Kodu

vahiy  insan  şehir  revelation  ahlâk  etik  ethica  nüzhet yalan estetik  metafizik  ebrah doğu  batı  fıtrat  creation  yaratılış  iyilik  kötülük  dürüstlük  eşref-i mahlûkat  kişilik  asâlet  cesâret  vefâ  sadâkat  ihânet  yalan  immoralist  mitoloji  belh’um adâl  aere perennius  antere  genetik  şuur  terbiye  muâşeret  muâşaka  muvâsalat  firâk  zarâfet  letâfet  ferâset  panteon   rolyef  fresk  heykel  portre  gravür   ideal  ülkü  ülkücü   kerbelâ  aşk keşke  cennet  cehennem  araf  âdem  havva  hâbil  kâbil  elma  haz  hayâ  hicap  gurur  hürriyet  adâlet  musâvat  agnostic  akıl  dacret  locig  analytical  antiq  aristokrasi  kûrûn-i vustâ  giyotin  hakikat  hikmet  paradox  dialectic  tenkit  stoa  akademia  logos  logos spermaticos  felâsife  gelenek  hermeneutic  semantic  hint  upanişad  mutezile  ihvân-ı safa  ilk neden   iskenderiye okulu  medinetü’l fâzıla   hürriyet  kölelik  rönesans  ütopya  rethoric allah’ın kulu abdullah muhammed  kur’ân  endülüs ibn-i rüşd  aristotales  şeyh gâlip  farâbi  platon  sokrat   marcus aurelius  galile  mimar sinan  kirkedard  farabi  ibn-i sina   ibn-i hâldun  kafka  taşköprülüzâde  gazâli  musa cârullah  şemseddin sâmi frasheri  bergson  enver paşa  muhammed ikbal  hayyam  mehmet âkif  yâkup cemil  şems  ibn-i haldun  mevlâna  ali şeriâti  fuzulî  ebu’l âlâ el maarrî  ahmet mithat efendi  cemil meriç  nâmık kemal  ahmed hamdi tanpınar  kemal tahir  yahya kemal  cahid zarifoğlu  dostoyevski  tolstoy  knut hamsun  nietzsche  oğuz atay gogol  albert camus  descartes  herman hesse  puşkin  halil cibran  kaşgarlı mahmut  tevfik fikret  cenap şehabettin  neyzen tevfik  motzart  bach  mahler  tarkovski  suç ve  cezâ   anna karenina  madonna  prag  istanbul  çocuk kalbi  sn. petersburg  soljenitsin  marks  kant  heraklit  hegel  el-hamra  endülüs  kâmus u türkî  redhouse  wagner  kâmus u okyanus  lugat-i fransevî  iliria shqip  meydan larusse  şakâyık-ı nûmâniye  mevzuâtü’l ulûm  abdülkadir merâgi  ıtrî  muhammed esed  michelangelo van gogh  cezanne  rembrand  monet  hoca ali rıza  ulysess gaze  eleni karaindrou  sezen aksu  golha  farid farjad  osman hamdi

Tasarım : ATS