Telvin Hüsn-ü Hat Sahaf Şiir sine40
Anasayfa > Suat Başaran > ‘Kürtler’le Birlikte Yaşamak…

 ‘Kürtler’le Birlikte Yaşamak…


Sözün başında, tırnak içinde kullandığım Kürt kelimesi ile ülkemizde yaşayan Kurmanç ver Zaza’ların tamamını kastetmediğimin bilinmesini isterim.


Bizim, ülkemizde yaşayan, Kurmanç ve Zazaları veya Abhaz, Adige, Boşnak, Arnavut ve Lazları, ayrı bir millet saymadığımız açıktır.


Oğuzları, Kıpçakları, Özbekleri, Kazak, Karaçay ve Uygurları saymadığımız gibi.


Kastettiğim, belirli diller üzerinden ‘Kürt’ diye bir millet oluşturmaya çalışanlardır.


*****


Bugün ‘Kürt realitesi’ni tanımak isteyenlerin büyük bir çoğunluğunun bununla ülke içinde ne tür dinamiklerin devreye gireceğini fark ettiklerini sanmıyorum.


Fark etselerdi, bunun nelere mâl olabileceğini de hesap eder en azından kendileri ve aileleri açısından endişe duyarlardı.


Duyarlardı çünkü, “Kürt Realitesi” bir milletleşme ve bunun doğal sonucu olarak devletleşme projesidir.


Ve dünyanın hiçbir yerinde böylesi projeler “al gülüm-ver gülüm” şeklinde yürümez ve sonuçlanmaz.


*****


Bu görüşümüze itiraz edip, bunu yeni dünyanın takıntısı olan “çok kültürlülük” olarak sunmaya çalışanların, bu sunumlarını diğer ‘etnik’ soslarla çeşitlemeleri gerekmekteydi.


“Kürt Realitesini” de en azından ikiye ayırıp Zaza, Kurmanç ve şeklinde servis etmeliydiler.


O zaman bunları anlayabilir ve birlikte yaşamanın kurallarını yeniden tanzim edebilirdik.


*****


Bütün bunları görmezden gelip bir de bunun üzerine birlikte yaşamayı PKK ve uzantıları aracılığıyla şekillendirmeye çalışmak endişelerimize haklılık kazandırmaktadır.


O örgüt kendi varlık ve millet aidiyetini Türk karşıtlığı zemininde yükseltirken hangi değerler birlikte yaşamanın motor gücü olacak?


Çocuklarımızın katillerini kahramanları olarak görenlerle hangi müşterekte birleşeceğiz?


*****


PKK ve ona paralel gelişen Kürt hareketi, Kürtçe’nin lehçeleri olarak tanımladıkları dilleri konuşan insanlardan bir millet ‘yaratmanın’ gayreti içindedir.


Bunu yaparken de öteki olarak belirlenen Türk’tür.


Kendi varlıklarını ve meşruiyetlerini Türk askerini, Türk öğretmeni, Türk polisini öldürerek; Türk okul ve karakollarını yakarak gösteren bu insanlar, varlıklarını karşıtlığına indirgedikleri bir milletle nasıl birlikte yaşayabilecekler?


*****


Kimse kendini kandırmasın.


Gelişmeler ve bölgedeki gerçekler, bizden kopmak isteyen milyonların varlığını ortaya koymaktadır.


Şimdilik yüksek sesle dillendirmemelerinin sebebi sadece zamanla alâkalıdır ve zamanın da lehlerinde işlediği gün gibi aşikârdır.


*****


Onun için, Türk Milliyetçileri olarak kendimizi lüzumsuz tartışmalardan kurtarıp, gereğini yerine getirmek zorundayız.


Dün olduğu gibi, Kurmanç ve Zaza’lara -diğer bütün halklara yaptığımız gibi- kardeşlik ve dostluk elini uzatırken; “Kürt Milleti” adıyla birlikte yaşamak istediğini söyleyenlere dürüstçe bunun mümkün olamayacağını, çok net ifadelerle söylemek borcundayız.


Bir devletin tek milleti olur.


Ve tarih bu topraklardaki milletin adını bütün dünyaya ilân etmiştir.


Birlikte yaşamanın temel şartı, bu hakikati kabullenmektir.

Yorumlar

Güvenlik Kodu

vahiy  insan  şehir  revelation  ahlâk  etik  ethica  nüzhet yalan estetik  metafizik  ebrah doğu  batı  fıtrat  creation  yaratılış  iyilik  kötülük  dürüstlük  eşref-i mahlûkat  kişilik  asâlet  cesâret  vefâ  sadâkat  ihânet  yalan  immoralist  mitoloji  belh’um adâl  aere perennius  antere  genetik  şuur  terbiye  muâşeret  muâşaka  muvâsalat  firâk  zarâfet  letâfet  ferâset  panteon   rolyef  fresk  heykel  portre  gravür   ideal  ülkü  ülkücü   kerbelâ  aşk keşke  cennet  cehennem  araf  âdem  havva  hâbil  kâbil  elma  haz  hayâ  hicap  gurur  hürriyet  adâlet  musâvat  agnostic  akıl  dacret  locig  analytical  antiq  aristokrasi  kûrûn-i vustâ  giyotin  hakikat  hikmet  paradox  dialectic  tenkit  stoa  akademia  logos  logos spermaticos  felâsife  gelenek  hermeneutic  semantic  hint  upanişad  mutezile  ihvân-ı safa  ilk neden   iskenderiye okulu  medinetü’l fâzıla   hürriyet  kölelik  rönesans  ütopya  rethoric allah’ın kulu abdullah muhammed  kur’ân  endülüs ibn-i rüşd  aristotales  şeyh gâlip  farâbi  platon  sokrat   marcus aurelius  galile  mimar sinan  kirkedard  farabi  ibn-i sina   ibn-i hâldun  kafka  taşköprülüzâde  gazâli  musa cârullah  şemseddin sâmi frasheri  bergson  enver paşa  muhammed ikbal  hayyam  mehmet âkif  yâkup cemil  şems  ibn-i haldun  mevlâna  ali şeriâti  fuzulî  ebu’l âlâ el maarrî  ahmet mithat efendi  cemil meriç  nâmık kemal  ahmed hamdi tanpınar  kemal tahir  yahya kemal  cahid zarifoğlu  dostoyevski  tolstoy  knut hamsun  nietzsche  oğuz atay gogol  albert camus  descartes  herman hesse  puşkin  halil cibran  kaşgarlı mahmut  tevfik fikret  cenap şehabettin  neyzen tevfik  motzart  bach  mahler  tarkovski  suç ve  cezâ   anna karenina  madonna  prag  istanbul  çocuk kalbi  sn. petersburg  soljenitsin  marks  kant  heraklit  hegel  el-hamra  endülüs  kâmus u türkî  redhouse  wagner  kâmus u okyanus  lugat-i fransevî  iliria shqip  meydan larusse  şakâyık-ı nûmâniye  mevzuâtü’l ulûm  abdülkadir merâgi  ıtrî  muhammed esed  michelangelo van gogh  cezanne  rembrand  monet  hoca ali rıza  ulysess gaze  eleni karaindrou  sezen aksu  golha  farid farjad  osman hamdi

Tasarım : ATS