Telvin Hüsn-ü Hat Sahaf Şiir sine40
Anasayfa > Suat Başaran > “Kürt" sorunu vardır...

“Kürt" sorunu vardır...


Önce şuna karar vermemiz gerekiyor; önümüze konulmuş kavramlarla mı soruna çözüm arayacağız? Yoksa o kavramların bizzat sorunun parçası hâline geldiğini, gerçeği örttüğünü görerek mi?


‘Terör sorunu’ mu? ‘Kürt sorunu’ mu?


Ülkücülüğün test sorusu olmuş…


‘Terör sorunu’ diyenler ülkücü, ‘Kürt sorunu’ diyenler eklemlenmiş olanlar!..


İçimize sızmış ajanlar!..


Peki gerçekten öyle mi?


*****


Sıkıntı ‘Kürt sorunu’ kavramıyla, ‘Kürt’ sorununun karıştırılmasından kaynaklanıyor…


Birincisi başkaları tarafından tanımlanan ve içi yine onlar tarafından doldurulan siyasi bir projedir…


İkincisi ise, millî birliğimiz ve vatan bütünlüğümüz noktasında büyük bir tehlike arz eden ‘Kürt milleti inşası’ sürecine dikkat çekme amaçlıdır...


Kimi arkadaşlar aşırı kamuoyu baskısıyla kavramları karıştırmış olabilir…


Hemen bir art niyet aramanın anlamı yok bu sebepten…


Bence, başkalarının içini doldurduğu kavramları kullanarak, muhataplara kendi tezini anlatmanın imkânsızlığının farkına varamamaktan kaynaklanıyor söz konusu durum...


Halbuki onların kavramlarıyla konuyu tartışıp çözüm arayışına çıktığınızda aslında kuralları onların koyduğu bir oyunu oynuyorsunuz demektir…


Söz konusu arkadaşlar ortada bir sorun olduğunu görüyorlar fakat bunu ifade etmek için de ortalıkta dolaşan revaçta argümanlara atıfta bulunarak ilk düğmeyi istem dışı da olsa yanlış ilikliyorlar...


Bu noktada bu söylemin netameli bir söylem olduğunu kabul ediyorum…


Ancak bunun karşılığının meseleyi ‘Terör sorunu’ şeklinde adlandırmak olamayacağının da kabullenilmesi gerekiyor... Zira ‘ulus inşa süreci’nin sonuçları terörden çok daha tahrip edicidir, kalıcıdır…


 


*****


Şu an çok ciddi bir ‘Kürt’ sorunuyla karşı karşıyayız…


Eğer bunu görmezden gelip, olup biteni teröre indirgersek, terörü bitirmek için yapılan bütün çalışmaları onaylamamız gerekiyor…


Öyle ya madem sorun terör, işte terörü bitiriyorlar!..


"Fakat, ne pahasına" diyorsak demek ki terörün arkasında başka bir sorun olduğunu dolaylı olarak kabul ediyoruz demektir…


*****


Evet Türkiye'de bir ‘Kürt’ sorunu vardır… Terörü ‘araç’ olarak kullanan bir ‘Kürt’ sorunu…


Yoksa karşımızda sırf karışıklık çıksın diye, terör yapan, insanları öldüren manyaklar yok...


Ciddi bir halk desteğini arkasına almış, kendilerince entelektüel birikimleri olan bir toplumsal hareket var karşımızda…


Belli bir coğrafyayı vatanları olarak görüp bizleri işgalciler olarak tanımlayan bir toplumsal hareket…


Ve ne yazık ki bizim tarafta zannettiğimizden çok daha fazla insan onların ortaya attığı saçma sapan "Bu topraklar bizimdir" tezini gerçek sanıyor...


Biz gelmeden bu topraklarda tek dikili taşı olmayanları Anadolu'nun uygarlık kuran kavimlerinden biri zanneden milyonlar var ülkemizde...


*****


Geri kalanın kafası bu kadar karışıkken, ne yaptığını bilen ve etkili bir dış desteğe sahip bu insanlarla önünde sonunda milli mücadele noktasında karşı karşıya geleceğimiz açıktır…


Onun için MHP'nin sorunu doğru tanımlayıp, bir an evvel ‘Terör sorunu’ kavramını revize etmesi elzemdir…


Eğer ‘Kürt sorunu’ ile ‘Kürt’ sorununun sözlü ifadede karıştırılmasından endişe ediliyorsa, o zaman ‘Kürtçülük sorunu’ diyelim…


Yok, halen meseleye ‘Terör sorunu’ deyip duracaksak, “Neden bu millet bize Özel Güvenlik Şirketi muamelesi yapıyor?" diye dertlenip durmayalım…

Yorumlar

Güvenlik Kodu

vahiy  insan  şehir  revelation  ahlâk  etik  ethica  nüzhet yalan estetik  metafizik  ebrah doğu  batı  fıtrat  creation  yaratılış  iyilik  kötülük  dürüstlük  eşref-i mahlûkat  kişilik  asâlet  cesâret  vefâ  sadâkat  ihânet  yalan  immoralist  mitoloji  belh’um adâl  aere perennius  antere  genetik  şuur  terbiye  muâşeret  muâşaka  muvâsalat  firâk  zarâfet  letâfet  ferâset  panteon   rolyef  fresk  heykel  portre  gravür   ideal  ülkü  ülkücü   kerbelâ  aşk keşke  cennet  cehennem  araf  âdem  havva  hâbil  kâbil  elma  haz  hayâ  hicap  gurur  hürriyet  adâlet  musâvat  agnostic  akıl  dacret  locig  analytical  antiq  aristokrasi  kûrûn-i vustâ  giyotin  hakikat  hikmet  paradox  dialectic  tenkit  stoa  akademia  logos  logos spermaticos  felâsife  gelenek  hermeneutic  semantic  hint  upanişad  mutezile  ihvân-ı safa  ilk neden   iskenderiye okulu  medinetü’l fâzıla   hürriyet  kölelik  rönesans  ütopya  rethoric allah’ın kulu abdullah muhammed  kur’ân  endülüs ibn-i rüşd  aristotales  şeyh gâlip  farâbi  platon  sokrat   marcus aurelius  galile  mimar sinan  kirkedard  farabi  ibn-i sina   ibn-i hâldun  kafka  taşköprülüzâde  gazâli  musa cârullah  şemseddin sâmi frasheri  bergson  enver paşa  muhammed ikbal  hayyam  mehmet âkif  yâkup cemil  şems  ibn-i haldun  mevlâna  ali şeriâti  fuzulî  ebu’l âlâ el maarrî  ahmet mithat efendi  cemil meriç  nâmık kemal  ahmed hamdi tanpınar  kemal tahir  yahya kemal  cahid zarifoğlu  dostoyevski  tolstoy  knut hamsun  nietzsche  oğuz atay gogol  albert camus  descartes  herman hesse  puşkin  halil cibran  kaşgarlı mahmut  tevfik fikret  cenap şehabettin  neyzen tevfik  motzart  bach  mahler  tarkovski  suç ve  cezâ   anna karenina  madonna  prag  istanbul  çocuk kalbi  sn. petersburg  soljenitsin  marks  kant  heraklit  hegel  el-hamra  endülüs  kâmus u türkî  redhouse  wagner  kâmus u okyanus  lugat-i fransevî  iliria shqip  meydan larusse  şakâyık-ı nûmâniye  mevzuâtü’l ulûm  abdülkadir merâgi  ıtrî  muhammed esed  michelangelo van gogh  cezanne  rembrand  monet  hoca ali rıza  ulysess gaze  eleni karaindrou  sezen aksu  golha  farid farjad  osman hamdi

Tasarım : ATS