Telvin Hüsn-ü Hat Sahaf Şiir sine40
Anasayfa > Suat Başaran > Nimete, Külfet Muamelesi…

Nimete, Külfet Muamelesi…


Aziz Yıldırım’a muhalif olan bir FB’liye, “Aziz Yıldırım’ın gitmesi için FB’nin küme düşmesini sağlamamız lâzım” tarzında bir teklifte bulunan en iyi ihtimalle geri zekâlı muamelesi görür.


Bu duruma râzı olacak taraftar var mıdır; varsa ne derece ciddiye alınır bilmiyorum.


Ancak, “Genel Başkan’ın gitmesi için partiyi baraj altında bırakmak” fikrini ciddi ciddi tartışan epeyce MHP’linin (!) olduğu kesin.


*****


“Bunlar bir yerlerden para aldıkları için ya da şahsi kinleri sebebiyle böyle bir söylem tutturuyorlar” demek işin kolayı.


Yüzde yüz gerçek ve delillerle desteklense bile böyle bir yaklaşımı bir genelleme içerisine hapsetmek doğru değil.


Doğru değil, çünkü bunları söyleyenler arasında samimiyetinden şüphe edilemeyecek insanlar da var ne yazık ki!


Gördüğüm kadarıyla zekâlarıyla da bir sorunları yok.


Öyleyse neden?


*****


Sebeplerden en önemlisi; kendilerini aşırı önemseyip kitle davranışlarını ve hayatın gerçeklerini yeterince analiz etmemeleri.


Oysa sadece 80’li yılları analiz edebilseler, baraj altının ne büyük belâ olduğunu görürlerdi.


Biz bu belâdan Başbuğ başımızdayken bile kurtulamadık.


Bir kere Meclis’e girebildik o da ittifak sayesinde.


*****


Bugün ülkenin oy açısından üçüncü partisiyiz.


Bu yeterli değil elbette.


Ancak kimsenin bize “oyum boşa gitmesin” diye kapısını kapamadığı da bir gerçek.


Bunun ne kadar büyük bir nimet olduğunu çeken bilir.


*****


Evet! MHP’nin oy oranı ve sahip olduğu imkânlar bizler için bir nimettir.


Bazılarımızın bu imkânları kullanamıyor olması söz konusu gerçeği değiştirmez.


Bu nimete külfet muamelesi çekmek, bir aymazlık sonucu değilse “Ben neden o koltuklarda oturamıyorum?” kıskançlığıyla izah edilebilinir ancak.


Hasis, kendinin sahip olmadığı nimetlerden başkası da faydalanmasın ister.


*****


Bu sebeple, samimi olanların söz konusu yaklaşımlarını tekrar gözden geçirmeleri şarttır.


Çünkü bu yaklaşımları müzmin muhaliflere ve bozgunculara geniş bir hareket alanı sağlaması bir yana, kendilerini de onlarla aynı konuma sokuyor.


Bu durum onların hak ettikleri bir konum olmasa da, sözü edilen algının oluşmasında kendilerinin katkısı inkâr edilemez.


İmajlarımızın büyük ölçüde sorumlusu bizleriz ne de olsa.


Ayrıca, sadece yeteneksizler ve mücadele ruhunu kaybedenler, tırmanıp rakibine yetişmek yerine, rakibinin yere düşmesini yeğler.


Böylesi bir miskinliği ülkücülüklerine yakıştırabiliyorlarsa, söyleyecek bir şey yok.


Yorumlar

Güvenlik Kodu

vahiy  insan  şehir  revelation  ahlâk  etik  ethica  nüzhet yalan estetik  metafizik  ebrah doğu  batı  fıtrat  creation  yaratılış  iyilik  kötülük  dürüstlük  eşref-i mahlûkat  kişilik  asâlet  cesâret  vefâ  sadâkat  ihânet  yalan  immoralist  mitoloji  belh’um adâl  aere perennius  antere  genetik  şuur  terbiye  muâşeret  muâşaka  muvâsalat  firâk  zarâfet  letâfet  ferâset  panteon   rolyef  fresk  heykel  portre  gravür   ideal  ülkü  ülkücü   kerbelâ  aşk keşke  cennet  cehennem  araf  âdem  havva  hâbil  kâbil  elma  haz  hayâ  hicap  gurur  hürriyet  adâlet  musâvat  agnostic  akıl  dacret  locig  analytical  antiq  aristokrasi  kûrûn-i vustâ  giyotin  hakikat  hikmet  paradox  dialectic  tenkit  stoa  akademia  logos  logos spermaticos  felâsife  gelenek  hermeneutic  semantic  hint  upanişad  mutezile  ihvân-ı safa  ilk neden   iskenderiye okulu  medinetü’l fâzıla   hürriyet  kölelik  rönesans  ütopya  rethoric allah’ın kulu abdullah muhammed  kur’ân  endülüs ibn-i rüşd  aristotales  şeyh gâlip  farâbi  platon  sokrat   marcus aurelius  galile  mimar sinan  kirkedard  farabi  ibn-i sina   ibn-i hâldun  kafka  taşköprülüzâde  gazâli  musa cârullah  şemseddin sâmi frasheri  bergson  enver paşa  muhammed ikbal  hayyam  mehmet âkif  yâkup cemil  şems  ibn-i haldun  mevlâna  ali şeriâti  fuzulî  ebu’l âlâ el maarrî  ahmet mithat efendi  cemil meriç  nâmık kemal  ahmed hamdi tanpınar  kemal tahir  yahya kemal  cahid zarifoğlu  dostoyevski  tolstoy  knut hamsun  nietzsche  oğuz atay gogol  albert camus  descartes  herman hesse  puşkin  halil cibran  kaşgarlı mahmut  tevfik fikret  cenap şehabettin  neyzen tevfik  motzart  bach  mahler  tarkovski  suç ve  cezâ   anna karenina  madonna  prag  istanbul  çocuk kalbi  sn. petersburg  soljenitsin  marks  kant  heraklit  hegel  el-hamra  endülüs  kâmus u türkî  redhouse  wagner  kâmus u okyanus  lugat-i fransevî  iliria shqip  meydan larusse  şakâyık-ı nûmâniye  mevzuâtü’l ulûm  abdülkadir merâgi  ıtrî  muhammed esed  michelangelo van gogh  cezanne  rembrand  monet  hoca ali rıza  ulysess gaze  eleni karaindrou  sezen aksu  golha  farid farjad  osman hamdi

Tasarım : ATS