Telvin Hüsn-ü Hat Sahaf Şiir sine40
Anasayfa > Servet Avcı > Şırnak Eş Valisi ve Kahramanmaraş

Şırnak Eş Valisi ve Kahramanmaraş


Sırnak Eş Valisi’nin ‘çözüm süreci’ne katkılarından dolayı Erdoğan ve Apo’ya aynı cümle içinde teşekkür sıraladığı saatlerde, ülkenin bir başka yerinde Kahramanmaraş’ta Muhsin Yazıcıoğlu için adalet arayanlara cop, biber gazı ve küfür sıralanıyordu...
Bunun rasyonel bir izahı olamaz; bir sistem sanki cinnet geçiriyor... Yol kesen teröriste ‘aracı’ gönderip ‘rica’ eden, kaçırılan çocuklar için adeta BDP’nin otoritesine sığınan ve böylelikle ‘en adi savaş suçları’ndan birisi karşısında bile acze düşüp gereğini yapamayan iktidar ve memurları, gücünü devletine sadık milletin öz evlatları karşısında acımasızca sınamaktan geri durmuyor... Sadece Kahramanmaraş’ta değil, nerede bir milliyetçi haykırış görse bütün gücüyle abanabildiği kadar abanıyor... 
Ermeni dostlarının hatırı için Bursa’daki millî maç öncesi Azerbaycan bayrağı avına çıkanlar, ülkenin Güneydoğusunu farklı renklere boyayan terörist bayrakları için neden aynı gayreti gösteremiyorlar? O Şırnak ki içinde en çok askeri, polisi, öğretmeni, korucuyu, kadını, bebeği şehit verdiğimiz iki ilden birisi... O Şırnak ki facebook’taki hesabında “Ben ölürsem ne olur biliyor musun? Herkes unutur, bir tek annem hatırlar!..” diye yazan Rizeli er Caner Kesimal ve yüzlerce kardeşinin şehit düştüğü vatan parçası...
Caner’i sadece annesi hatırlamıyor şüphesiz... Ama Eş Vali’nin hatırlamadığı, kanlarını döken örgütün elebaşısına ettiği teşekkürden belli... Kendi evlatlarının aziz hatıralarını umursamazken, Şırnak’taki havaalanına ‘Şırnak’ın evlâdı’ diye Cizre’de Barzanî’nin ve PKK’nın bayrakları eşliğinde gömülen Şerafettin Elçi’nin adını veren devlet... PKK’nın kamplarına günlük yemek taşıyan arabanın uçuruma yuvarlanmasıyla deşifre olan Şırnak’taki belediye-PKK ilişkisinin hesabını soramayan devlet... Şırnak’taki ‘asayiş timleri’ ve ‘yol kesmeler’le ilgili eli kolu bağlı devlet... Eh böylesine tuhaf bir tablonun ‘teşekkür’le taçlanması lâzımdı galiba!.. Eşvali de gerekeni yapmış oldu!..
PKK ve uzantılarına gösterilen hoşgörülü, iyi niyetli ve olgun tavır nedense ülkenin başka hiçbir muhalif unsuruna, üstelik demokratik tavır koyan unsurlarına gösterilmiyor... Bu korkunç çelişki, farklı kitlelerdeki öfkeyi haklı biçimde kabartıyor...
Kahramanmaraş’ta adliye binası önünde toplananlar bu kadar ölçüsüz şiddeti hak edecek ne yaptılar? Şehirleri mi yakıp yıktılar? Bebekleri mi öldürdüler? Devlete mi kastettiler? Ülke düşmanlarıyla işbirliği mi yaptılar? Sahi ne yaptılar?
Onlar bu toprakların ve bu değerlerin, sadece bedence değil, gönülce en ‘yerliler’iydi... İtilip kakıldıklarında, sürülüp zulmedildiklerinde, arkadaşlarını tespih tanesi gibi toprağa dizdiklerinde hiç isyan etmediler... En büyük dayanakları hep ‘tevekkül’ oldu... Kırıldılar, üzüldüler ama kopmadılar devletlerinden... 
Çok şey mi istiyorlardı? Arkadaşları, ağabeyleri, ülküdaşları, genel başkanları, liderleri olan Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümünün üzerindeki sır perdesinin aralanmasını ve hesabın hukuken sorulmasını istiyorlardı, o kadar... Bu bir ‘linç arayışı’ değil ki arama safhasından başlayarak beş yıldır süren savsaklamaların, kafa karıştıran açıklamaların, iktidar ve memurlarının laubali davranışlarının ve gevşekliklerinin yol açtığı basınçtı...
Diyelim ki, bütün olup biten kazaydı ve kurtarma çalışmalarındaki aksaklıklar tolere edilebilecek cinstendi... Peki bu konuda hassasiyet taşıyan ve şüphelenmekte haklı olan kitlelerin şüphelerini giderecek olan kimdi, adalet mekanizması değil mi? İşte tam da bu noktada beyinlere soru işaretleri doluşurken, mahkemenin verdiği ‘takipsizlik’ kararı elbette öfkeyle karşılanacaktı... Ezberdeki her şeyi unutalım, Kanlıçukur’da saatlerce yardım isteye isteye can veren gazeteci İsmail Güneş vak’ası bile bu dosyanın bu şekilde asla kapatılamayacağını vurgulamaya yetmiyor mu?
Onların adalet arayışına ‘gaddarlık’la karşılık verip, katillere teşekkür sıralayanların sistemi kendi ayağına sıkıyor... Ya farkında değiller veya  ‘suç ve suçluyu övme’nin suç olduğunu bilmelerine rağmen ‘görev’lerini yapıyorlar!..

Yorumlar

Güvenlik Kodu

vahiy  insan  şehir  revelation  ahlâk  etik  ethica  nüzhet yalan estetik  metafizik  ebrah doğu  batı  fıtrat  creation  yaratılış  iyilik  kötülük  dürüstlük  eşref-i mahlûkat  kişilik  asâlet  cesâret  vefâ  sadâkat  ihânet  yalan  immoralist  mitoloji  belh’um adâl  aere perennius  antere  genetik  şuur  terbiye  muâşeret  muâşaka  muvâsalat  firâk  zarâfet  letâfet  ferâset  panteon   rolyef  fresk  heykel  portre  gravür   ideal  ülkü  ülkücü   kerbelâ  aşk keşke  cennet  cehennem  araf  âdem  havva  hâbil  kâbil  elma  haz  hayâ  hicap  gurur  hürriyet  adâlet  musâvat  agnostic  akıl  dacret  locig  analytical  antiq  aristokrasi  kûrûn-i vustâ  giyotin  hakikat  hikmet  paradox  dialectic  tenkit  stoa  akademia  logos  logos spermaticos  felâsife  gelenek  hermeneutic  semantic  hint  upanişad  mutezile  ihvân-ı safa  ilk neden   iskenderiye okulu  medinetü’l fâzıla   hürriyet  kölelik  rönesans  ütopya  rethoric allah’ın kulu abdullah muhammed  kur’ân  endülüs ibn-i rüşd  aristotales  şeyh gâlip  farâbi  platon  sokrat   marcus aurelius  galile  mimar sinan  kirkedard  farabi  ibn-i sina   ibn-i hâldun  kafka  taşköprülüzâde  gazâli  musa cârullah  şemseddin sâmi frasheri  bergson  enver paşa  muhammed ikbal  hayyam  mehmet âkif  yâkup cemil  şems  ibn-i haldun  mevlâna  ali şeriâti  fuzulî  ebu’l âlâ el maarrî  ahmet mithat efendi  cemil meriç  nâmık kemal  ahmed hamdi tanpınar  kemal tahir  yahya kemal  cahid zarifoğlu  dostoyevski  tolstoy  knut hamsun  nietzsche  oğuz atay gogol  albert camus  descartes  herman hesse  puşkin  halil cibran  kaşgarlı mahmut  tevfik fikret  cenap şehabettin  neyzen tevfik  motzart  bach  mahler  tarkovski  suç ve  cezâ   anna karenina  madonna  prag  istanbul  çocuk kalbi  sn. petersburg  soljenitsin  marks  kant  heraklit  hegel  el-hamra  endülüs  kâmus u türkî  redhouse  wagner  kâmus u okyanus  lugat-i fransevî  iliria shqip  meydan larusse  şakâyık-ı nûmâniye  mevzuâtü’l ulûm  abdülkadir merâgi  ıtrî  muhammed esed  michelangelo van gogh  cezanne  rembrand  monet  hoca ali rıza  ulysess gaze  eleni karaindrou  sezen aksu  golha  farid farjad  osman hamdi

Tasarım : ATS