Telvin Hüsn-ü Hat Sahaf Şiir sine40
Anasayfa > Servet Avcı > Hepsi varken yüzde yirmi nedir ki?

Hepsi varken yüzde yirmi nedir ki?



Sarkozy’nin gözaltına alındığı saatlerde biz gözyaşları içinde aday ilân ediyorduk... Fransa eski cumhurbaşkanının ‘kadrolu ağlayıcısı’ var mı bilmiyoruz ama dünya liderleri yanlarında mutlaka ‘profesyonel ağlayıcı’ bulundurmak zorundalar... Meselâ bizim Arınç gibi... Japonlar o kadar uğraştılar, hâlâ robotunu yapamadılar...
Kuzey Kore’de bu iş toptan çözülmüş... Tek komutta hep birden ağlayabiliyorlar... Hatta ağlamak ne, resmen kendilerini parçalıyorlar... Önemli ilerlemeler kaydetsek de, henüz o seviyeyi yakalayabilmiş değiliz... Galiba öncelikle geleneksel ağlama sporunu tabana iyice yaymak ve tesis eksikliğini gidermek mecburiyetindeyiz...
Hedefi daha yüksek tutmak lâzım... Kim Yong Un geçtiğimiz günlerde Deniz Kuvvetleri’ndeki komutanları toplamış, performanslarını denetlemek için on kilometre yüzdürmüş... İleride Hava Kuvvetleri’ndeki komutanları toplayıp ‘Uçun bakalım’ talimatı vermeden bunu bizim yapmamız daha iyi olacaktır şüphesiz... Meselâ bizim Başbakan bu talimatı ‘akredite gazeteciler’le yaptığı bir toplantıda verse, ortalık tilki sızmış tavuk kümesine döner... Hatta içlerinden bazıları uçmayı bile başarabilir... 
Eğer biz gerçekten küresel güç olacaksak, mazlumlara sahip çıkarken ‘nüfuzunu kötüye kullanma ve ağır yolsuzluk’la suçlanan Sarkozy’yi unutmamalıyız... Şikâyetleri ne kadar da tanıdık:  “Yargı siyaseten araçsallaştırıldı... Konuşmalarım dinlendi ve gazeteler tarafından yayımlandı... Hakkımda gerçeğe aykırı imaj oluşturuldu...” 
Sarkozy’nin  “Kriptolu telefonlarımı bile dinlemişler, sandıkta görüşürüz”  türünden lâflar edip etmediğini, olayı Paris Saint Germain’in Avrupa’nın en büyük takımı olma yolundaki başarısını çekemeyen ‘Eintracht Frankfurt komplosu’ şeklinde yorumlayıp yorumlamadığını henüz bilmiyoruz... 
Bu işten sıyrılmanın birinci yolu ‘paralel paralel’ diyerek kafa bulandırıp ‘montaj’a sarılmak... Eğer Fransa’da bu işi çitileyecek FUBİTAK yoksa, bizim TÜBİTAK’ı devreye sokabiliriz Ramazan münasebetiyle, hayrına... Sonra ‘ver elini cadı avı’ diyeceğiz ama adamcağız artık iktidarda değil... 
Bizde Fransa’daki gibi nankörlük yok, başarının takdir edildiği bir ülkeyiz... İşte size tipik bir örnek: Prof. Dr. Ahmet Akgündüz... Hükûmet-cemaat gerilimi başladığı andan itibaren tavrını Hükûmet’ten yana koydu... Böylece o gün bugündür iktidar yanlısı televizyon ve gazetelerin gözdesi... Kimisi  “YÖK Başkanı olmak için bunları yapıyor” , kimisi kendisini derinliği olmayan ‘pop-tarihçi’likle suçluyor olsa da o bir rektör... Hem de İslâm Üniversitesi Rektörü...
Hesaptan kitaptan, helâlden haramdan iyi anlıyor!..  “Eski hükûmetler, milletin malının seksenini yiyorlar ve kalan yirmi ise yol parasına bile yetmiyordu. Tayyip Beyin hükümetleri ve bürokratları ise yirmisini yediler”  şeklinde ‘muhterem kardeşler’ine hitap ediyor... Örnekten de anlaşılacağı üzere iyilik yapıp denize atınca ‘balık’ bilmese de ‘alık’ mutlaka biliyor!..
Aynı satırlara  “Beyt’ülmal’a hıyanet etmeyen Tayyip Bey’i cumhurbaşkanı olarak görmek istiyoruz ve dua ediyoruz”  mesajını da sıkıştırma başarısını gösteren ‘iktidar profesörü’nü Hükûmet’in mahkemeye vermesine gerek yok... Topu topu yüzde yirmiden bahsediyor... Devede işkembe bile değil!.. Burada önemli olan, bir ilim adamının bunu tespit edip, ‘öncekilerle fark’ şeklinde ortaya koyabilmesi, takdir edebilmesi!..
Yüzde yirmi nedir ki? Gayri Safi Millî Hasıla’dan ve Türkiye İstatistik Kurumu’nun resmî verilerinden hesaplarsak yılda 40 milyar dolara denk geliyor... Tüm iktidar süresi hesaplanmak istenirse basit bir çarpma işlemi yapmak yetiyor... ‘Milletin malının ancak yüzde yirmisi’ derken, bunu GYMH üzerinden değil de, tüm taşınır ve taşınmazlardan, topraklardan, denizlerden, göllerden, barajlardan, ormanlardan, fabrikalardan, madenlerden, yollardan, köprülerden, ulaşım araçlarından, limanlardan, havaalanlarından ve diğerlerinden hesaplarsak ortaya çok daha değişik bir rakam çıkıyor...
Bir ilim adamının, üstelik bütün kariyerini iktidar yoluna feda etmiş bir ‘din adamı’nın bu denli açık yürekliliği insanı ziyadesiyle duygulandırıyor!.. Biz çok farklı bir ülke olduk, Fransa’dan da, Kuzey Kore’den de!.. 

Yorumlar

Güvenlik Kodu

vahiy  insan  şehir  revelation  ahlâk  etik  ethica  nüzhet yalan estetik  metafizik  ebrah doğu  batı  fıtrat  creation  yaratılış  iyilik  kötülük  dürüstlük  eşref-i mahlûkat  kişilik  asâlet  cesâret  vefâ  sadâkat  ihânet  yalan  immoralist  mitoloji  belh’um adâl  aere perennius  antere  genetik  şuur  terbiye  muâşeret  muâşaka  muvâsalat  firâk  zarâfet  letâfet  ferâset  panteon   rolyef  fresk  heykel  portre  gravür   ideal  ülkü  ülkücü   kerbelâ  aşk keşke  cennet  cehennem  araf  âdem  havva  hâbil  kâbil  elma  haz  hayâ  hicap  gurur  hürriyet  adâlet  musâvat  agnostic  akıl  dacret  locig  analytical  antiq  aristokrasi  kûrûn-i vustâ  giyotin  hakikat  hikmet  paradox  dialectic  tenkit  stoa  akademia  logos  logos spermaticos  felâsife  gelenek  hermeneutic  semantic  hint  upanişad  mutezile  ihvân-ı safa  ilk neden   iskenderiye okulu  medinetü’l fâzıla   hürriyet  kölelik  rönesans  ütopya  rethoric allah’ın kulu abdullah muhammed  kur’ân  endülüs ibn-i rüşd  aristotales  şeyh gâlip  farâbi  platon  sokrat   marcus aurelius  galile  mimar sinan  kirkedard  farabi  ibn-i sina   ibn-i hâldun  kafka  taşköprülüzâde  gazâli  musa cârullah  şemseddin sâmi frasheri  bergson  enver paşa  muhammed ikbal  hayyam  mehmet âkif  yâkup cemil  şems  ibn-i haldun  mevlâna  ali şeriâti  fuzulî  ebu’l âlâ el maarrî  ahmet mithat efendi  cemil meriç  nâmık kemal  ahmed hamdi tanpınar  kemal tahir  yahya kemal  cahid zarifoğlu  dostoyevski  tolstoy  knut hamsun  nietzsche  oğuz atay gogol  albert camus  descartes  herman hesse  puşkin  halil cibran  kaşgarlı mahmut  tevfik fikret  cenap şehabettin  neyzen tevfik  motzart  bach  mahler  tarkovski  suç ve  cezâ   anna karenina  madonna  prag  istanbul  çocuk kalbi  sn. petersburg  soljenitsin  marks  kant  heraklit  hegel  el-hamra  endülüs  kâmus u türkî  redhouse  wagner  kâmus u okyanus  lugat-i fransevî  iliria shqip  meydan larusse  şakâyık-ı nûmâniye  mevzuâtü’l ulûm  abdülkadir merâgi  ıtrî  muhammed esed  michelangelo van gogh  cezanne  rembrand  monet  hoca ali rıza  ulysess gaze  eleni karaindrou  sezen aksu  golha  farid farjad  osman hamdi

Tasarım : ATS