Telvin Hüsn-ü Hat Sahaf Şiir sine40
Anasayfa > Servet Avcı > Mal beyanında unutulan mallar

Mal beyanında unutulan mallar



1. Düşünme, akletme ve sorgulama melekelerini iptal etmiş, arpa küspe farketmez, ne bahşedilirse tüketmeye hazır ‘ben bilmem, merkez bilir’ cicanlı türleri...
2. Klavyenin başına geçince, “Bugün ne yapsam da yağcılıkta iki günüm bir olmasa” derdiyle kıvranan ve “Ben daha iyisini yapana kadar en iyisi bu” havasından geçilmeyen gazeteciler...
3. Yolların kesilmesinin yapılan duble yollardan daha önemli olduğunu görmek istemeyen, yolun, barajın, havaalanının, limanların ve diğerlerinin işgal güçleri tarafından bile yapılabileceğini ama egemenliğin bambaşka bir şey olduğunu fark edemeyecek kadar gözleri kararmış partizanlar...
4. Memlekette kamu malı üzerinde haramîler ‘resmi geçit’ yaparken, bir kısmı onaylarcasına sessiz kalan, ‘büyük alimler’in içinden bir kısmı ise ‘hak’ tayin eden, oran belirleyen, haramı ‘helâlleştiren’ sözde din adamları...
5. Terör örgütü komünler kurar, kendi hukukunu işletirken, sürekli adam kaçırır, itaat etmeyenleri katleder, tehditle haraca bağlar veya bölgeden ‘sürgün’ ederken ve buna karşılık devletin bölgedeki ‘güvenlik güçleri’ artık birer birer işlevsiz ‘bankamatik memuru’na dönüşürken ‘çözüm süreci’nin çok iyi gittiğine inananlar...
6. Kırmızı çizgiler buharlaşırken, sınırlarımızda ‘uydu devlet’ kurulacağı kuklalar tarafından bizzat ilan edilir, o devletin şimdilerde petrol akıttığımız İsrail tarafından destekleneceği açıklanırken, beyinlerindeki duyma merkeziyle karınlarındaki işkembeleri birbirine karıştığı için konuya ayıkamayanlar veya sağır taklidi yapanlar...
7. Cebinde ay sonunu getirecek parası yokken, ‘çalan ama iyi çalışan’ kardeşlerine dua eden, ‘güne iyi başladı’ diye borsa gongundan ‘iftar ezanı’ tadı alanlar... Bilmem hangi uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu notumuzu yükseltince gurur duyan, ama aynı kuruluş notumuzu ‘durağan’dan ‘negatif’e düşürünce  “Bunun Türkiye’nin büyümesini çekemeyen dış güçlerin komplosu” olduğu isyanına gırtlağını yırtarcasına eşlik eden mücahitler...
8. Ortadoğu’nun bilumum terör örgütlerinin arkasına teneke bağladığı ‘müsamere lideri’nin gerçekten ‘bölgenin dayısı’ olduğunu pazarlamakta ısrar eden, buna kendileri de inanmasalar da rollerini gerçekten iyi yapan profesyoneller...
9. Ahlakî bozulma zirve yapmış, dünün otoban kenarında polis tarafından kovalanan üç beş kişisiyken, bugün ise polis kovalayan, onbinlercesi bir araya gelip miting yapan bir sapkınlık gerçeği söz konusu... Muktedirlerin balkonlarından sarkan ‘günah işleme özgürlüğü’ ve Kur’an’ı aşağılama sahneleri gözlerine girerken, ‘dönemin bereketinden ve feyzi’nden dolayı takdir hisleri içinde ağzı açık kalanlar... 
10. Envayi tür milliyetçiliği, hatta kavmiyetçiliği içine sindirenlerin,‘Türk’ denince bunu ırkçılık veya ayrımcılıkla örtüştürüp mahkûm etmeye çalışanların değirmenine su taşıyanlar... Türk’e ‘etnik grup’ muamelesi lâyık görenlerin oy zamanları ‘bayraklı’ reklamlarına aldanıp, ‘bayraksız’ beyinlerini fark etmeyenler...
Evet bu ‘mallar’ mal beyanında unutulmuş... Oysa bunlar, ‘canın yongası’ mallar... İfade edilmemesi unutkanlıktan kaynaklanmamışsa eğer gerçekten nezaketsizlik olmuş... Kadirşinaslık, bunların da o envanterde bulunmalarını gerektirirdi... Ayrıca ‘eksik mal beyanı’nın doğuracağı hukukî sonuç da cabası...
Not: Burada ‘mal’kelimesi diğer anlamlarda değil, TDK’nın birinci tarifindeki “Bir kimsenin, bir tüzel kişinin mülkiyeti altında bulunan, taşınır veya taşınmaz varlıkların bütünü” anlamında kullanılmıştır!.. Yanlış anlaşılmasın!..

Yorumlar

Güvenlik Kodu

vahiy  insan  şehir  revelation  ahlâk  etik  ethica  nüzhet yalan estetik  metafizik  ebrah doğu  batı  fıtrat  creation  yaratılış  iyilik  kötülük  dürüstlük  eşref-i mahlûkat  kişilik  asâlet  cesâret  vefâ  sadâkat  ihânet  yalan  immoralist  mitoloji  belh’um adâl  aere perennius  antere  genetik  şuur  terbiye  muâşeret  muâşaka  muvâsalat  firâk  zarâfet  letâfet  ferâset  panteon   rolyef  fresk  heykel  portre  gravür   ideal  ülkü  ülkücü   kerbelâ  aşk keşke  cennet  cehennem  araf  âdem  havva  hâbil  kâbil  elma  haz  hayâ  hicap  gurur  hürriyet  adâlet  musâvat  agnostic  akıl  dacret  locig  analytical  antiq  aristokrasi  kûrûn-i vustâ  giyotin  hakikat  hikmet  paradox  dialectic  tenkit  stoa  akademia  logos  logos spermaticos  felâsife  gelenek  hermeneutic  semantic  hint  upanişad  mutezile  ihvân-ı safa  ilk neden   iskenderiye okulu  medinetü’l fâzıla   hürriyet  kölelik  rönesans  ütopya  rethoric allah’ın kulu abdullah muhammed  kur’ân  endülüs ibn-i rüşd  aristotales  şeyh gâlip  farâbi  platon  sokrat   marcus aurelius  galile  mimar sinan  kirkedard  farabi  ibn-i sina   ibn-i hâldun  kafka  taşköprülüzâde  gazâli  musa cârullah  şemseddin sâmi frasheri  bergson  enver paşa  muhammed ikbal  hayyam  mehmet âkif  yâkup cemil  şems  ibn-i haldun  mevlâna  ali şeriâti  fuzulî  ebu’l âlâ el maarrî  ahmet mithat efendi  cemil meriç  nâmık kemal  ahmed hamdi tanpınar  kemal tahir  yahya kemal  cahid zarifoğlu  dostoyevski  tolstoy  knut hamsun  nietzsche  oğuz atay gogol  albert camus  descartes  herman hesse  puşkin  halil cibran  kaşgarlı mahmut  tevfik fikret  cenap şehabettin  neyzen tevfik  motzart  bach  mahler  tarkovski  suç ve  cezâ   anna karenina  madonna  prag  istanbul  çocuk kalbi  sn. petersburg  soljenitsin  marks  kant  heraklit  hegel  el-hamra  endülüs  kâmus u türkî  redhouse  wagner  kâmus u okyanus  lugat-i fransevî  iliria shqip  meydan larusse  şakâyık-ı nûmâniye  mevzuâtü’l ulûm  abdülkadir merâgi  ıtrî  muhammed esed  michelangelo van gogh  cezanne  rembrand  monet  hoca ali rıza  ulysess gaze  eleni karaindrou  sezen aksu  golha  farid farjad  osman hamdi

Tasarım : ATS