Telvin Hüsn-ü Hat Sahaf Şiir sine40
Anasayfa > Servet Avcı > Klan iş başında

Klan iş başında



Bizim çocukluk yıllarımızda duymaya başladığımız bir söz vardı, “Solcu olmak, adam olmaktır” diye... Adamlığı solculuğa endeksleyen bu antik palavra, bir dönem sözde sanatçı ve aydın takımının dilinden düşmüyordu... Şayet, sanatçı, şair, yazar, bilim adamı olmak gibi bir niyetiniz var ve bu alemlerde tutunmak istiyorsanız, öncelikle yapmanız gereken, ‘adamlık’la ‘solculuk’ arasında kurulan o saçma bağa imanınızı beyan ederek işe başlamanızdı...


Aradan onlarca yıl geçti, ama bu kompleksli ruh hâli varlığını her daim korudu... Hindistan’a rahmet okutacak bu kast sistemi sayesinde, milletten ve onun değerlerinden kopuk bir garip canlı türü belli alanlarda tekelcilik yaparak hayatını sürdürdü... 


Bu canlı türünün en belirgin özelliği, milleti gelişimini tamamlayamamış ‘ön-insan dereke’sinde görmesidir!.. Dolayısıyla o milletin, taşıdığı milli karakterin ve yaşatageldiği değerlerin hiçbir önemi yoktur!.. Bunların bir başka belirgin özelliği de, insanı ‘iki ayağı üzerinde doğrultma ve geliştirme’ yolunda emsalsiz fedakârlıkları göze almış olmalarıdır!.. Sosyete camilerinden alkışlarla uğurlanacakları o tabutlara girene kadar, ‘emekçilik’ yaparlar... Ama iş para almaya geldi mi, devletin ilgili bakanlıkları, belediyeleri, tanıtım fonları, kim iktidarda olursa olsun bunlara çalışır, çalışmak zorundadır!.. 


‘Millet kesesinden millete sövme sanatı’ meşakkatli bir iş olsa gerek... Onun için bir klan gibi hareket ederek, araya kimseyi almazlar... Çünkü bütün zorlukları, halkçılık adına üstlenmek, onların ‘toplumsal eleştiri’ üstadları Stalin ödüllü Bertolt Brecht’ten devraldıkları bir misyondu...


Bir Ali Kınık örneği var... Youtuba’a girdiğinizde görebilirsiniz... Şarkıları milyonlarca tıklanıyor... Gariptir, eserleri milyonlarca kişi tarafından izlenen bu sanatçıyı ilgili olanların dışında pek tanıyan yok... Oysa Ali Kınık, sözünü ettiğimiz o ‘klan’a dahil birisi olsaydı, televizyon programlarından, söyleşilerden, ödüllerden başını kaldıramazdı... Kırma bir ideoloji olan ‘burjuva sol’a ve Boğaz’daki mâlum ailelere mensup olmamak işte böyle bağnazlığa yol açıyor... Televizyoncuların arayıp da bulamayacağı, izlenme oranı belgeli bir değer bile ‘solculuk’ ve ‘adamlık’ arasındaki o saçma bağın kurbanı olarak görmezlikten gelinebiliyor...


Bir başka örnek de İsmail Türüt... Doğrusu sulusepken tavırları dolayısıyla çok takip ettiğim birisi değildi... Ayrıca Şevki Yılmaz’dan, Melih Gökçek’e, Mesut Yılmaz’dan, Erbakan’a kadar, dönem dönem siyaseten yükselen kim varsa onlara türkü yaptığı için ‘her devrin müzisyeni’ gibi gördüm kendisini hep... Ama o, bütün bunlara rağmen uzunca bir dönem televizyonların en aranılan sanatçılarından birisiydi... Sonra birden bıçak gibi kesildi ayağı televizyonlardan... Bir türkü onu mahallî televizyonlara düşürdü... Hrant Dink meselesiyle ilişkilendirilen ‘Plan yapmayın plan, tutmaz Karadeniz’de’ türküsünü söyler söylemez, o ‘klan’ tarafından bileti kesildi...  
Onlarca yıldır Türkiye’de sinema, tiyatro, müzik ve yayıncılık alanında ‘ideolojik soykırım’ yaşanmaktadır... Bu soykırımın faillerini, bir gün ‘Hepimiz Ermeniyiz’ diye bağırırken, bir başka gün KCK operasyonlarına karşı çıkarken veyahut da ‘Altın Portakal’da kendileri çalıp kendileri oynarken görebiliyoruz...


Dünyanın adı konulmamış belki de en tutucu sınıf dayanışmasıdır bu... 


Elbette ‘ideolojik soykırım’dır bu... Neredeyse yüz yıldır, elalemin karısına kızına bakan, sonra ahlak pazarlayan, gizliden rakı içen, kötü karakterlerle işbirliği yapan çift kişilikli imam tiplemesi çizerek, onun üzerinden dine ve onun müesseselerine saldırmışlardı... Bu modaya son yıllarda mafyacı, işbirlikçi, yurtseverleri katleden tetikçi, halk düşmanı ülkücü tiplemesi eklenmişti... Yine tarih konulu dizi ve filmlerin büyük çoğunluğunda, Türk tarihi aşağılanması gereken bir olgu olarak ince ince işlenmeye başlanmıştı... 


Bu milletin bir ferdi, dolayısıyla bu ‘ideolojik soykırım’ın bir mağduru olarak, şimdi göğe yükselen yaygaralardan doğrusu haz duyduğumu itiraf ediyorum..



Not: 07.04.2012 tarihli Yeniçağ Gazetesi'nden iktibas edilmiştir.

Yorumlar

Güvenlik Kodu

vahiy  insan  şehir  revelation  ahlâk  etik  ethica  nüzhet yalan estetik  metafizik  ebrah doğu  batı  fıtrat  creation  yaratılış  iyilik  kötülük  dürüstlük  eşref-i mahlûkat  kişilik  asâlet  cesâret  vefâ  sadâkat  ihânet  yalan  immoralist  mitoloji  belh’um adâl  aere perennius  antere  genetik  şuur  terbiye  muâşeret  muâşaka  muvâsalat  firâk  zarâfet  letâfet  ferâset  panteon   rolyef  fresk  heykel  portre  gravür   ideal  ülkü  ülkücü   kerbelâ  aşk keşke  cennet  cehennem  araf  âdem  havva  hâbil  kâbil  elma  haz  hayâ  hicap  gurur  hürriyet  adâlet  musâvat  agnostic  akıl  dacret  locig  analytical  antiq  aristokrasi  kûrûn-i vustâ  giyotin  hakikat  hikmet  paradox  dialectic  tenkit  stoa  akademia  logos  logos spermaticos  felâsife  gelenek  hermeneutic  semantic  hint  upanişad  mutezile  ihvân-ı safa  ilk neden   iskenderiye okulu  medinetü’l fâzıla   hürriyet  kölelik  rönesans  ütopya  rethoric allah’ın kulu abdullah muhammed  kur’ân  endülüs ibn-i rüşd  aristotales  şeyh gâlip  farâbi  platon  sokrat   marcus aurelius  galile  mimar sinan  kirkedard  farabi  ibn-i sina   ibn-i hâldun  kafka  taşköprülüzâde  gazâli  musa cârullah  şemseddin sâmi frasheri  bergson  enver paşa  muhammed ikbal  hayyam  mehmet âkif  yâkup cemil  şems  ibn-i haldun  mevlâna  ali şeriâti  fuzulî  ebu’l âlâ el maarrî  ahmet mithat efendi  cemil meriç  nâmık kemal  ahmed hamdi tanpınar  kemal tahir  yahya kemal  cahid zarifoğlu  dostoyevski  tolstoy  knut hamsun  nietzsche  oğuz atay gogol  albert camus  descartes  herman hesse  puşkin  halil cibran  kaşgarlı mahmut  tevfik fikret  cenap şehabettin  neyzen tevfik  motzart  bach  mahler  tarkovski  suç ve  cezâ   anna karenina  madonna  prag  istanbul  çocuk kalbi  sn. petersburg  soljenitsin  marks  kant  heraklit  hegel  el-hamra  endülüs  kâmus u türkî  redhouse  wagner  kâmus u okyanus  lugat-i fransevî  iliria shqip  meydan larusse  şakâyık-ı nûmâniye  mevzuâtü’l ulûm  abdülkadir merâgi  ıtrî  muhammed esed  michelangelo van gogh  cezanne  rembrand  monet  hoca ali rıza  ulysess gaze  eleni karaindrou  sezen aksu  golha  farid farjad  osman hamdi

Tasarım : ATS