Telvin Hüsn-ü Hat Sahaf Şiir sine40
Anasayfa > Servet Avcı > Bu ’gerçek’ bir zaferdir

Bu ’gerçek’ bir zaferdir



Devlet Bahçeli kurultay sonunda keşke ‘teşekkür’ konuşması değil de, ‘tefekkür’ konuşması yapsaydı... Keşke Şeyh Edebali’nin  “Bundan sonra öfke bize, uysallık sana... Güceniklik bize, gönül almak sana”  sözlerinden nasibi olsaydı da, ‘zafer’ akşamında, ‘başını kaldıran fitne’den, ‘partiyi içten oyma girişimi’nden, ‘MHP’ye kurulan tuzak’tan yani o bildik dilinden vaz geçseydi...


Yapmadı, yapamadı... Bundan önceki yazımın başlığıydı, “Bir şey değişmezse, hiçbir şey değişmez” diye... Dakika bir, gol bir... Değişmediğini ve asla değişmeyeceğini yine gösterdi... O iten, öteleyen, yok sayan, suçlayan ve hain üretmekten başka mahareti olmayan dil yine egemen oldu... Bunu ancak bütün gönülleri kuşatma ihtiyacı hissetmeyen, insanları kazanma arzusu taşımayan, dolayısıyla ülkenin iktidarına talip olmak yerine, kendi dar alanında hep zirvede bulunmaktan zevk alan ve sadece onu korumayı hedefleyen bir dil yapardı... Öyle de oldu...


Bu sonuç bir nefestir; enseye yaklaşmış ve temposu yükselen muhalif bir nefes... Siyasetten anlayan herkes iyi bilir ki, bu sonuçlardan sonra parti içi iktidarı elde tutmak artık zordur ve meşruiyet tartışması bundan sonra daha da artacaktır...


Kanunun verdiği sınırsız yetkileri acımasızca kullandığınız il kongreleri ve o kongrelerden çıkan delege yapısına rağmen, bizzat ellerinizle yazdığınız isimlere rağmen büyük kongrede bu kadar sarsıntı geçiriyorsanız, bu, sonu belli olan bir mecraya girdiğinizi gösterir...


Bu ‘son’un ‘inkıta’ya uğramasından başka bir şey değildir...


Muhalefetin aldığı 489 oy, bugünden itibaren üzerine proje üretebilecek müthiş bir zemindir... Ve bu zemin, elindeki bütün yetkilere rağmen ancak küçülerek ‘ilerleyen’parti içi iktidar için endişe ve panik zeminidir... Yine iyi bilinmektedir ki, bu oy dağılımı, MYK aday listelerinin ortaya çıkmasından önceki durumdur...


Parti içindeki iktidar ve muhalefet makası daralmış ve bir buçuk misline düşmüştür...  Özellikle AKP ile ilişkilerin seyri, MHP’den önce ideolojisine uygun kararlı bir muhalefet, ardından da iktidar bekleyen kitlelerin muhaliflik dozajını her geçen gün daha da yükseltecektir...  Zaten üst kurul delegasyon yapısı ülkücü hareketin ortalamasını tam temsil etmiş olsaydı, önceki akşam Devlet Bahçeli teşekkür konuşması yapıyor olamayacaktı... Bu çelişik yapı, sadece ‘akıbet’i geciktirmeye yaramış ama gündemden çıkarmaya yetmemiştir...


Yine MHP’de genel başkanın demokratik yollarla değiştirilemeyeceğine dair yerleşmiş olan kanaat, bu kongrede hükmünü yitirmiş, bunun gerçekleşebileceği düşüncesi artık duvarları yıkmıştır... Bilimle, projeyle, gelecek okumalarıyla ve ideolojik duruşuyla partiyi yönetmek yerine, korku, endişe ve panik salarak mevcudiyetini korumayı gelenek haline getirmiş anlayış sadece bugünü kurtarabilmiştir... Muhalefetin sıklaşan ve her geçen gün yere daha sert ve kararlı vurarak kendini gösteren adımları, bu antik siyaset tarzının yarınları olmadığını göstermiştir...


Şerrin içinde hayrı halkeden Allah’a ve ülkücülerin iradesine güvenenler için bir kongre sonuçlanmış ama yeni bir kapı aralanmıştır... Bütün taşlar yerinden oynamış ve kendisini kutsaya kutsaya gerçeklerin üzerine şal çeken yapı, artık tartışılmaz olmaktan çıkmıştır... Artık ülkücüleri, onursuzlar, satılmışlar, fitneciler, hainler yaftalarıyla kategorize edip, dar alanda mutlu mesut particilik oynayanlar, bunun bundan böyle kolay olmadığını görmüşlerdir...


Parti kesesinden genel başkanlık kampanyası yürüten ‘pek bi etik’ tavırların inandırıcılığı kalmamıştır... Seçim zamanlarında bile görülmemiş kampanyaların, bu kongre vesilesiyle hayata geçirilmesinin ardında yatan paniğin nedenini bilmeyen, dağları bekleyen korkunun nelere vesile olduğunu görmeyen yoktur... Mansur Yavaş’ın Ankara Büyükşehir Belediyesi başkan adaylığı sırasında esirgenen imkânların, koltuk söz konusu olduğunda nasıl boca edildiğini de... 


Kabul edelim ki, MHP’de 10. Büyük Kurultay’ın galibi yara bere içinde de olsa Devlet Bahçeli olmuştur... Peki bu bir zafer midir?
Evet zaferdir... Ancak reklam panolarında gözüktüğü gibi, adeta öğrenci pasosundan uyarlanmış photoshoplu resimler kadar ‘gerçek’ bir zafer!..


 

Yorumlar

Güvenlik Kodu

vahiy  insan  şehir  revelation  ahlâk  etik  ethica  nüzhet yalan estetik  metafizik  ebrah doğu  batı  fıtrat  creation  yaratılış  iyilik  kötülük  dürüstlük  eşref-i mahlûkat  kişilik  asâlet  cesâret  vefâ  sadâkat  ihânet  yalan  immoralist  mitoloji  belh’um adâl  aere perennius  antere  genetik  şuur  terbiye  muâşeret  muâşaka  muvâsalat  firâk  zarâfet  letâfet  ferâset  panteon   rolyef  fresk  heykel  portre  gravür   ideal  ülkü  ülkücü   kerbelâ  aşk keşke  cennet  cehennem  araf  âdem  havva  hâbil  kâbil  elma  haz  hayâ  hicap  gurur  hürriyet  adâlet  musâvat  agnostic  akıl  dacret  locig  analytical  antiq  aristokrasi  kûrûn-i vustâ  giyotin  hakikat  hikmet  paradox  dialectic  tenkit  stoa  akademia  logos  logos spermaticos  felâsife  gelenek  hermeneutic  semantic  hint  upanişad  mutezile  ihvân-ı safa  ilk neden   iskenderiye okulu  medinetü’l fâzıla   hürriyet  kölelik  rönesans  ütopya  rethoric allah’ın kulu abdullah muhammed  kur’ân  endülüs ibn-i rüşd  aristotales  şeyh gâlip  farâbi  platon  sokrat   marcus aurelius  galile  mimar sinan  kirkedard  farabi  ibn-i sina   ibn-i hâldun  kafka  taşköprülüzâde  gazâli  musa cârullah  şemseddin sâmi frasheri  bergson  enver paşa  muhammed ikbal  hayyam  mehmet âkif  yâkup cemil  şems  ibn-i haldun  mevlâna  ali şeriâti  fuzulî  ebu’l âlâ el maarrî  ahmet mithat efendi  cemil meriç  nâmık kemal  ahmed hamdi tanpınar  kemal tahir  yahya kemal  cahid zarifoğlu  dostoyevski  tolstoy  knut hamsun  nietzsche  oğuz atay gogol  albert camus  descartes  herman hesse  puşkin  halil cibran  kaşgarlı mahmut  tevfik fikret  cenap şehabettin  neyzen tevfik  motzart  bach  mahler  tarkovski  suç ve  cezâ   anna karenina  madonna  prag  istanbul  çocuk kalbi  sn. petersburg  soljenitsin  marks  kant  heraklit  hegel  el-hamra  endülüs  kâmus u türkî  redhouse  wagner  kâmus u okyanus  lugat-i fransevî  iliria shqip  meydan larusse  şakâyık-ı nûmâniye  mevzuâtü’l ulûm  abdülkadir merâgi  ıtrî  muhammed esed  michelangelo van gogh  cezanne  rembrand  monet  hoca ali rıza  ulysess gaze  eleni karaindrou  sezen aksu  golha  farid farjad  osman hamdi

Tasarım : ATS