Telvin Hüsn-ü Hat Sahaf Şiir sine40
Anasayfa > Servet Avcı > Medyanın gururu Kandil’e kadar

Medyanın gururu Kandil’e kadar



‘Toplama kampı’ndaymış gibi dizildiler... Ayakkabılarına kadar arandılar, hiç de şikayetçi olmadılar... İktidarla ilişkilerinde Pravdalaşan tekel medyasının memurları, Türkiye’de gösterdikleri kibri, taşıdıkları ayrıcalığı orada yok saydılar... 
Türkiye’de olsa kıyamet kopardı... Ama meslek örgütlerinden tık yok... Olamaz, çünkü meslek örgütü dediğiniz kurumlar, ya renksiz ve değer yargısız tiplerin ya da ideolojik saplantısı olanların elinde... Ahlâk, kendileri için çok büyük bir değer ifade ediyormuş gibi bir de ‘basın ahlâk ilkeleri’ var!.. 
Bizde medyanın ‘ahlâk’ durumu tıpkı hava durumu gibi değişkendir; zaman ve zemine göre uçtan uca savrulur... ‘Sağ’da belirleyici olan ‘iktidara yakınlık’tır... ANAP, DYP, şimdi de AKP destekçiliği yapan kuralsız yağcı/sağcı gazeteleri biliyoruz... Bütün hürmetleri iktidardayken geçerlidir, bir sağ parti iktidardan düşerse işi biter, “Kral öldü, yaşasın yeni kral” nârâları atılır... Selefinin akıbetine aldırmayan taze muktedir klasik sağ siyasetçi bundan haz duyar, anlık düşünür... Düştüğünde ilk tekmeyi bunlardan yiyeceğini hesaplamadan bu kurnazlara iktidarın imkânlarını bahşeder, diğeri de o imkânı okaliptüs yaprağı yiyerek yaşayan koalalar gibi tüketir durur... Ayrıca ramazan sayfaları ve kandil kutlamaları dolayısıyla da ‘İslâmîlik’lerine hükmetmek gerekir!.. 
Sol medyanın duruma da vahimdir... En başta ‘ne kadar sol’dur, tartışılır... Bunların ‘model’ gazetesinin tarihî her şeyi anlatır... Baştan Cumhuriyetçidir, Nazi Almanyasının rüzgârı sertleştikçe Nazi yanlısı kimliğe bürünür, sonra sıkı Demokrat Partili kesilir... Darbenin yaklaştığı anlaşılınca rotayı 27 Mayısçılara çevirir, olgunlaştırıcıların safına geçer... Soğuk savaşın etkisi Türkiye’yi sardıkça ‘sol’a yatar... Kemalizm bayrağını elinden bırakmaz ama 80’lerin ikinci yarısından itibaren katledilen askerlerimizin haberleri verilirken uzun yıllar ‘şehit’ kelimesi bile kullanılmaz... Bir türlü terk edemediği ‘soğuk savaş dili’ yüzünden üniversitelerdeki PKK saldırganlığını çarpıtmayı, milliyetçileri terörist göstermeyi tercih eder... Bir de ‘komünistlik’le ‘Kemalistlik’ arasında mevsimlere göre tercih şekli ortaya koyan türler vardır, dünya medya literatüründe eşi benzerleri yoktur!.. 
Ve tabii ki, ‘ana akım’ diye tanımlanan medya... ‘Demokrasi baharı’nda demokrasinin, ‘cuntacılık zemherisi’nde de cuntacılığın bazen emrinde, bazen önündedirler... Deri değiştirirken sıkıntı çekmeyen ‘canlı türleri’ne benzerler... Ayıpları, utanmaları yoktur, ülkeye ve dünyaya ‘menfaat penceresi’nden bakarlar... Gümrük Birliği’ne girdiğimiz gün bayram etmemiz gerektiğini attıkları manşetlerden anlarız... Yeri geldiğinde teröristbaşının idam kararının doğruluğunu onların sevinç çığlıklarıyla öğrenir, kısa süre sonra da idamın yanlış olacağını, aksi hâlde modern dünyadan dışlanacağımızı sayelerinde fark ederiz!.. Her tarafları ‘defo’dur... O yüzden kapıda bekleyen maliyecinin kılıcı, mazluma tercümanlıktan daha önemlidir... PKK mitingini ‘Kardeşlik kazandı’ başlıklarıyla verirken, açılıma karşı çıkanların İzmir’deki çok daha büyük mitinginde ‘tavuk karası’na tutulurlar!..
Budur ‘Türkiye medyası’nın kısa hikâyesi...’ Türkiye’de olsa ‘Susma, sustukça sıra sana gelecek’diye direniş gösterenlerin, teröristin kanlı elleri tarafından yoklanan kuzu pozisyonuna itiraz etmemiş olmaları ‘meslekî gurur’larına halel getirmemiştir!.. Aslında orada aranan ‘personel’in şahsında, bu muameleye tâbi tutulanın kendileri olduğu gerçeği, ilgili ‘büyükler’in zerre kadar umurunda olmamıştır... 
En kalın deriye sahip canlının gergedan olduğunu sanıyordum... Geçenlerde bir belgeselde öğrendim, meğer su samuru ondan da kalın bir deriye sahipmiş... Ama son gelişmelerden sonra anladım ki su samuru da en kalın deri sıralamasında ikinci olabilir ancak!.. Yeryüzünde birinciliği kaptırmayacak ne ‘canlı’lar var!..

Yorumlar

Mehmet YAKUT

Çağımızın en etkili iletişim araçları konumundaki televizyonların ve gazetelerin bu denli kirlendiği ve adeta birer dezenformasyon aracına dönüştükleri bir ortamda insanların ülke meseleleri hakkında sağlıklı bilgilere ve fikirlere sahip olmaları mümkün değildir.Türk milletinin büyük bir kesimi artık spikerin dudak uçlarında yaşayan, televizyonun diktatör dediğine diktatör, terörist dediğine terörist, hain dediğine hain, şehit dediğine şehit, şerefsiz dediğine şerefsiz, kahraman dediğine kahraman diyen uydu alıcılarına dönüşmüş durumda. Yeter ki elektrikler kesilmesin.

Güvenlik Kodu

vahiy  insan  şehir  revelation  ahlâk  etik  ethica  nüzhet yalan estetik  metafizik  ebrah doğu  batı  fıtrat  creation  yaratılış  iyilik  kötülük  dürüstlük  eşref-i mahlûkat  kişilik  asâlet  cesâret  vefâ  sadâkat  ihânet  yalan  immoralist  mitoloji  belh’um adâl  aere perennius  antere  genetik  şuur  terbiye  muâşeret  muâşaka  muvâsalat  firâk  zarâfet  letâfet  ferâset  panteon   rolyef  fresk  heykel  portre  gravür   ideal  ülkü  ülkücü   kerbelâ  aşk keşke  cennet  cehennem  araf  âdem  havva  hâbil  kâbil  elma  haz  hayâ  hicap  gurur  hürriyet  adâlet  musâvat  agnostic  akıl  dacret  locig  analytical  antiq  aristokrasi  kûrûn-i vustâ  giyotin  hakikat  hikmet  paradox  dialectic  tenkit  stoa  akademia  logos  logos spermaticos  felâsife  gelenek  hermeneutic  semantic  hint  upanişad  mutezile  ihvân-ı safa  ilk neden   iskenderiye okulu  medinetü’l fâzıla   hürriyet  kölelik  rönesans  ütopya  rethoric allah’ın kulu abdullah muhammed  kur’ân  endülüs ibn-i rüşd  aristotales  şeyh gâlip  farâbi  platon  sokrat   marcus aurelius  galile  mimar sinan  kirkedard  farabi  ibn-i sina   ibn-i hâldun  kafka  taşköprülüzâde  gazâli  musa cârullah  şemseddin sâmi frasheri  bergson  enver paşa  muhammed ikbal  hayyam  mehmet âkif  yâkup cemil  şems  ibn-i haldun  mevlâna  ali şeriâti  fuzulî  ebu’l âlâ el maarrî  ahmet mithat efendi  cemil meriç  nâmık kemal  ahmed hamdi tanpınar  kemal tahir  yahya kemal  cahid zarifoğlu  dostoyevski  tolstoy  knut hamsun  nietzsche  oğuz atay gogol  albert camus  descartes  herman hesse  puşkin  halil cibran  kaşgarlı mahmut  tevfik fikret  cenap şehabettin  neyzen tevfik  motzart  bach  mahler  tarkovski  suç ve  cezâ   anna karenina  madonna  prag  istanbul  çocuk kalbi  sn. petersburg  soljenitsin  marks  kant  heraklit  hegel  el-hamra  endülüs  kâmus u türkî  redhouse  wagner  kâmus u okyanus  lugat-i fransevî  iliria shqip  meydan larusse  şakâyık-ı nûmâniye  mevzuâtü’l ulûm  abdülkadir merâgi  ıtrî  muhammed esed  michelangelo van gogh  cezanne  rembrand  monet  hoca ali rıza  ulysess gaze  eleni karaindrou  sezen aksu  golha  farid farjad  osman hamdi

Tasarım : ATS