Telvin Hüsn-ü Hat Sahaf Şiir sine40
Anasayfa > Servet Avcı > İyi ki tek karar verici biz değiliz!

İyi ki tek karar verici biz değiliz!



Ne zaman Ermeni meselesi gündeme gelse, hep aynı sızlanmayı duyarız; herhangi bir Avrupa başkentinde bir kitapçıya girin, ilgili kitapların neredeyse tamamı Ermeni tezlerini içeren kitaplardır... 
Doğrudur, Türkiye, soykırım iddialarının Ermeni lobilerince ‘final yılı’ sayılan 2015’e yaklaşırken bu eksikliği fazlasıyla yaşamıştır... Sadece Ermeni meselesinde değil, Kıbrıs ve PKK gibi konularda da kamuoyu oluşturma, propaganda tekniği geliştirme, haklı dâvâlarına destek bulma alanlarında zayıf kalmıştır... 
Bu topraklara geldiğinden beri terk etmediği ‘tutunma’ nöbetini bundan sonra da bırakma şansı olmayan, bu ‘mukaddes dert’le beraber yaşamaktan başka seçeneği bulunmayan milletimizin defosu oldu yıllarca hariciye... Sanki düşmanlarca çevrili bir devletin değil, okyanus ortasında kimseyle alış-verişi olmayan ‘balo ve resepsiyon cumhuriyeti’nin temsilcileri olarak vazife savdılar... 
Yurt dışında yaşayan Türklerin şikayet kaynağıydı ilgisizlikleri... Bırakın millî konularda lobi oluşturmayı, vatandaşlarımızın bile kapılarını zorlukla aralayabildiği, hatta aşağılandığı, sahipsiz bırakıldığı yerler oldu elçiliklerimiz... Sadece Fransa’da yaşanan ve Fransız basınının yazmasından sonra ortaya çıkan skandal bile ‘ilgi’nin düzeyini sembolize etmeye yeter... Bilindiği üzere Fransa’da bir Türk çocuğu tecavüze uğramış, konuyu medya gündeme getirmiş, bunun üzerine Fransız devleti çocuğu saraya davet etmiş, elçiliğimiz ondan sonra, çocuk ve ailesiyle ‘lütfen’ görüşmüştü... Bu bir hariciye klasiğimizdi... 
İçeride de durum çok farklı değil... İstanbul’da büyük bir kitabevine gidin ve konuyla ilgili kitaplara göz gezdirin... Ermeni tezlerini savunan kitap sayısının, Türk tezlerini savunanlardan daha fazla olduğunu görürsünüz... Özellikle son yıllarda tarihçi kimliğinden ziyade, sözde ‘demokrat gazeteci’ kılığındaki yazarların Ermeni tezlerini nasıl ince ince işlediklerini fark edersiniz... Bunlara bir de özel üniversitelerin ‘misyon sahibi’ akademisyenleri eklendikçe tablonun nasıl aleyhimize çevrildiğine şahit olursunuz... Zaten son zamanlarda artan “Özür dilesek, tazminat ödesek ne olur, ne kaybederiz?” türünden yazılan şimdilik ‘yoklama’, bir süre sonra da ‘çözüm kampanyası’na dönüşebilecek yazı ve yorumlar, diasporanın Türkiye’de aldığı mesafeyi gözler önüne sermesi açısından çok önemli... 
Biz bir film bile çeviremedik ama ‘Ararat’ı Türkiye’de gösterebildik!.. Bunları akıl etmesi gereken ilgili fonlar ‘şirin görünme’ kompleksiyle genellikle ideolojik amaçlı çalışmalara lojistik sağladı... Oysa yaşadığımız büyük dramlar binlerce senaryoyu besleyebilecek çaptaydı... Geçenlerde Yusuf Halaçoğlu 1915’teki isyan sırasında Ermenilerce esir alınan 50 Türk kadınının Akdamar adasına götürülürken iffetlerini korumak için kendilerini göle attıklarını anlatmış ve onlar için bir ‘İffet Anıtı’ dikmemiş olmamızın eksikliğini üzüntüyle aktarmıştı... 
Yine canlı şahitlerin ölmeden önce anlatımlarıyla bilinen bir gerçek daha var... İsyan sırasında köylerden toplanıp Van’ın merkezine götürülmek için yola çıkarılan kadınların yüzlercesi, küçük çocuklarıyla birlikte kendilerini Mermit çayına attılar... Boğulmamak için annelerinin üzerine tırmanan çocuklardan, köprünün üzerinden ilkbahar dolayısıyla coşmuş çaya atlayan ve çayın içindeyken bile kurşun yağmuruna tutulan analardan belge niteliğinde bir film çıkmaz mıydı? 
Ne iffeti sembolize eden anıt dikebildik, ne de tezlerimizi anlatabilen bir film çevirebildik... İyi niyetli ve idealist araştırmacı ve akademisyenler de olmasa bugünkü seviyenin bile altında kalmış olacaktık... Şansımız ne yazık ki kendi yöneticilerimizden değil, bize düşmanlık edenlerin istikrarlı duruşlarından kaynaklanıyor... Tıpkı ‘Yes be annem’ propagandasıyla Türk tarafına benimsetilen Annan Planı’nı Rum tarafının reddetmesi veya Ermenistan’la yapılan protokolü yine Ermenistan’ın bozması gibi... 
İnsan şükretmeden edemiyor; iyi ki tek karar verici biz değiliz!..

Yorumlar

Güvenlik Kodu

vahiy  insan  şehir  revelation  ahlâk  etik  ethica  nüzhet yalan estetik  metafizik  ebrah doğu  batı  fıtrat  creation  yaratılış  iyilik  kötülük  dürüstlük  eşref-i mahlûkat  kişilik  asâlet  cesâret  vefâ  sadâkat  ihânet  yalan  immoralist  mitoloji  belh’um adâl  aere perennius  antere  genetik  şuur  terbiye  muâşeret  muâşaka  muvâsalat  firâk  zarâfet  letâfet  ferâset  panteon   rolyef  fresk  heykel  portre  gravür   ideal  ülkü  ülkücü   kerbelâ  aşk keşke  cennet  cehennem  araf  âdem  havva  hâbil  kâbil  elma  haz  hayâ  hicap  gurur  hürriyet  adâlet  musâvat  agnostic  akıl  dacret  locig  analytical  antiq  aristokrasi  kûrûn-i vustâ  giyotin  hakikat  hikmet  paradox  dialectic  tenkit  stoa  akademia  logos  logos spermaticos  felâsife  gelenek  hermeneutic  semantic  hint  upanişad  mutezile  ihvân-ı safa  ilk neden   iskenderiye okulu  medinetü’l fâzıla   hürriyet  kölelik  rönesans  ütopya  rethoric allah’ın kulu abdullah muhammed  kur’ân  endülüs ibn-i rüşd  aristotales  şeyh gâlip  farâbi  platon  sokrat   marcus aurelius  galile  mimar sinan  kirkedard  farabi  ibn-i sina   ibn-i hâldun  kafka  taşköprülüzâde  gazâli  musa cârullah  şemseddin sâmi frasheri  bergson  enver paşa  muhammed ikbal  hayyam  mehmet âkif  yâkup cemil  şems  ibn-i haldun  mevlâna  ali şeriâti  fuzulî  ebu’l âlâ el maarrî  ahmet mithat efendi  cemil meriç  nâmık kemal  ahmed hamdi tanpınar  kemal tahir  yahya kemal  cahid zarifoğlu  dostoyevski  tolstoy  knut hamsun  nietzsche  oğuz atay gogol  albert camus  descartes  herman hesse  puşkin  halil cibran  kaşgarlı mahmut  tevfik fikret  cenap şehabettin  neyzen tevfik  motzart  bach  mahler  tarkovski  suç ve  cezâ   anna karenina  madonna  prag  istanbul  çocuk kalbi  sn. petersburg  soljenitsin  marks  kant  heraklit  hegel  el-hamra  endülüs  kâmus u türkî  redhouse  wagner  kâmus u okyanus  lugat-i fransevî  iliria shqip  meydan larusse  şakâyık-ı nûmâniye  mevzuâtü’l ulûm  abdülkadir merâgi  ıtrî  muhammed esed  michelangelo van gogh  cezanne  rembrand  monet  hoca ali rıza  ulysess gaze  eleni karaindrou  sezen aksu  golha  farid farjad  osman hamdi

Tasarım : ATS