Telvin Hüsn-ü Hat Sahaf Şiir sine40
Anasayfa > Servet Avcı > TTB ne kadar Türk, ne kadar tabip?

TTB ne kadar Türk, ne kadar tabip?



Her geçen gün Kürtçülüğün yörüngesine biraz daha oturan Türk Tabipleri Birliği, eleştirileri, ‘’kendilerini anlayamayanların, hekimliğin ne demek olduğunu bilmeyenlerin görüşleri’ olarak değerlendiriyor... Özetle hekimlik, ihtiyacı olanların ırkına, cinsiyetine ve dinine bakmadan yardımına koşmakmış... Eleştirilerin odağındaki TTB de bunu yapıyormuş!.. Tabii yerseniz!.. 
İmralı’ya Apo’nun kardeşi gidiyor, ağabeyinin sağlık durumundan endişe ettiğini, doktorların değişmesi gerektiğini buyuruyor... Ardından Aysel Tuğluk yazılı açıklama yaparak, aynı görüşü dillendirip, bir an önce adaya ‘bağımsız doktorlar’ heyetinin gitmesinin şart olduğunu aksi hâlde sürecin tıkanacağını öne sürüyor ve bunun bir kampanya olduğu anlaşılıyor... Ve tam da bu noktada görmeye alıştığımız TTB devreye girerek, Adalet Bakanlığı’na başvuruyor: “Göreve hazırız, sağlık kontollerini biz yapalım!..” 
PKK’ya ilişkin TTB’nin ne gibi bir sicile sahip olduğuna bir göz gezdirelim: Örgütün Merkez Konseyi 2012’de cezaevlerindeki PKK’lıların açlık grevleriyle ilgili hem İstanbul’da eylem yaptı hem de KESK, DİSK, ÇHD ve İHD ile bir araya gelerek, eylemcilere destek niteliğinde bildiriye imza attı... Eylemcilerin talepleri ‘tecridin kaldırılması, ana dilde savunma ve ana dilde eğitim’di... TTB’nin imzaladığı bildiride ise şu ifade yer alıyordu: “Siyasal iktidar, açlık grevcilerinin taleplerini ölümler yaşanmadan değerlendirmelidir...” Şimdi o örgüt, “Bağımsız doktorlar olarak, Öcalan’ı biz kontrol edelim” diyebiliyor!.. Ne kadar insanî bir talep değil mi?
PKK bir işaret fişeği patlatmayagörsün, hep aynı örgütler bir araya geldiler ve açıklamalar yaptılar... 2010’da Ağustos’undaki ‘eylemsizlik’kararı da buna iyi bir örnektir... Bu ‘kardeş örgütler’tüm siyasî partileri PKK’nın ‘eylemsizlik’ kararına karşı sorumlu davranmaya çağırmış, bu kararın nefes aldırdığını, şimdi sıranın çözüm adımlarında olduğunu kamuoyuna ‘tıbbî etik’ çerçevesinde duyurmuşlardı!.. 
2011’de PKK Çukurca’nın Kazan vadisinde çok ağır zayiat vermiş, örgüt ve uzantıları bu çatışmalarda TSK’nın ‘kimyasal silah’ kullandığını öne sürmüştü... Bu iddialarla eş zamanlı biçimde hekim örgütümüzün malum Merkez Konseyi incelemelerde bulunmak üzere Adalet Bakanlığı’na başvurmuştu... ‘Tıbbî etik’leri hep bu tip durumlarda depreşiyordu!..
Geçen ay kaleme aldığım radikal sol ile bölücü hareket arasındaki ilişkiyi tahlil yazımda şu satırlarla tam da bu konuyu anlatmaya çalışmıştım: “Türkiye’deki radikal sol örgütler ve sendikal hareketler büyük bir hızla yutuluyor... Evet, etnikçi hareket, o örgütleri bölecek zannedilirken, durumun daha da vahim olduğu, söz konusu örgütlerin ‘yutulma’ riski taşıdıkları her geçen gün daha iyi anlaşılıyor... Bu örgütler, memur ve işçi sendikaları, dernekler, meslek odaları, şımaran ve büyüyen bölücü dalga karşısında ‘ortaklık’tan ‘marabalık’ düzeyine evrildiklerini, karşılıklı bağımlılığın ‘tek taraflı hizmet’e dönüştüğünü fark ettiklerinde belki de çok geç kalmış olacaklar... Bölünmeyle kurtulamayacaklar, yutulmuş olacaklar...” 
Bunu anlamak istemeyenler için TTB Başkanı Gencay Gürsoy’un demeçleri ve yaptıkları alt alta konulduğunda zannediyorum ‘ikna edici’ bir envanter çıkacaktır!.. Apo’nun bulunduğu hücrenin metrekaresinin ve PKK’lı ‘tutsaklar’ın derdine düşmüş TTB o günlerden bugünlere geldi ve şimdi de ‘bağımsız’ kimlikle İmralı’ya gönderilmeyi bekliyor... Ve kınayanları da kendilerini anlayamamakla, hekimliği bilmemekle suçluyor!.. 
Elbette Merkez Konsey’in tutumu, tüm TTB şube ve üyelerinin görüşlerini yansıtmıyor... Bu konuda eleştirilerde bulunan şubeler de var... Ama damgayı vuran Merkez Konsey... Ne yapıyorsa, idelojik gerekçeler veya etnik sebeplerle değil, ‘insanîyet namı’na yapıyor!.. Zaten bugün kadar PKK’nın katlettikleri ‘nebatat cinsi’nden sayıldıkları içinbu örgütün ilgi sahasına pek girmemişlerdi!..

Yorumlar

Güvenlik Kodu

vahiy  insan  şehir  revelation  ahlâk  etik  ethica  nüzhet yalan estetik  metafizik  ebrah doğu  batı  fıtrat  creation  yaratılış  iyilik  kötülük  dürüstlük  eşref-i mahlûkat  kişilik  asâlet  cesâret  vefâ  sadâkat  ihânet  yalan  immoralist  mitoloji  belh’um adâl  aere perennius  antere  genetik  şuur  terbiye  muâşeret  muâşaka  muvâsalat  firâk  zarâfet  letâfet  ferâset  panteon   rolyef  fresk  heykel  portre  gravür   ideal  ülkü  ülkücü   kerbelâ  aşk keşke  cennet  cehennem  araf  âdem  havva  hâbil  kâbil  elma  haz  hayâ  hicap  gurur  hürriyet  adâlet  musâvat  agnostic  akıl  dacret  locig  analytical  antiq  aristokrasi  kûrûn-i vustâ  giyotin  hakikat  hikmet  paradox  dialectic  tenkit  stoa  akademia  logos  logos spermaticos  felâsife  gelenek  hermeneutic  semantic  hint  upanişad  mutezile  ihvân-ı safa  ilk neden   iskenderiye okulu  medinetü’l fâzıla   hürriyet  kölelik  rönesans  ütopya  rethoric allah’ın kulu abdullah muhammed  kur’ân  endülüs ibn-i rüşd  aristotales  şeyh gâlip  farâbi  platon  sokrat   marcus aurelius  galile  mimar sinan  kirkedard  farabi  ibn-i sina   ibn-i hâldun  kafka  taşköprülüzâde  gazâli  musa cârullah  şemseddin sâmi frasheri  bergson  enver paşa  muhammed ikbal  hayyam  mehmet âkif  yâkup cemil  şems  ibn-i haldun  mevlâna  ali şeriâti  fuzulî  ebu’l âlâ el maarrî  ahmet mithat efendi  cemil meriç  nâmık kemal  ahmed hamdi tanpınar  kemal tahir  yahya kemal  cahid zarifoğlu  dostoyevski  tolstoy  knut hamsun  nietzsche  oğuz atay gogol  albert camus  descartes  herman hesse  puşkin  halil cibran  kaşgarlı mahmut  tevfik fikret  cenap şehabettin  neyzen tevfik  motzart  bach  mahler  tarkovski  suç ve  cezâ   anna karenina  madonna  prag  istanbul  çocuk kalbi  sn. petersburg  soljenitsin  marks  kant  heraklit  hegel  el-hamra  endülüs  kâmus u türkî  redhouse  wagner  kâmus u okyanus  lugat-i fransevî  iliria shqip  meydan larusse  şakâyık-ı nûmâniye  mevzuâtü’l ulûm  abdülkadir merâgi  ıtrî  muhammed esed  michelangelo van gogh  cezanne  rembrand  monet  hoca ali rıza  ulysess gaze  eleni karaindrou  sezen aksu  golha  farid farjad  osman hamdi

Tasarım : ATS