Telvin Hüsn-ü Hat Sahaf Şiir sine40
Anasayfa > Servet Avcı > Altındağ’da dökülen kültür

Altındağ’da dökülen kültür



Yazık!.. İstiklâl şairimiz Mehmet Akif’in gece ilham gelince üzerine İstilklâl Marşı’nın dizelerini yazdığı duvarlarda, her Ramazan’da pavyon müzikleri yankılanıyor, belediyecilik ve kültür adına!.. Altındağ’ın, başta Taceddin Dergâhı olmak üzere, tarihî mekânlar, camiler  ve veliler yatağı olan Hacettepe ve Hamamönü mevkilerinde teravih namazları darbuka dümbelek sesleri arasında kılınıyor... 
Rant oluşturmaktaki ustalığına saygı duyduğumuz ‘muhafazakâr belediyecilik’ sınır tanımadığı için, doğan ‘mânevî tahribat’ belli ki pek umurunda olmuyor... İşte Türkiye’nin büyük ilçelerinden olan Ankara’nın Altındağ’ı buna iyi bir örnek... 
Söz konusu mahalleler, taşıdıkları tarihî niteliğe rağmen döküntü hâlindeydi... Diz boyu fakirlik, gayrimeşru aleme yataklık buraların en baskın renkleriydi... Ardından Altındağ Belediyesi bu mahallelerde restorasyon çalışması başlattı... Ortaya turistik değer ve göz zevki açısından gerçekten hoş bir tablo çıktı... Ankara yerli ve yabancı turistin ilgisini çekebilecek yeni bir alana kavuştu... 
Ama bu güzellik bazı çirkinlikleri örtmeye yetmedi... Restorasyona gücü yetmeyen fakir insanlar ve geleceği belediyeciler kadar iyi göremeyen ‘cahil’ halkın büyükçe bir kesimi harabe gibi olan evlerini ucuza elden çıkarmak zorunda kaldı... Tabii geleceği iyi gören ve belediyeden dostları olan müteşebbis uyanıklar bu dönüşümden kârlı çıktılar... Spor Bakanı Suat Kılıç’ın da aralarında bulunduğu ‘zeki yatırımcılar’ -eski parayla- 25-30 milyara satın aldıkları evlerin, restorasyondan sonra bedelleri trilyona yaklaşan ‘malikâneler’ in yeni sahipleri oldular... Açıkladıkları gibi ‘serbest piyasa’ şartlarında meşru ‘ticarî dehaları’ yla bunu becerdiler!.. 
Şimdi o mahallelerde Ramazan kültürünü yaşatma adına ‘kültürel kıyım’ yaşanıyor... Yıkılan binaları onarabilir, dökülen boyaları yenileyebilirsiniz... Taş taş üzerine koyarak, zamanın, tabiatın ve insanın yıpratıcılığını telafi edebilirsiniz... Ama mânevî ve kültürel deformasyonu telafi edebilmek o kadar mümkün değil... İşte kimi ‘muhafazakâr belediyeciler’ in anlamadığı nokta burası... Estetik zevke hitap ediyorum derken, işin kültürel boyutunun ıska geçilmesi ortaya tarifsiz çelişkiler çıkarıyor... 
Taceddin Sultan, Sarı Kadı, Çelebi Mehmet, Karacabey camilerinin, Muhsin Yazıcıoğlu’nun kabrinin ve diğer tarihî mekânların arasına doluşturulmuş o tezgâhları tayin eden ve belediye bütçesinden müzik-eğlence organizasyonu yapan zevksiz ve kültürden mahrum  anlayış neyi koruyacak? Şimdilerde orayı ziyaret eden, milletimizin Ramazan kültürünü kimi zaman çalan üçüncü sınıf minibüs müziğinden, adım başı rastladığı falcıdan ve dövmeciden ibaret zannedebilir!.. Saygıyı sadece yatsı ezanı sırasında hatırlayıp, ezan biter bitmez o kulak tırmalayıcı müziğe dönen ve darbuka eşliğinde, başörtülüyü de pistte raksettiren bir muhafazakârlık!.. Tepkilere hiç aldırmayan bir belediyecilik!.. Halkın parasıyla sanatçı toplayıp, onların üzerinden kişisel reklamı mübah gören bir anlayış!.. 
Bugünlerde Ankara Altındağ’a yolu düşüp de, uzun teravih namazlarını monoton bulup renklendirmek isteyenler, her türlü müzik eşliğinde teravih hizmeti alabilirler AKP’li Altındağ Belediyesi sayesinde!.. Dün neonlarla aydınlatılmış Çin malı plastik palmiye ağaçlarıyla şehirlere ‘görsel zevk’ katan belediyecilik anlayışının bir başka türevini gözlemliyoruz Ankara’da!.. 
Propaganda ve seçimler ‘her şey’ demek olunca, mekânın ruhu, tarihe ve ibadete saygı gibi kavramlar galiba anlamlarını kaybediyor... Şayet Altındağ’da yaşanan bu tablonun sorumlusu CHP’li bir belediye olsaydı acaba neler konuşuluyor olurdu? Millî Mücadele’nin bu mukaddes mekânına şimdilerde damgasını vuran ‘lümpen kültür’ü belediye AKP’den olunca, doğal olarak  katlanmak gerekiyor olmalı ki, ilgili STK’ların ve muhafazakâr medyanın sesi çıkmıyor!.. 
Ruhu koruyamadıktan sonra taş üzerine taş koymuşsun neye yarar?

Yorumlar

Güvenlik Kodu

vahiy  insan  şehir  revelation  ahlâk  etik  ethica  nüzhet yalan estetik  metafizik  ebrah doğu  batı  fıtrat  creation  yaratılış  iyilik  kötülük  dürüstlük  eşref-i mahlûkat  kişilik  asâlet  cesâret  vefâ  sadâkat  ihânet  yalan  immoralist  mitoloji  belh’um adâl  aere perennius  antere  genetik  şuur  terbiye  muâşeret  muâşaka  muvâsalat  firâk  zarâfet  letâfet  ferâset  panteon   rolyef  fresk  heykel  portre  gravür   ideal  ülkü  ülkücü   kerbelâ  aşk keşke  cennet  cehennem  araf  âdem  havva  hâbil  kâbil  elma  haz  hayâ  hicap  gurur  hürriyet  adâlet  musâvat  agnostic  akıl  dacret  locig  analytical  antiq  aristokrasi  kûrûn-i vustâ  giyotin  hakikat  hikmet  paradox  dialectic  tenkit  stoa  akademia  logos  logos spermaticos  felâsife  gelenek  hermeneutic  semantic  hint  upanişad  mutezile  ihvân-ı safa  ilk neden   iskenderiye okulu  medinetü’l fâzıla   hürriyet  kölelik  rönesans  ütopya  rethoric allah’ın kulu abdullah muhammed  kur’ân  endülüs ibn-i rüşd  aristotales  şeyh gâlip  farâbi  platon  sokrat   marcus aurelius  galile  mimar sinan  kirkedard  farabi  ibn-i sina   ibn-i hâldun  kafka  taşköprülüzâde  gazâli  musa cârullah  şemseddin sâmi frasheri  bergson  enver paşa  muhammed ikbal  hayyam  mehmet âkif  yâkup cemil  şems  ibn-i haldun  mevlâna  ali şeriâti  fuzulî  ebu’l âlâ el maarrî  ahmet mithat efendi  cemil meriç  nâmık kemal  ahmed hamdi tanpınar  kemal tahir  yahya kemal  cahid zarifoğlu  dostoyevski  tolstoy  knut hamsun  nietzsche  oğuz atay gogol  albert camus  descartes  herman hesse  puşkin  halil cibran  kaşgarlı mahmut  tevfik fikret  cenap şehabettin  neyzen tevfik  motzart  bach  mahler  tarkovski  suç ve  cezâ   anna karenina  madonna  prag  istanbul  çocuk kalbi  sn. petersburg  soljenitsin  marks  kant  heraklit  hegel  el-hamra  endülüs  kâmus u türkî  redhouse  wagner  kâmus u okyanus  lugat-i fransevî  iliria shqip  meydan larusse  şakâyık-ı nûmâniye  mevzuâtü’l ulûm  abdülkadir merâgi  ıtrî  muhammed esed  michelangelo van gogh  cezanne  rembrand  monet  hoca ali rıza  ulysess gaze  eleni karaindrou  sezen aksu  golha  farid farjad  osman hamdi

Tasarım : ATS