Telvin Hüsn-ü Hat Sahaf Şiir sine40
Anasayfa > Servet Avcı > Toplu mezarlar coğrafyası

Toplu mezarlar coğrafyası



Mustafa Burak Doğu çok güzel özetlemiş: “Mısır’daki katliamı lanetliyorum. Doğu Türkistan’daki, Kerkük’teki yahut da Türklük coğrafyasının herhangi bir noktasındaki katliamı tel’în eder gibi hesapsız, kitapsız, yürekten lanetliyorum. Hem ben böyle yapmasam, Doğu Türkistan’ın adından bîhaber, Kerkük’ün derdinden bigâne İslâmcılardan ne farkım kalır?” 
Gerçekten öyle... Bir fark koymak lâzım, katliamları, acıları, dramları, ideolojilerine ve yakınlık derecelerine göre özelleştirip, kategorize edenlerden... Dinî, ırkî veya mezhebî bağ, mazlum ve silahsız sivillerin katledilmesi gibi olaylara tepki veya tepkisizlikte belirleyici olmamalı... 
Mısır’da darbeye direnen silahsız insanların demokratik eylemlerine yağdırılan kurşunlar, neo-firavun zincirinin son halkasının işlediği insanlık suçudur... Adeviyye’de bütün korkakların aynı zamanda zalim olduğu bir kere daha tescillenmiş, Batı dünyasının ‘darbe’ demeye bir türlü varmayan o ikircikli dilinden aldığı cesaretle darbeciler ölüm yağdırmıştır... Katliamdan sonra ‘taraflara şiddete son verme’ türünden çağrılar ise bu büyük drama yaklaşım biçimlerindeki hafifliği özetliyor aslında...
İslâm coğrafyası, onlarca yıldır ateşin, barutun ve ölümün coğrafyası... Ölen Müslümanların sayısının pek bir önemi yok!.. Düzineyle de ifade edilebilir, onlarca diyerek de!.. Bu durum sadece Batı dünyasının çifte standardıyla açıklanabilir ve İslâm dünyasını sorumluluktan kurtarabilir bir durum değil... Bosna, kritik eşikte Batı’nın ne kadar güvenilmez bir sicile sahip olduğunu ispatlamış olmalıydı... Silah ambargosu Sırpların değil, Boşnakların aleyhineydi fakat umurlarında olmadı... Sadece Srebrenitsa’da BM askerî gücünün denetim alanında ve gözü önünde yaşanan katliam bile, Batı’da egemen anlayışa göre ‘insan’denince kimlerin bu kategorinin dışında tutulduğunu belgelemeye yetiyor... Bugün Lahey’de yapılan yargılamalar, Avrupa’nın içinde yaşanan soykırımdaki parmak izlerini silmeye yetmiyor... 
Günümüz İslâm topraklarının neredeyse tamamında uşak ruhlu, mazbatalarını halklarının iradesinden değil emperyalizmden alan yönetimler hâkim... Rejimleri ister demokrasi, ister şeriat, ister dikta olsun, ‘iyi’ veya ‘kötü’lüğü küresel güçlere hizmet ve işbirliği kapasiteleriyle ilişkili... Burada bir zaaf yaşandığında ‘korunası’ hâlden derhal ‘yıkılası’ hâle evriliyorlar... Görevi diğer köleleri kontrol altında tutmak olan ‘imtiyazlı zengin köleler’in ara sıra tura çıkan ‘mobil baharlar’dan etkilenmemesini bir de bu gözle incelemek lâzım... 
İKÖ, ağırlığı olmayan zavallı bir çatı örgüt... Mısır’daki darbeye ilk desteklerin Körfez’deki işbirlikçi Arap sermaye sahiplerinden gelmesi ilginçti değil mi? Mısır’ın yarım yamalak da olsa emeklemeye başlayan ‘demokrasi’ deneyi onları ürkütmüş olmalıydı... Arsenal gibi, Paris St. Germen gibi Avrupa’nın futbol devi kulüplerine, Müslümanlar sefalet içindeyken milyarlarca dolar akıtan Arap sermayesi, maliyeti on dolar olmayan futbol topuna, sırf Dünya Kupası finalinin başlangıcında dokunuldu diye milyon dolarlar veren bir kültür, Adeviyye’de meydana gelen acılardan ne kadar etkilenebilir? 
Mısır’da yaşananlar sadece Mısır’ın değil, fikrî sefalet ve idarî rezalet içinde kıvranan bütün İslâm dünyasının ortak trajedisidir... Adeviyye’yi kan gölüne çeviren firavunlar da, petrolü neresine süreceğini şaşırmış Arap hanedanlar da, halklarını ezen tiranlar da bu trajediden besleniyorlar... 
Olan, ümmetini bir insanın âzâlarına benzeten ve birinin acısının diğerini de etkilemesini buyuran Peygamber’in ümmetine oluyor... O, sorgulamayı yapmadıkça ve “Neden?” sorusuna cevap bulamadıkça, üstüne ateş yağıyor, coğrafyası ‘toplu mezarlar coğrafyası’na dönüşüyor...
Ramazan günü Mısır’da masumâne eylemleri ateşle bastırılan mazlumlara rahmet, Arap dünyası olunca ayağa kalkıp, Doğu Türkistan, Kerkük ve diğer Türk coğrafyalarında yaşanan acılara sessiz kalanlara irfan, akıl ve Peygamber buyruğundan nasip diliyorum.

Yorumlar

Oğuzhan şengül

Her zaman olduğu gibi,fikirlerimize tercüman olmuşsunuz...Eyvallah ustam..

Güvenlik Kodu

vahiy  insan  şehir  revelation  ahlâk  etik  ethica  nüzhet yalan estetik  metafizik  ebrah doğu  batı  fıtrat  creation  yaratılış  iyilik  kötülük  dürüstlük  eşref-i mahlûkat  kişilik  asâlet  cesâret  vefâ  sadâkat  ihânet  yalan  immoralist  mitoloji  belh’um adâl  aere perennius  antere  genetik  şuur  terbiye  muâşeret  muâşaka  muvâsalat  firâk  zarâfet  letâfet  ferâset  panteon   rolyef  fresk  heykel  portre  gravür   ideal  ülkü  ülkücü   kerbelâ  aşk keşke  cennet  cehennem  araf  âdem  havva  hâbil  kâbil  elma  haz  hayâ  hicap  gurur  hürriyet  adâlet  musâvat  agnostic  akıl  dacret  locig  analytical  antiq  aristokrasi  kûrûn-i vustâ  giyotin  hakikat  hikmet  paradox  dialectic  tenkit  stoa  akademia  logos  logos spermaticos  felâsife  gelenek  hermeneutic  semantic  hint  upanişad  mutezile  ihvân-ı safa  ilk neden   iskenderiye okulu  medinetü’l fâzıla   hürriyet  kölelik  rönesans  ütopya  rethoric allah’ın kulu abdullah muhammed  kur’ân  endülüs ibn-i rüşd  aristotales  şeyh gâlip  farâbi  platon  sokrat   marcus aurelius  galile  mimar sinan  kirkedard  farabi  ibn-i sina   ibn-i hâldun  kafka  taşköprülüzâde  gazâli  musa cârullah  şemseddin sâmi frasheri  bergson  enver paşa  muhammed ikbal  hayyam  mehmet âkif  yâkup cemil  şems  ibn-i haldun  mevlâna  ali şeriâti  fuzulî  ebu’l âlâ el maarrî  ahmet mithat efendi  cemil meriç  nâmık kemal  ahmed hamdi tanpınar  kemal tahir  yahya kemal  cahid zarifoğlu  dostoyevski  tolstoy  knut hamsun  nietzsche  oğuz atay gogol  albert camus  descartes  herman hesse  puşkin  halil cibran  kaşgarlı mahmut  tevfik fikret  cenap şehabettin  neyzen tevfik  motzart  bach  mahler  tarkovski  suç ve  cezâ   anna karenina  madonna  prag  istanbul  çocuk kalbi  sn. petersburg  soljenitsin  marks  kant  heraklit  hegel  el-hamra  endülüs  kâmus u türkî  redhouse  wagner  kâmus u okyanus  lugat-i fransevî  iliria shqip  meydan larusse  şakâyık-ı nûmâniye  mevzuâtü’l ulûm  abdülkadir merâgi  ıtrî  muhammed esed  michelangelo van gogh  cezanne  rembrand  monet  hoca ali rıza  ulysess gaze  eleni karaindrou  sezen aksu  golha  farid farjad  osman hamdi

Tasarım : ATS