Telvin Hüsn-ü Hat Sahaf Şiir sine40
Anasayfa > Servet Avcı > İstanbul, İstanbul kalır mıydı?

İstanbul, İstanbul kalır mıydı?



Mesele,  “Dersim mi olsun, Tunceli mi kalsın?”,  “Şehirlerin veya köylerin isimleri etimolojik anlamda mutlaka Türkçe olsun” meselesi de değil... Etrafları ‘milliyetten nasipsiz’ danışmanlarla dolu siyasîler ya idrakte zorlanıyorlar, ya da umurlarında değil...
Bugün Tunceli’nin ismini değiştirmek bir ‘demokratikleşme adımı’ değil, galibiyet havasındaki terörizmin hasada devam etmesi demektir... Dersim darbesi, terörizmin bir rövanşı söke söke alıyor olması ve bundan sonraki adımlar için motivasyonunu yükseltmesi anlamına gelir... Tarihi bilmeden özür üstüne özür dileyen Başbakan’ın Dersim konusunda Türk devleti adına diz çökmesi, şimdiye kadar izlenen ‘bölücü’metodun nasıl ‘doğru’ ve ‘sonuç alıcı’olduğunu göstermeye yol açardı ancak... Bu ‘ödüllendirme’bundan sonraki sosyolojik ve psikolojik kırılmalara ne gibi istikamet verecektir, işte orası hayra alâmet değildir...
Biz Türkler belki kendimize aşırı güvenden, belki de kompleksimiz olmayışından dolayı fethettiğimiz şehirlerin isimlerini değiştirmedik... Gırtlak yapımıza uygun küçük oynamalar dışında şehir isimlerine ilişmedik... Ne İstanbul’u, ne Ankara’yı, ne İzmir’i, ne Antalya’yı, ne Adana’yı, ne Trabzon’u, ne Bitlis’i, ne Kayseri’yi, ne Konya’yı değiştirdik... 
Bugün ülkemizdeki şehir, ilçe, dağ ve ırmak isimlerinin büyük çoğunluğu etimoloji itibariyle Türkçe değildir ama ruhen Türkçeleşmiştir... Cumhuriyet döneminde bazı isimlere dokunulmuştur... Kırkkilise’nin Kırklareli’ne, Tekfurdağı’nın Tekirdağ’a dönüştürülmesi gibi Dersim de Tunceli’ye dönüştürülmüştür... Eğer mesele bir başka anadili cezalandırmak ve Türklerin ana diline göre şehirlerin isimlerini değiştirmek olsaydı bugün ne İskenderun, ne Mardin, ne Sivas, ne Amasya, ne Bursa, ne Isparta kalırdı... 
Artık her şey biribirine karışmış durumda... Dersim’i Tunceli’ye çevirten Atatürk... Şimdi eskisine dönüştürmek için ‘bu şeref AKP ve BDP’ye kalmasın’ diye alelacele kanun teklifi getiren parti CHP, Atatürk’ün kurduğu ve ilk genel başkanı olduğu parti!.. Ayrıca en Atatürkçü parti!.. Dersim isyanı bastırılırken ülkeye hükûmet eden parti!.. Katliamla hatta soykırımla suçlanan ama o suçlayanları bile Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığından sonra kendisinden milletvekili seçtiren parti!.. 
Koalisyon partisi gibi... Ulusalcılar, liberaller ve BDP’yle yarışacak çapta ‘demokrat’lar var, ‘fikir birliği’ haricinde ne ararsanız var... Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nda yaşananlar CHP içindeki parçalı yapıyı göstermesi açısından komedi sınırlarını aşacak boyuttaydı... Komisyondaki üç CHP’li üyeden Batum ‘vatandaşlık’maddesinde ‘Türk vatandaşlığı’nın yer almasını savunurken, Attila Kart ulus devlet olamadığımızı, bu yüzden yeni anayasada ‘etnik’eşitliğin vurgulanmasını öne sürdü... ‘Türk olmasını istemiyoruz’diyen BDP’li Yıldız’a eşlik eden ise üçüncü CHP’liydi... İzmir Milletvekili Rıza Türmen, ‘Türk’ yerine ‘vatandaş’ denilmesini teklif etti...
Rıza Türmen’i sadece Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ndeki on yıllık hakimliğinden tanımıyoruz... Kendisini BDP’lilerin dokunulmazlığının kaldırılması söz konusu olduğunda ‘genelleştirilmemesi’ni gerekçe göstererek karşı çıkmasından, Hakkari’de PKK’lı teröristlerle BDP’li milletvekillerinin kucaklaşması sorulduğunda  “Ben bu olayda bir şiddet göremedim” demesinden, ‘nötr vatandaşlık’ teklifinden ve ‘Türk’ kavramının ‘üst kimlik’olamayacağına dair içtihatlarından tanıyoruz... 
Bir garip çelişkiler partisi CHP’yi siyasî literatürün hangi kavramıyla tanımlayabiliriz? Seyit Rıza’ya iade-i itibar isteyenler, Dersim için kanun teklifi verenler, ‘dağdaki iyi çocuklar’ın arkadaşları, Sosyalist Enternasyonal’de ‘Kürt sorununun uluslararası platforma taşınma’kararına imza koyanlar ve diğerleri... Evet fonksiyonları itibariyle ancak ‘diğerleri’ olarak anılabilecek olanlar!.. 
Tunceli-Dersim meselesi ‘dilde ırkçılık’ meselesi değil... Bunu anlamamak için ya ‘bağnaz’, ya ‘kripto’ ya da ‘kurulmuş’ olmak gerekiyor!..

Yorumlar

Güvenlik Kodu

vahiy  insan  şehir  revelation  ahlâk  etik  ethica  nüzhet yalan estetik  metafizik  ebrah doğu  batı  fıtrat  creation  yaratılış  iyilik  kötülük  dürüstlük  eşref-i mahlûkat  kişilik  asâlet  cesâret  vefâ  sadâkat  ihânet  yalan  immoralist  mitoloji  belh’um adâl  aere perennius  antere  genetik  şuur  terbiye  muâşeret  muâşaka  muvâsalat  firâk  zarâfet  letâfet  ferâset  panteon   rolyef  fresk  heykel  portre  gravür   ideal  ülkü  ülkücü   kerbelâ  aşk keşke  cennet  cehennem  araf  âdem  havva  hâbil  kâbil  elma  haz  hayâ  hicap  gurur  hürriyet  adâlet  musâvat  agnostic  akıl  dacret  locig  analytical  antiq  aristokrasi  kûrûn-i vustâ  giyotin  hakikat  hikmet  paradox  dialectic  tenkit  stoa  akademia  logos  logos spermaticos  felâsife  gelenek  hermeneutic  semantic  hint  upanişad  mutezile  ihvân-ı safa  ilk neden   iskenderiye okulu  medinetü’l fâzıla   hürriyet  kölelik  rönesans  ütopya  rethoric allah’ın kulu abdullah muhammed  kur’ân  endülüs ibn-i rüşd  aristotales  şeyh gâlip  farâbi  platon  sokrat   marcus aurelius  galile  mimar sinan  kirkedard  farabi  ibn-i sina   ibn-i hâldun  kafka  taşköprülüzâde  gazâli  musa cârullah  şemseddin sâmi frasheri  bergson  enver paşa  muhammed ikbal  hayyam  mehmet âkif  yâkup cemil  şems  ibn-i haldun  mevlâna  ali şeriâti  fuzulî  ebu’l âlâ el maarrî  ahmet mithat efendi  cemil meriç  nâmık kemal  ahmed hamdi tanpınar  kemal tahir  yahya kemal  cahid zarifoğlu  dostoyevski  tolstoy  knut hamsun  nietzsche  oğuz atay gogol  albert camus  descartes  herman hesse  puşkin  halil cibran  kaşgarlı mahmut  tevfik fikret  cenap şehabettin  neyzen tevfik  motzart  bach  mahler  tarkovski  suç ve  cezâ   anna karenina  madonna  prag  istanbul  çocuk kalbi  sn. petersburg  soljenitsin  marks  kant  heraklit  hegel  el-hamra  endülüs  kâmus u türkî  redhouse  wagner  kâmus u okyanus  lugat-i fransevî  iliria shqip  meydan larusse  şakâyık-ı nûmâniye  mevzuâtü’l ulûm  abdülkadir merâgi  ıtrî  muhammed esed  michelangelo van gogh  cezanne  rembrand  monet  hoca ali rıza  ulysess gaze  eleni karaindrou  sezen aksu  golha  farid farjad  osman hamdi

Tasarım : ATS