Telvin Hüsn-ü Hat Sahaf Şiir sine40
Anasayfa > Servet Avcı > ‘Mahallî seçim’ görünümlü referandum

‘Mahallî seçim’ görünümlü referandum



Türkiye’de Tayyip Erdoğan kadar anketlere önem veren ve attığı adımların bulduğu veya bulamadığı toplumsal karşılığı anketlerle test eden bir başka genel başkan olmamıştır... Her hangi bir icraatı kim tarafından eleştirilirse eleştirilsin, umurunda değil... Onun için asıl önemli olan periyodik şekilde yaptırdığı kamuoyu araştırmalarının sonuçları... Politikasını, dilini ve  dozajını toplumun verdiği veya vermediği tepkilere göre belirliyor...
Meselâ halkın bir kısmının şiddetli tepkisini çeken bir eyleminin sonuçlarına bakıyor... Bu tepki kendisine oy veren seçmen bloğunda bir kemikleşmeye yol açıyorsa, ‘müşteki’nin derdi ona gıda oluyor... Ülkenin tamamını kucaklayan bir devlet adamı olmaktansa, kendisini aynı çoğunlukla iktidarda tutmaya yetecek olan kitlenin hissiyatına sarılmayı tercih ediyor... ‘Kişisel sonuç odaklı’düşünüldüğünde bu son derece başarılı ve anlaşılabilir ama ‘iç barışı koruma odaklı’düşünüldüğünde son derece riskli bir durum...
Meşhur ‘balkon konuşmaları’nın o balkonda kaldığı, sandığın her şey demek olduğu bir düzende elbette bir ‘siyasî mezhep’ doğuyor... Bu mezhebin kendine has ritüelleri, kabulleri, retleri var... Her gün seçim varmış gibi insanların reflekslerinin kontrol edildiği profesyonel bir anlayış bu... Bizler gibi yazı yazanların ve siyasetçilerin zaman içinde farklılıklar, zıtlıklar görerek ifşa ettiğimizi zannettiğimiz iktidar sahiplerine ait çelişkiler, aslında seçmende görülen dalgalanmalar üzerine alınan tedbirlerin sonucu... Bir demecin öncekiyle çelişip çelişmemesi çok da önemli değil... Önemli olan o anki ihtiyaca hitap ediyor olması... Habur öncesi ve sonrası söylenenler bu karakterin tipik örneğidir...
İşte bunun için Mart’taki mahallî seçimler asla sadece mahallî seçimler olmakla sınırlı kalmayacaktır... O seçimler hükûmet politikalarının sorgulandığı bir kamuoyu yoklaması, hatta güvenoyu niteliği taşıyacaktır... AKP’nin ülke genelinde oy oranını koruması durumunda, Başbakan Erdoğan’ın bunu ‘belediyecilik’le sınırlı görmeyeceği, sergilediği siyasetin ‘onay’ı anlamında değerlendireceği muhakkak... Üstelik ülke bütünlüğünü riske atan maceracı politikalarında dozajı yükseltme ihtimali hiç de az değil...
Erdoğan’ı mevcut politikalarını gözden geçirmeye itecek en önemli etken, nispî de olsa sandıkta yaşayacağı düşüştür... Zaman zaman milliyetçi, liberal, özgürlükçü, ‘tek vatancı’ diller arasında savrulmasına sebep olan toplumsal gerekliliğin sandıkta depreşmesi çok çok önemli... Sandıkta yaşanabilecek düşüş ve üç büyükşehir belediyesinin kaybedilmesi siyasetteki bütün taşları yerinden oynatacaktır... Şimdiye kadar sonuçlardan alınan güçle bastırılan ne varsa açığa çıkmaya başlayacak, iç muhasebe ve politikaları gözden geçirme ihtiyacı bir tercih olarak değil, bir mecburiyet olarak AKP’nin karşısına çıkacaktır... 1994’teki belediye seçimleriyle vites büyüten ve katlanarak bugünlere ulaşan kadronun yine bir belediye seçimleriyle büyüsünü kaybetme ihtimali bir yana, açılım konusunda girilen karanlık tünelin iktidar mahfillerinde yeniden sorgulanmasına yol açacak olması bile başlı başına ‘aşama’ niteliği taşıyacaktır...
Bu seçimler asla sadece kanalizasyon, kaldırım, su şebekesi, çöp toplama, sokak aydınlatması seçimleri olmayacaktır...

Yorumlar

Güvenlik Kodu

vahiy  insan  şehir  revelation  ahlâk  etik  ethica  nüzhet yalan estetik  metafizik  ebrah doğu  batı  fıtrat  creation  yaratılış  iyilik  kötülük  dürüstlük  eşref-i mahlûkat  kişilik  asâlet  cesâret  vefâ  sadâkat  ihânet  yalan  immoralist  mitoloji  belh’um adâl  aere perennius  antere  genetik  şuur  terbiye  muâşeret  muâşaka  muvâsalat  firâk  zarâfet  letâfet  ferâset  panteon   rolyef  fresk  heykel  portre  gravür   ideal  ülkü  ülkücü   kerbelâ  aşk keşke  cennet  cehennem  araf  âdem  havva  hâbil  kâbil  elma  haz  hayâ  hicap  gurur  hürriyet  adâlet  musâvat  agnostic  akıl  dacret  locig  analytical  antiq  aristokrasi  kûrûn-i vustâ  giyotin  hakikat  hikmet  paradox  dialectic  tenkit  stoa  akademia  logos  logos spermaticos  felâsife  gelenek  hermeneutic  semantic  hint  upanişad  mutezile  ihvân-ı safa  ilk neden   iskenderiye okulu  medinetü’l fâzıla   hürriyet  kölelik  rönesans  ütopya  rethoric allah’ın kulu abdullah muhammed  kur’ân  endülüs ibn-i rüşd  aristotales  şeyh gâlip  farâbi  platon  sokrat   marcus aurelius  galile  mimar sinan  kirkedard  farabi  ibn-i sina   ibn-i hâldun  kafka  taşköprülüzâde  gazâli  musa cârullah  şemseddin sâmi frasheri  bergson  enver paşa  muhammed ikbal  hayyam  mehmet âkif  yâkup cemil  şems  ibn-i haldun  mevlâna  ali şeriâti  fuzulî  ebu’l âlâ el maarrî  ahmet mithat efendi  cemil meriç  nâmık kemal  ahmed hamdi tanpınar  kemal tahir  yahya kemal  cahid zarifoğlu  dostoyevski  tolstoy  knut hamsun  nietzsche  oğuz atay gogol  albert camus  descartes  herman hesse  puşkin  halil cibran  kaşgarlı mahmut  tevfik fikret  cenap şehabettin  neyzen tevfik  motzart  bach  mahler  tarkovski  suç ve  cezâ   anna karenina  madonna  prag  istanbul  çocuk kalbi  sn. petersburg  soljenitsin  marks  kant  heraklit  hegel  el-hamra  endülüs  kâmus u türkî  redhouse  wagner  kâmus u okyanus  lugat-i fransevî  iliria shqip  meydan larusse  şakâyık-ı nûmâniye  mevzuâtü’l ulûm  abdülkadir merâgi  ıtrî  muhammed esed  michelangelo van gogh  cezanne  rembrand  monet  hoca ali rıza  ulysess gaze  eleni karaindrou  sezen aksu  golha  farid farjad  osman hamdi

Tasarım : ATS