Telvin Hüsn-ü Hat Sahaf Şiir sine40
Anasayfa > Servet Avcı > ‘Reca ederim, bu bahsi kapatmayalım!’

‘Reca ederim, bu bahsi kapatmayalım!’


Hasdal’da rüşvetçiyi evire çevire dönen ’komutan’ı okuduktan sonra gururlanmamak mümkün değil… Para sayma makinası, ayakkabı kutusu ve dantelli kefen gibi ’hayalî’ hikâyelerin kirlettiği bir  ortamda, böylesine ’gerçek’ bir efsaneyi öğrenmiş olmamız göğsümüzü kabarttı!.. Yandaş gazeteci, çok titiz bir araştırmadan sonra, küllenme ihtimali olan bir gerçeği ortaya çıkararak, yakın tarihimize ışık tutmuş oldu!..


Yandaş gazetecinin hikâyesini önce bir özetleyelim: Tayyip Erdoğan Hasdal’daki tümende kantinlerden sorumlu yedek subay… Kendisine ziyaretçisinin olduğu haber verilen Erdoğan astsubayla birlikte kantine gidiyor… Kendisini bekleyen adam ’yazar’ın tarifiyle etli-butlu, ceket cebinde mendili olan şık birisi… Adam biraz da tepeden bakan bir edada, “Hayırlı olsun komutan, kantin sorumluluğuna getirilmişsiniz” deyince bizimkinin beyninde şimşekler çakıyor tabii…


O adamın sebeb-i ziyaretini aynen aktarıyorum yazıdan: “Bu kantinlere malı hep biz veririz. Senden önceki ‘arkadaş’ sağ olsun çok iyiydi. Senin de ‘temiz’ bir arkadaş olduğun belli. Biz giden arkadaşla şöyle çalışırdık…”


Adam ‘fahri’ Kartal Tibet’le karşılaştığının farkında değil!.. Erol Taş misali sonradan başına geleceklerden habersiz konuşuyor… Utanmadan önceki ’komutan’la nasıl uyumlu çalıştıklarını anlatıyor… Çalışma usulleri ’kazandır-kazan’mış… Yani bin liralık mal alınacaksa komutanın cebine elli lira ‘pay’ düşermiş… Ve o ziyaretçi ’fakir ama gururlu’ komutana iğrenç teklifi yapmış: “Bu dönem de böyle çalışırız. Yine eskisi gibi yüzde (….)”


‘Esas oğlan’ın sabrı işte burada tükeniyor ve yine yazarın ifadesiyle “İki eliyle yakasından çekip… ‘Seni namussuz herif, bu ne cüret ulan!’ dedikten sonra… Bir girişiyor herife… Yer misin yemez misin!...”  Araya giren astsubay da herifin eşek sudan gelinceye kadar dayak yemesini engelleyemiyor!.. Herif üstü-başı dağılmış vaziyette nizamiyeden kaçarken, o bildiğimiz ’klasik’ tehditleri savuruyor: “Göreceksin, en yukarılara şikayet edeceğim seni! Askerliğin bitmeyecek!..” 


Yanındaki iyi kalpli astsubay NubarTerziyan tedirginliğindedir!.. “Komutanım; çok aşırı tepki gösterdiniz herife. Şimdi gider, elinden geleni ardına koymaz..” Bu sözler üzerine Tayyip komutan şu nutkuyla ulusa seslenir: ”Herkes millet hakkını muhafazada itina göstermelidir ama emaneti üzerine alanlar milyon kat hassas olmalıdır. Ben böyle gördüm ailemden, hocalarımdan!.. Böyle gördüm ‘Okul’umdan!”


Hikâye tedirgin bekleyişin ardından mutlu sonla, tümen komutanının Tayyip Erdoğan’a tebrik çayı ısmarlamasıyla biter!.. Bildiğimiz Yeşilçam senaryolarından tek farkı, bu tip durumlarda, genç komutanın tümgeneralin kızıyla evlenmesi!..  


Moda deyimle böyle bir hikâyeyi uydurmak için zamanlama pek ’mânidar’!.. Daha önce Star’dan Elif Çakır, Erdoğan’ın ırkçılık ve faşizmle mücadelede Nobellik olduğunu, köleliği bitiren Abraham Lincoln’e benzediğini, hayatının kuşaktan  kuşağa aktarılabilmesi için filminin çekilmesi gerektiğini buyurarak, yönetmen koltuğuna Steven  Spielberg’in oturtulmasını teklif etmişti…‘


Film türü olarak ’ilim-burgu’ zannedilse de, kimi art niyetlilerde fantastik ötesi çağrışımı yapsa da ’gerçek hayat’tan aktarılan bu tarihî kesit Spielberg’in işine gelir mi bilmiyoruz… Ama eğer böyle bir filme kalkışırsa, bazı fimlerde olduğu gibi sonuna şöyle bir ekleme yapılarak, kahramanların son durumları hakkında bilgi verilmeli:


Genç komutan: O şimdi Başbakan… Pembe panjurlu evleri, gemilerde talim yapan çocukları var… Dünyalık yerinde, mutlu-mesut…  Dayak yiyen herif: Faiz lobisini yönetiyor, borsa spekülatörlüğünden birkaç kez hapse girdi çıktı… Astsubay: Emeklilikten sonra kabak kemane kursunu başladı, güneye yerleşti…  Önceki kantin komutanı: Tövbe etti, Umre turları düzenleyen şirket kurdu… Tümgeneral: Sizlere ömür, Zincirlikuyu’da… Tümgeneralin kızı: Aşkını kalbine gömdü, hiç evlenmedi, assolist altı olarak fuarlarda ve belediye şölenlerinde sahneye çıkıyor!..


Bakalım yağcılık daha nereye varacak ve bakalım daha neler uydurulacak?


Yorumlar

Güvenlik Kodu

vahiy  insan  şehir  revelation  ahlâk  etik  ethica  nüzhet yalan estetik  metafizik  ebrah doğu  batı  fıtrat  creation  yaratılış  iyilik  kötülük  dürüstlük  eşref-i mahlûkat  kişilik  asâlet  cesâret  vefâ  sadâkat  ihânet  yalan  immoralist  mitoloji  belh’um adâl  aere perennius  antere  genetik  şuur  terbiye  muâşeret  muâşaka  muvâsalat  firâk  zarâfet  letâfet  ferâset  panteon   rolyef  fresk  heykel  portre  gravür   ideal  ülkü  ülkücü   kerbelâ  aşk keşke  cennet  cehennem  araf  âdem  havva  hâbil  kâbil  elma  haz  hayâ  hicap  gurur  hürriyet  adâlet  musâvat  agnostic  akıl  dacret  locig  analytical  antiq  aristokrasi  kûrûn-i vustâ  giyotin  hakikat  hikmet  paradox  dialectic  tenkit  stoa  akademia  logos  logos spermaticos  felâsife  gelenek  hermeneutic  semantic  hint  upanişad  mutezile  ihvân-ı safa  ilk neden   iskenderiye okulu  medinetü’l fâzıla   hürriyet  kölelik  rönesans  ütopya  rethoric allah’ın kulu abdullah muhammed  kur’ân  endülüs ibn-i rüşd  aristotales  şeyh gâlip  farâbi  platon  sokrat   marcus aurelius  galile  mimar sinan  kirkedard  farabi  ibn-i sina   ibn-i hâldun  kafka  taşköprülüzâde  gazâli  musa cârullah  şemseddin sâmi frasheri  bergson  enver paşa  muhammed ikbal  hayyam  mehmet âkif  yâkup cemil  şems  ibn-i haldun  mevlâna  ali şeriâti  fuzulî  ebu’l âlâ el maarrî  ahmet mithat efendi  cemil meriç  nâmık kemal  ahmed hamdi tanpınar  kemal tahir  yahya kemal  cahid zarifoğlu  dostoyevski  tolstoy  knut hamsun  nietzsche  oğuz atay gogol  albert camus  descartes  herman hesse  puşkin  halil cibran  kaşgarlı mahmut  tevfik fikret  cenap şehabettin  neyzen tevfik  motzart  bach  mahler  tarkovski  suç ve  cezâ   anna karenina  madonna  prag  istanbul  çocuk kalbi  sn. petersburg  soljenitsin  marks  kant  heraklit  hegel  el-hamra  endülüs  kâmus u türkî  redhouse  wagner  kâmus u okyanus  lugat-i fransevî  iliria shqip  meydan larusse  şakâyık-ı nûmâniye  mevzuâtü’l ulûm  abdülkadir merâgi  ıtrî  muhammed esed  michelangelo van gogh  cezanne  rembrand  monet  hoca ali rıza  ulysess gaze  eleni karaindrou  sezen aksu  golha  farid farjad  osman hamdi

Tasarım : ATS