Telvin Hüsn-ü Hat Sahaf Şiir sine40
Anasayfa > Servet Avcı > Başbakan’ın ‘hayırseverler’ini yedirmeyiz!

Başbakan’ın ‘hayırseverler’ini yedirmeyiz!

Servet Avcı 

Aİsmi Rıza Sarraf mı yoksa Reza Zarrab mı tam olarak bilemediğimiz ama Başbakan Erdoğan sayesinde ‘hayırsever’ olduğunu çok iyi bildiğimiz kişinin ‘saf’ genel müdürle diyalogları soruşturma dosyasından dışarıya sızdıkça müteşebbisliğin nasıl olabileceğini öğreniyoruz!..

Adam Dubai menşeli buğday getiriyor kızıyorsunuz, “Dubai’de buğday yetişmiyor, yalancısınız” diye... 

Oysa esas girişimci ruh budur, buğday yetişmeyen yerden buğday hasadı yapacak, Eskimolara buzdolabı, Ekvador’lulara da elektrikli ısıtıcı, Sihlere jilet satacaksınız!.. 

Hele bir de memleketi yönetenler yol verdi mi, sizin gerçeklerinize başkalarının hayalleri bile yetişemeyecek!.. 

O zaman topraklarından buğday yetişmeyen Dubai’den buğday, Etiyopya’daki teknoloji üssünden ultra-android cep telefonu, Tanzanya’daki silikon vadisinden bilgisayar programları ithal edebilirsiniz!.. 

Yeter ki sizde beraber yürüme azmi, para kokusu alınca radar gibi çalışan burun ve çakmaklaşan göz, hayır için atan bir kalp, her türlü darbeciye karşı demokrasi aşkıyla direnen bir ruh olsun, gerisi kolay!..

‘Hayırseverlik’le ‘hazırseverlik’ birbirine karıştırılmasın lütfen... 

Hayırsever havaalanı yapar, hazırsever ise uçağa binerken o havaalanını kullanır!.. 

Hayırsever üçüncü köprüyü yapar, hazırsever ise köprünün altından yüzerek karşıya geçmek yerine utanmadan köprüden geçer!.. 

Hayırsever canını devletin fişine pardon dişine takıp Marmaray yapar, kem gözlü hazırsever ise hem maliyeti kurcalar hem de çaktırmadan Marmaray’ı kullanır... 

Özetle hayırsever, iyilik yapıp denize atar, balık bilmese ‘alık’ bilir!.. 

Eh bu arada bal tutan parmağını cebine sokacak değil ya, tabii ki yalar!..

Bakın Türkiye’nin büyümesini istemeyenler, küresel güç olmasına hazmedemeyen vesayetçi kafalar nelerle uğraşıyorlar... 

Dubai’den gelen 150 bin ton buğday 5 bin tonluk gemiyle bir seferde nasıl gelirmiş? 

İşte ufukları o kadar dar ki, asıl marifetin burada olduğunu fark edemiyorlar bile!.. 

Hızlı tren gibi ‘hızlı gemi’ teknolojisini hayata geçirdiğimizi duymamışlar!.. 

O hızlı gemi denizleri neredeyse ışık hızıyla yara yara gidiyor ve Dubai-Türkiye arasında günde 30 sefer yapabiliyor!.. 

Zaten hayırsever dediğin gizli ve de hızlı çalışır!..

Daha önce bizden çıkan mucit çıkmaz diyenlere inatla bizden çıkan mucitlerin icatlarını sıralamıştık... 

Onlar İstenildiğinde mağdur taklidi yapıp, günde beş vakit ağlayabilen pilli bebekler, devletlû çocukları için içinden tersane çıkan şapkalar, beceriksiz makam sahibine batmayan koltuklar, tıraş ettiğiniz belediye görevlisini genel müdür veya müsteşar yapan bıçaklar, bir zamanlar gaflete düşerek “İçimizde gizli ve sinsi Neptünlüler olabilir” veya “Karısının çocuklarının yüzüne nasıl bakıyor, at üstünde duramayan ülkeyi yönetemez, rantın babasını getirdi, yarım hoca, yarım doktor, kendisini padişah sanıyor, yolsuzluk paçalarından akıyor” diyenler için hafızaları çitilemeye yarayan üç seçim dönemi garantili tam otomatik çamaşır makineleri, çok para kazanacak AVM ve arsaların kokusunu binlerce kilometre öteden alabilen ve yüksek hızda karar verebilen elektronik beyinler, hepsi bizim insanlığa kazandırdığımız icatlar... 

Ayrıca aldığımız bilgilere göre bu ‘sığdırma’ probleminin giderilmesi için yapılan çalışmalar son aşamaya gelmiş... 

Yukarıdaki icatların sahibi mühendislerimizin üzerinde çalıştığı projeye göre ayakkabı kutularına paraları sığdıramayan ‘saflar’ımız da rahatlayacak, kapasitesinin elli kat üzerinde gemiye mal 
sığdırmak zorunda kalan hayırseverlerimiz de!.. 

Geliştirilen zipleme tekniği sayesinde ‘zamanlamanın mânidar’ olduğu dönemlerde paralar ve mallar iğne ucu büyüklüğüne kadar ziplenecek, ‘zamanlamanın mânidar’ olmadığı dönemlerde papatya gibi açılarak eski hâline dönüştürülecek!..

Burada asıl olan ülkeye hizmet aşkıdır!.. 

Ve aşılmayacak problem yoktur!.. 

Yeter ki, ‘biat-fiyat’ dengesi bozulmasın!.. 

Ve yeter ki faiz lobicilerinden Gezi’cilere, vesayetçilerden 17 Aralıkçılara, Daltonlar’dan Hayati Hamzaoğlugillere kadar düşman üretme ve o düşmanın varlığını halka kabul ettirme gücümüz eksik olmasın!..

Yorumlar

yılkı KIZILKURT

“ ÖMER SEYFETTİN “nin ismini direk olarak GİZLİ KASA ŞİFRESİ ve “ YALNIZ EFE ” “ GİZLİ MABET ” kitaplarını da bilgisayar şifrelerinde “ hem de direk kitap formatında GÖSTERE GÖSTERE KULLANAN ” TRT nin “ ESKİ HİKAYE ” dizisinin EN KÖTÜ KARAKTERİ “ MURAT BOZTEPELİ ”, bak hele şu uyanıkların yaptığına, adamın ismine neredeyse “ BOZKURT ” diyeceklermiş, “ BOZTEPELİ ” yapmışlar. ÖYLE BEL ALTI / KURALSIZ VURUŞ YAPIYOR Kİ “ ESKİ HİKAYENİN SENARİSTLERİ, hayret ediyorsunuz. KENDİSİ AYNI ZAMANDA BOKSÖR OLAN RAHMETLİ TÜRK / TÜRKÇÜ / TURANCI büyüğümüz “ ÖMER SEYFETTİN ” ( ki kendileri ülkemizde Türkçülüğün kurucu / kitlelere yayıcı babalarındandır.) ‘in yaşasaydı karşısında ne kadar dayanabileceklerini FİKRİ / FİİLİ , düşünmeden edemiyor insan. Geçen bölümlerin birisinde, kendisine sığınan, İRANLI BİR AZERİ TÜRK bilim adamını, düşmanlarına para için sattı ( ki azerinin kafasına sıktı götürüp teslim ettikleri adamlar ) görüntüsü de verdiler ya ömer Seyfettin hayranı “ BOZTEPELİ ” ye , PES DOĞRUSU DEDİM. Aynı senarist ekip TRT de MOR MENEKŞELER “ dizisinde de aynı “ SÜBLİMİNAL MESAJ ” tekniklerini kullanmışlardı. ESKİ HİKAYE ve MOR MENEKŞELER senarist ekibi sosyalist olmalarına rağmen yine de yer yer iyi yönlerini de veriyor ( gizli bir hayranlıkları da var aslında “ MİLLİYETÇİ KÖKENLİ figürlere ) bir nebze olsun. ŞİMDİ konuya dönersek , BU SENARİSTLERİN EN AZINDAN ONLARIN FARKINDA OLDUĞUMUZU BİLMESİ GEREKİR. Sayın OKTAY VURAL 21 aralık 2011 de bir basın toplantısı ile bu senarist gurubun önceki çalışması mor menekşeler dizisi ile ilgili bir şeyler söylemişti. ( MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural TRT’nin kamusal yayın yaptığını belirterek tüm siyasi partilere eşit mesafede olmadığını savundu. TRT’deki Mor Menekşeler dizisinde “Dolandırıcı’’ rolündeki bir kişinin konuşması sırasında “Turan’dan, Türk’ten bahseden var mı artık’’ gibi ifadeler kullandığına dikkat çeken Oktay Vural “Dolandırıcılar şahı” denilen bu kişi, başka bir siyasi kimlik uygun görülmedi de bununla mı ilişkilendiriliyor” dedi. Vural, aynı dizide, “Demokrat Parti kimliğinin de yolsuzlukla ilişkilendirilmeye çalışıldığını öne sürdü. 22 aralık 2011) iyide olmuştu bence o basın toplantısı. DUYURULUR.

Güvenlik Kodu

vahiy  insan  şehir  revelation  ahlâk  etik  ethica  nüzhet yalan estetik  metafizik  ebrah doğu  batı  fıtrat  creation  yaratılış  iyilik  kötülük  dürüstlük  eşref-i mahlûkat  kişilik  asâlet  cesâret  vefâ  sadâkat  ihânet  yalan  immoralist  mitoloji  belh’um adâl  aere perennius  antere  genetik  şuur  terbiye  muâşeret  muâşaka  muvâsalat  firâk  zarâfet  letâfet  ferâset  panteon   rolyef  fresk  heykel  portre  gravür   ideal  ülkü  ülkücü   kerbelâ  aşk keşke  cennet  cehennem  araf  âdem  havva  hâbil  kâbil  elma  haz  hayâ  hicap  gurur  hürriyet  adâlet  musâvat  agnostic  akıl  dacret  locig  analytical  antiq  aristokrasi  kûrûn-i vustâ  giyotin  hakikat  hikmet  paradox  dialectic  tenkit  stoa  akademia  logos  logos spermaticos  felâsife  gelenek  hermeneutic  semantic  hint  upanişad  mutezile  ihvân-ı safa  ilk neden   iskenderiye okulu  medinetü’l fâzıla   hürriyet  kölelik  rönesans  ütopya  rethoric allah’ın kulu abdullah muhammed  kur’ân  endülüs ibn-i rüşd  aristotales  şeyh gâlip  farâbi  platon  sokrat   marcus aurelius  galile  mimar sinan  kirkedard  farabi  ibn-i sina   ibn-i hâldun  kafka  taşköprülüzâde  gazâli  musa cârullah  şemseddin sâmi frasheri  bergson  enver paşa  muhammed ikbal  hayyam  mehmet âkif  yâkup cemil  şems  ibn-i haldun  mevlâna  ali şeriâti  fuzulî  ebu’l âlâ el maarrî  ahmet mithat efendi  cemil meriç  nâmık kemal  ahmed hamdi tanpınar  kemal tahir  yahya kemal  cahid zarifoğlu  dostoyevski  tolstoy  knut hamsun  nietzsche  oğuz atay gogol  albert camus  descartes  herman hesse  puşkin  halil cibran  kaşgarlı mahmut  tevfik fikret  cenap şehabettin  neyzen tevfik  motzart  bach  mahler  tarkovski  suç ve  cezâ   anna karenina  madonna  prag  istanbul  çocuk kalbi  sn. petersburg  soljenitsin  marks  kant  heraklit  hegel  el-hamra  endülüs  kâmus u türkî  redhouse  wagner  kâmus u okyanus  lugat-i fransevî  iliria shqip  meydan larusse  şakâyık-ı nûmâniye  mevzuâtü’l ulûm  abdülkadir merâgi  ıtrî  muhammed esed  michelangelo van gogh  cezanne  rembrand  monet  hoca ali rıza  ulysess gaze  eleni karaindrou  sezen aksu  golha  farid farjad  osman hamdi

Tasarım : ATS