Telvin Hüsn-ü Hat Sahaf Şiir sine40
Anasayfa > Servet Avcı > AYM'nin kararı neden önemli?

AYM'nin kararı neden önemli?


Ne tuhaf bir durum: Yüze yakın tape yayınlandı, yayın durdurulmasıyla ilgili değil, ‘montajın tespiti’yle ilgili bir kişi bile mahkemeye başvurmadı!.. Bir başka deyişle, ses kasetleri yayınlanan onlarca kişiden mahkemeye giden Allah’ın kulu yok ama bunların montaj olduğuna inanan milyonlar var!.. 
Ne adı geçen siyasetçiler, ne bürokratlar, ne gazeteciler, ne iş adamları yargı yolunu tercih ettiler... Tek bir istisna çıkmadı “Bu ses bana ait değil” veya “Bunlar montaj” diyerek itibarı kurtarma ve adaleti isteme adına soluğu adliyede alan... Savunmalar yargıya taşınsaydı teknik incelemeler ve bilirkişi marifetiyle durum açıklığa kavuşacaktı... Konu gürültüye boğuldu, ısrarla bu zeminden kaçırıldı...
Böylece ‘şüphe’ ortada kaldı... İktidar tarafı tüm bu yaşananların ‘komplo’ ve ‘darbe girişimi’ olduğunu öne sürerek, kendi kitlesini bloke edecek bir ‘düşman’ icat etti... Üstelik bu ‘düşman’ı sadece kendilerine karşı değil, ‘ülkeye ve devlete karşı’ bir yapı gibi takdim ettiler... Sonuçta bu ‘muhayyel’ düşman varlığının sıklaştırdığı saflar, son seçimlerde yüzde 43 almaya yaradı... Konunun kriminal boyutu, milyonlarca insanın gözünde ‘daha büyük belâ’ karşısında bir şey ifade etmez hâle sokuldu... 
Seçimler bitti ama ‘şüphe’ hâlâ ortada... Ve Türkiye Cumhuriyeti’nin itibarı için bu şüphenin Erdoğan ve yol arkadaşları lehine veya aleyhine mutlaka ortadan kaldırılması, adaletin tesis edilmesi gerekiyor... Şimdi bu yolda ilerleme sağlanması için ‘altın fırsat’ doğdu...
Gelelim bu ‘altın fırsat’ın ne olduğuna: Bilindiği üzere Başbakan Erdoğan, haklarının ihlâl edildiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne ‘bireysel başvuru’ hakkını kullandı... Erdoğan, twitter ve youtube’daki paylaşılan içeriklerle ilgili yayın durdurmaya yönelik mahkeme kararlarının tam uygulanamadığını, kendisinin ve ailesinin temel haklarının zedelendiğini öne sürerek, devletten 50 bin TL manevî tazminat talep etti...
Para mesele değil... Hazinemiz ‘sıfırlanmadığına’ göre Erdoğan haklı bulunursa devletimiz o parayı kendisine öder... Burada asıl olan Anayasa Mahkemesi ‘hak ihlâli’ni değerlendirirken, söz konusu tapelerdeki sesin gerçek sahibine ve montaj iddialarının incelenmesine yönelik bir kapı aralayabilir mi? Elbette mahkeme ‘yasa koyucu’ değil ve kendisine biçilen hukukî sınırlar içinde karar vermek mecburiyetinde... Ama ‘hak ihlâli’nin var olup olmamasının tespitiyle ilgili izleyeceği yöntem ve yapacağı yorum çok önemli...
Mahkeme, konunun bu yönünün kendi yetki sahasına girmediğini düşünüp, sadece içeriklerin engellenmemiş olmasıyla sınırlı kalabilir... Dâvâcının ‘etkili başvuru yolu değil’ gerekçesini dikkate almaz ve önce idarî yargı yolunun tüketilmesi gerektiğine hükmedebilir... Veya Başbakan’ın ‘saygı duymadığı’ twitter’in serbest bırakılması kararında olduğu gibi tarihî bir yoruma imza atar ve tapelerin incelenmesinin yolunu açar...
Hukuken çok tartışmalı bir konu... Anayasa Mahkemesi ‘Yüce Divan’ olarak Meclis tarafından görevlendirilmediği sürece elbette tapelerin montaj olup olmadığıyla ilgili inceleme kararı veremez... Çünkü burada yargılanan Başbakan değil, devlet... Zaten Anayasa ve Meclis İç Tüzüğü bu konuda engellerle dolu...
Buradan murat, devam eden bir dâvâyla ilgili mahkemeyi etkilemek değil, mahkemeden çıkacak sonucun etkisini tartışmak... Belki de Başbakan ve yol arkadaşları haklı; o seslerin hepsi taklit veya montaj!..   O zaman hem kendileri için hem de Türkiye Cumhuriyeti’nin itibarı için aklanmaları gerekiyor... Bunun da tek yolu teknik inceleme... Bunu da talep etmesi gerekenler bizzat ‘mağdurlar’ olması gerekirken, o ‘mağdurlar’ın bunu yapmak yerine ‘özel hayatın gizliliği, iftira ve hakaret’ gibi unsurları engellemeye yönelik görevini tam yapmayan devletten manevî tazminat talebi ‘eksik’duruyor doğrusu...
Anayasa Mahkemesi’nin önündeki dilekçenin doğrudan konusu ‘devletin görevini tam yapmaması’ elbette...  Yürütülen soruşturmalarla ilgili bakanlar hakkında delil toplayan savcıların bile suç işledikleri ve Meclis’in yetkisine karıştıkları gerekçesiyle dâvâ konusu yapıldığı bir ortamda Anayasa Mahkemesi’nin kararı ve yorumu çok önemli...
Buradaki kişi siz değilseniz ‘kişilik haklarınız’ neden zedeleniyor? Eğer montajsa nasıl anlaşılacak? Onun için önce ve mutlaka teknik inceleme...


Yorumlar

Güvenlik Kodu

vahiy  insan  şehir  revelation  ahlâk  etik  ethica  nüzhet yalan estetik  metafizik  ebrah doğu  batı  fıtrat  creation  yaratılış  iyilik  kötülük  dürüstlük  eşref-i mahlûkat  kişilik  asâlet  cesâret  vefâ  sadâkat  ihânet  yalan  immoralist  mitoloji  belh’um adâl  aere perennius  antere  genetik  şuur  terbiye  muâşeret  muâşaka  muvâsalat  firâk  zarâfet  letâfet  ferâset  panteon   rolyef  fresk  heykel  portre  gravür   ideal  ülkü  ülkücü   kerbelâ  aşk keşke  cennet  cehennem  araf  âdem  havva  hâbil  kâbil  elma  haz  hayâ  hicap  gurur  hürriyet  adâlet  musâvat  agnostic  akıl  dacret  locig  analytical  antiq  aristokrasi  kûrûn-i vustâ  giyotin  hakikat  hikmet  paradox  dialectic  tenkit  stoa  akademia  logos  logos spermaticos  felâsife  gelenek  hermeneutic  semantic  hint  upanişad  mutezile  ihvân-ı safa  ilk neden   iskenderiye okulu  medinetü’l fâzıla   hürriyet  kölelik  rönesans  ütopya  rethoric allah’ın kulu abdullah muhammed  kur’ân  endülüs ibn-i rüşd  aristotales  şeyh gâlip  farâbi  platon  sokrat   marcus aurelius  galile  mimar sinan  kirkedard  farabi  ibn-i sina   ibn-i hâldun  kafka  taşköprülüzâde  gazâli  musa cârullah  şemseddin sâmi frasheri  bergson  enver paşa  muhammed ikbal  hayyam  mehmet âkif  yâkup cemil  şems  ibn-i haldun  mevlâna  ali şeriâti  fuzulî  ebu’l âlâ el maarrî  ahmet mithat efendi  cemil meriç  nâmık kemal  ahmed hamdi tanpınar  kemal tahir  yahya kemal  cahid zarifoğlu  dostoyevski  tolstoy  knut hamsun  nietzsche  oğuz atay gogol  albert camus  descartes  herman hesse  puşkin  halil cibran  kaşgarlı mahmut  tevfik fikret  cenap şehabettin  neyzen tevfik  motzart  bach  mahler  tarkovski  suç ve  cezâ   anna karenina  madonna  prag  istanbul  çocuk kalbi  sn. petersburg  soljenitsin  marks  kant  heraklit  hegel  el-hamra  endülüs  kâmus u türkî  redhouse  wagner  kâmus u okyanus  lugat-i fransevî  iliria shqip  meydan larusse  şakâyık-ı nûmâniye  mevzuâtü’l ulûm  abdülkadir merâgi  ıtrî  muhammed esed  michelangelo van gogh  cezanne  rembrand  monet  hoca ali rıza  ulysess gaze  eleni karaindrou  sezen aksu  golha  farid farjad  osman hamdi

Tasarım : ATS