Telvin Hüsn-ü Hat Sahaf Şiir sine40
Anasayfa > Adnan İslamoğulları > A'dan Z'ye diktatörlük

A'dan Z'ye diktatörlük


Tek parti diktatoryasına karşı zarif bir başkaldırı olan Gezi’yi, Taksim’e ‘monte’ edilen ‘eski dostlar’ kadrosundan yasa dışı örgütlerle terörize eden hükümetin ‘Buyurgan’ı, Gezi isyanının yıldönümünde Taksim’e çıkmaması için vatandaşı ikaz etti ve eğer bu ikaza rağmen gidenler olursa “Yok öyle böyle oldu” deme hakkını kaybedecekler dedi. Yani daha açık bir ifâde ile, “Kolum bacağım kırıldı, başımdan vuruldum öldüm, gözümden vuruldum kör oldum, ensemden vuruldum bitkisel hayata mahkûm oldum, gece yarısı sokak ortasında polisler ve siviller tarafından sopalarla öldüresiye dövülerek öldürüldüm” demek gibi bir lüksleri olmayacak ve  “A’dan Z’ye gereken yapılacak” dedi...
‘Yeni Türkiye’nin yeni yönetim biçiminin adı: ‘A’dan Z’ye diktatörlük’.  
Bütün dikkatler Gezi olaylarının yıldönümünde Taksim’e odaklanmışken, önüne konan her mikrofona kitleleri tahrik konuşmaları yapan ‘Buyurgan’ımız, Fetih Ruhu konulu kompozisyon yarışmasındaki nutkunun, yarışmanın isminden etkilenmiş olacak ki ‘giriş-gelişme-sonuç’ kısımlarının tamamını yine Gezi’ye ayırarak “İşte bu Geziciler var ya Geziciler onlar fikri olmayanlardır. Onlar düşüncesi olmayanlardır...” diyerek gerginlik tohumlarını serpmeye devam etti. 
‘Yeni Türkiye’nin yeni yönetim biçiminin adı: ‘A’dan Z’ye diktatörlük’.  
Yıllardır MHP’yi şehit kanı üzerinden siyâset yapmakla itham eden ‘Buyurgan’ımız, seçim meydanlarını Mısır’da öldürülen Esma’nın küçük ve mâsum bedeni üzerinden devşirdiği oy rantıyla donatırken, kendi ülkesinde kendisinin ‘efsane yazan’ polislerinin silahından çıkan fişeklerle ölen bir çocuğun ölüm yıldönümü kutlamaları için, “Kan tacirleri karşısında elbet susmayacağız. Yine bir olay oldu. Neymiş Berkin Elvan’ı anmak için okulda tören düzenleyeceklermiş. Şu hale bak ya. Yani biz bu ülkede kusura bakmayın her ölüm hadisesinde bir tören mi düzenleyeceğiz. Ölmüştür geçmiştir” diyerek bir çocuğun ölümünü önemsizleştirmiş ve protesto hâdiseleriyle ilgili olarak “Polis nasıl sabrediyor, anlamıyorum” sözleriyle işaret fişeğini yakmış, polise acımasızca saldırı emri vermiştir.
‘Yeni Türkiye’nin yeni yönetim biçiminin adı: ‘A’dan Z’ye diktatörlük’.  
Yeni Türkiye’nin yeni yönetim biçiminin adı yalnızca ülkenin bir kısmında ve bir kesiminde diktatörlükten sınırsız demokrasiye, öfkeden şefkate, tehditten iltifata, nefretten sevgiye dönüşüyor. Konu PKK olduğunda, konu, İmralı’daki bebek katili olduğunda, konu KCK olduğunda, diktatörlük, kabadayılık, Kasımpaşalılık rafa kalkıyor, bunların yerini ‘açılım’ adı altında bir ‘teslimiyet’ alıyor. Yer Gezi Parkı, Kızılay veya benzerî şehir meydanları oldu mu, biber gazı ve TOMA’lar çekiliyor yerini, olayları yalnızca izleyen müşfik polisler, “Abdullah Öcalan ve Tayyip Erdoğan’ı takdir ediyorum” diyen Valiler, olayları internet sitesinden duyuran ve haber ajansı gibi çalışan Genelkurmay alıyor...
‘Yeni Türkiye’nin yeni yönetim biçiminin adı: Batı’da ‘A’dan Z’ye diktatörlük’, Güneydoğu’da ise ‘Açılım...’
‘Buyurgan’ımız Batı’da otoriter, Güneydoğu’da ise teslim olan bir devrik lidere dönüşüyor. ‘Buyurgan’ımız Batı’da tehditkâr, Güneydoğu’da ise tehdit edilene dönüşüyor. ‘Buyurgan’ımız Batı’da racon kesiyor, Güneydoğu’da ise racon yiyor...
‘Buyurgan’ımız Gezi protestocularına racon keserken Batı’da, raconun sunturlusunu BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’tan yiyor. Demirtaş, PKK’nın dağa kaçırdığı çocuklarla ilgili B ve C planından söz eden Buyurgan’a “Onun B planı gidip Sayın Öcalan’a yalvarmak, C planı da ikinci kez Sayın Öcalan’a yalvarmak” diyor...   
Geçen yazımızda, “Bir hakikat sâdâsı yükselmeyecek mi bu ‘ülke’den?” diye sormuştuk.
Bu yazımızda da Nâmık Kemal’in bir sorusunu soralım:
“Bulunur mu kurtaracak bahtı kara mâderini?”

Yorumlar

Güvenlik Kodu

vahiy  insan  şehir  revelation  ahlâk  etik  ethica  nüzhet yalan estetik  metafizik  ebrah doğu  batı  fıtrat  creation  yaratılış  iyilik  kötülük  dürüstlük  eşref-i mahlûkat  kişilik  asâlet  cesâret  vefâ  sadâkat  ihânet  yalan  immoralist  mitoloji  belh’um adâl  aere perennius  antere  genetik  şuur  terbiye  muâşeret  muâşaka  muvâsalat  firâk  zarâfet  letâfet  ferâset  panteon   rolyef  fresk  heykel  portre  gravür   ideal  ülkü  ülkücü   kerbelâ  aşk keşke  cennet  cehennem  araf  âdem  havva  hâbil  kâbil  elma  haz  hayâ  hicap  gurur  hürriyet  adâlet  musâvat  agnostic  akıl  dacret  locig  analytical  antiq  aristokrasi  kûrûn-i vustâ  giyotin  hakikat  hikmet  paradox  dialectic  tenkit  stoa  akademia  logos  logos spermaticos  felâsife  gelenek  hermeneutic  semantic  hint  upanişad  mutezile  ihvân-ı safa  ilk neden   iskenderiye okulu  medinetü’l fâzıla   hürriyet  kölelik  rönesans  ütopya  rethoric allah’ın kulu abdullah muhammed  kur’ân  endülüs ibn-i rüşd  aristotales  şeyh gâlip  farâbi  platon  sokrat   marcus aurelius  galile  mimar sinan  kirkedard  farabi  ibn-i sina   ibn-i hâldun  kafka  taşköprülüzâde  gazâli  musa cârullah  şemseddin sâmi frasheri  bergson  enver paşa  muhammed ikbal  hayyam  mehmet âkif  yâkup cemil  şems  ibn-i haldun  mevlâna  ali şeriâti  fuzulî  ebu’l âlâ el maarrî  ahmet mithat efendi  cemil meriç  nâmık kemal  ahmed hamdi tanpınar  kemal tahir  yahya kemal  cahid zarifoğlu  dostoyevski  tolstoy  knut hamsun  nietzsche  oğuz atay gogol  albert camus  descartes  herman hesse  puşkin  halil cibran  kaşgarlı mahmut  tevfik fikret  cenap şehabettin  neyzen tevfik  motzart  bach  mahler  tarkovski  suç ve  cezâ   anna karenina  madonna  prag  istanbul  çocuk kalbi  sn. petersburg  soljenitsin  marks  kant  heraklit  hegel  el-hamra  endülüs  kâmus u türkî  redhouse  wagner  kâmus u okyanus  lugat-i fransevî  iliria shqip  meydan larusse  şakâyık-ı nûmâniye  mevzuâtü’l ulûm  abdülkadir merâgi  ıtrî  muhammed esed  michelangelo van gogh  cezanne  rembrand  monet  hoca ali rıza  ulysess gaze  eleni karaindrou  sezen aksu  golha  farid farjad  osman hamdi

Tasarım : ATS