Telvin Hüsn-ü Hat Sahaf Şiir sine40
Anasayfa > Adnan İslamoğulları > Şehit evleri…

Şehit evleri…


Kırk günde yirmi bir polisimiz şehit oldu...


Kırk günde yirmi bir askerimiz şehit oldu...


Kırk günde üç sivil vatandaşımız hayatını kaybetti...


Ülkemizde özerklik ilanları basın toplantılarıyla televizyon haberlerinde yayınlanıyor, "devleti tanımıyoruz.." açıklamalarıyla birlikte...


"HDP'li hükümette ulusal güvenlik endişemiz olmaz" açıklaması geliyor hükümetin bir bakanından...


Ekranlardan kırmızı-beyaz bayraklara sarılmış şehit cenâzeleri dağılıyor ülkenin dört bir yanına, polen gibi dağılıyorlar.. vatan tohumları serpiyorlar yine vatan toprağına.. siyâsetin tüm ahlâksızlığına rağmen...


Şehit anneleri feryâd ediyorlar.. "evlâdımın düğün günü bugün.." diyor, iktidar partisi yetkililerini görünce kendi kuzusunun düğününde, kendi şehidinin cenâzesinden ayrılmak istiyor...


Siirt-Pervari kara yolunda, terör örgütünün pusu kurması sonucu şehit düşen Beycur'un cebindeki telefon, cenâzesi Siirt Devlet Hastanesi morguna getirildiği sırada çalıyor.. arayan şehidin annesidir.. telefon elden ele dolaşır.. devlet o telefona cevap veremez..


Bursa'da şehit cenâzesine katılan Bakan protesto edilir.. sığındığı iki binada içeriden de protesto edilir ve belediye binasına sığınmak zorunda kalır.. şehidi uğurlamaya gelenler "Kâtil AKP" diye bağırır...


Kırıkkale'deki şehit cenâzesinde, çözüm süreci denen ihânetin teorisyenlerinden AKP Ankara milletvekili ağır hakaretlerle protesto edilir...


Oluk oluk, vatan evlâtlarının kanı akarken TBMM tatilini yarıda kesmez...


Ekranlardan bütün yurda şehit annelerinin feryatları yayılır...


Şehit evleri sosyal medyada milyonlarca kez görüntülenir...


Bayraklarla donanmış şehit evleri olan bitenin hiçbir soruya mahal bırakmaksızın izahı gibidir.. rütbelisinden erine.. polis memurundan komiserine kadar şehit evleri hep aynıdır.. derme çatma.. sıvasız.. çatısız hatta bâzıları.. içinde iki lokma ve bir hırka ile yaşandığını haykıran bir fakirliğin evleri hepsi.. fakirliğin.. ama temelinden üzerindeki kırık kiremitlerine kadar nesiller boyunca bu vatanın kökleri olduğunu.. haram lokmanın.. yetim hakkının.. kul hakkının.. karışmadığı sofralarında "Allah bu vatana zevâl vermesin" dualarına âmin elleri açıldığını, sofralarda oturulduğunu haykıran şehit evleri onlar.. 


Kırk günde yirmi bir polisimiz şehit oldu...


Kırk günde yirmi bir askerimiz şehit oldu...


Kırk günde üç sivil vatandaşımız hayatını kaybetti...


Tez zamanda taş üstünde taş bırakmaksızın.. yüzleri maskeli, ellerinde silah  tutan bir tek teröristi bile sağ bırakmaksızın, özerklik ilanı gibi bir küstahlığı mahkemelerde ilk celsede en ağır şekilde cezâlandırmaksızın, şehit edilen asker ve polislerimiz için "etkisiz hâle getirildi.." şeklinde mesaj atan HDP'li en ağır şekilde hukukî cezaya çarptırılmaksızın, sıkıyönetim ilanı ve sokağa çıkma yasağıyla isim isim bilindiği hükümetçe daha önce söylenen KCK'lılar, YDG-H'liler yine isim isim toplanıp gerekli cezâlara çarptırılmaksızın HDP kapatılıp Kandil'de çektirdikleri fotoğraflar sebebiyle bile ömür boyu hapse mahkûm edilmeksizin, İmralı'daki mahkûm yine 'bebek kâtili' olarak devletçe tanımlanmak ve izole edilmeksizin, eski solcu döneklerinden siyasal İslâmcı zübüklere kadar tüm PKK kalemleri terör örgütüne yamaklık yapmaktan sorgulanıp mahkeme önüne çıkarılmaksızın, şehitlik adı altında evlâtlarımızın kâtilleri için açılan çukurlar içindekilerle birlikte vatan topraklarından çıkarılmaksızın, Güney, Doğu ve Güneydoğu'da asker, polis ve sivil bürokrasi 'güvenlik politikaları çerçevesinde' yeniden ve titizlikle düzenlenmeksizin,'çözüm süreci' adı altında yürütülen ihânete son verilmeksizin daha çok akacak olan kanın önüne geçilemeyecek ve analar ağlamaya devam edecektir...


Yorumlar

Güvenlik Kodu

vahiy  insan  şehir  revelation  ahlâk  etik  ethica  nüzhet yalan estetik  metafizik  ebrah doğu  batı  fıtrat  creation  yaratılış  iyilik  kötülük  dürüstlük  eşref-i mahlûkat  kişilik  asâlet  cesâret  vefâ  sadâkat  ihânet  yalan  immoralist  mitoloji  belh’um adâl  aere perennius  antere  genetik  şuur  terbiye  muâşeret  muâşaka  muvâsalat  firâk  zarâfet  letâfet  ferâset  panteon   rolyef  fresk  heykel  portre  gravür   ideal  ülkü  ülkücü   kerbelâ  aşk keşke  cennet  cehennem  araf  âdem  havva  hâbil  kâbil  elma  haz  hayâ  hicap  gurur  hürriyet  adâlet  musâvat  agnostic  akıl  dacret  locig  analytical  antiq  aristokrasi  kûrûn-i vustâ  giyotin  hakikat  hikmet  paradox  dialectic  tenkit  stoa  akademia  logos  logos spermaticos  felâsife  gelenek  hermeneutic  semantic  hint  upanişad  mutezile  ihvân-ı safa  ilk neden   iskenderiye okulu  medinetü’l fâzıla   hürriyet  kölelik  rönesans  ütopya  rethoric allah’ın kulu abdullah muhammed  kur’ân  endülüs ibn-i rüşd  aristotales  şeyh gâlip  farâbi  platon  sokrat   marcus aurelius  galile  mimar sinan  kirkedard  farabi  ibn-i sina   ibn-i hâldun  kafka  taşköprülüzâde  gazâli  musa cârullah  şemseddin sâmi frasheri  bergson  enver paşa  muhammed ikbal  hayyam  mehmet âkif  yâkup cemil  şems  ibn-i haldun  mevlâna  ali şeriâti  fuzulî  ebu’l âlâ el maarrî  ahmet mithat efendi  cemil meriç  nâmık kemal  ahmed hamdi tanpınar  kemal tahir  yahya kemal  cahid zarifoğlu  dostoyevski  tolstoy  knut hamsun  nietzsche  oğuz atay gogol  albert camus  descartes  herman hesse  puşkin  halil cibran  kaşgarlı mahmut  tevfik fikret  cenap şehabettin  neyzen tevfik  motzart  bach  mahler  tarkovski  suç ve  cezâ   anna karenina  madonna  prag  istanbul  çocuk kalbi  sn. petersburg  soljenitsin  marks  kant  heraklit  hegel  el-hamra  endülüs  kâmus u türkî  redhouse  wagner  kâmus u okyanus  lugat-i fransevî  iliria shqip  meydan larusse  şakâyık-ı nûmâniye  mevzuâtü’l ulûm  abdülkadir merâgi  ıtrî  muhammed esed  michelangelo van gogh  cezanne  rembrand  monet  hoca ali rıza  ulysess gaze  eleni karaindrou  sezen aksu  golha  farid farjad  osman hamdi

Tasarım : ATS