Telvin Hüsn-ü Hat Sahaf Şiir sine40
Anasayfa > Adnan İslamoğulları > Tuğrul Türkeş üzerinden bir ihânet saçmalığı...

Tuğrul Türkeş üzerinden bir ihânet saçmalığı...


Bozkurtların başbuğları kükreyince Söğüt'te.. soluk yapraklar uçuşuyor.. dökülüyordu her nefeste.. yiğitler akından akına gidiyor.. bütün cihan ülkülerinin farkına varıyordu.. bıyıkları yeni terlemiş gencecik civan gibi çocuklardı.. başkanları belki bir ya da iki yaş büyük olurdu.. hepsi delikanlılık çağındaydı..


Okullarında.. mahallelerinde.. iş yerlerinde.. bulundukları her zemin ve cemiyette saygı görürlerdi.. vatan sevgileri, millete adanmışlıkları dilden dile dolanırdı.. düşmanları için korku.. dostları için umutlardı.. korkusuzlardı.. ölümlerle eğlenen tunç yürekli Türklerdi.. Ülkücüydü onlar.. bir ölüyor.. bin diriliyorlardı.. onlardan kim usanasıydı?!


Bir 12 Eylül sabahıydı... Delicesine bir sevdayla bağlı oldukları ülkelerinin ve kendilerinin üzerinden bir askerî darbenin tankları geçti... Ezim ezim ezildiler.. uğruna genç bedenlerini toprağa verdikleri devletle tanıştılar.. onlar uğruna hayatlarını vermişti.. gençliklerini.. sevdalarını.. her şeylerini... Oysa 12 Eylül ile tanıştıkları devletin işkenceleri altında kalıyorlar ve darağaçlarında sallanıyorlardı... Savruldular.. zihnen her yöne savruldular.. bedenen her yöne savruldular.. şirâzeleri kaydı.. cemaatlerin tamamına insan fideliği oldular.. yeni kurulan partilere dolgu maddesi oldular.. yeraltı dünyasının aktörleri oldular.. oldular.. oldular..


Ülkücülük batan bir güneş gibiydi... Onlar dağıldıkça.. onların şirâzesi kaydıkça.. raconları da tükendi.. saygınlıkları da tükendi.. itibarları da tükendi.. delikanlılık çağındayken onlar, düşmanları korkarken.. dostları saygı duyarken.. ne kurmaylarına saygı kaldı.. ne de düşmanları onlardan korkar oldu..."Katillerle ortak olmam.." dedi Rahşan Ecevit.. cevap verilmedi, haddi bildirilmedi..


Meydanlarda ip salladı genel başkanları.. hemen cevap geldi.. "Sen assan assan Apo'nun paltosunu asarsın vestiyere.." dendi.. cevap verilmedi.. haddi bildirilmedi... "Meydanlarda uluyacağına Meclis'e gelsin.." dendi.. cevap verilmedi.. haddi bildirilmedi... "Erkek değil, ürkek ürkek.." dendi.. cevap verilmedi.. haddi bildirilmedi... Türlü hakâretlere mâruz kaldı Ülkücüler.. cevap verilmedi.. haddi bildirilmedi... Kasetleri yayınlandı Ankara'daki yöneticilerin.. rezillik ayyûka çıktı.. hareketin bizzat Genel Başkanıyla ilgili namdar köşe yazarları çirkin ithamlarda bulundu.. cevap verilmedi.. haddi bildirilmedi..


Önüne gelen.. ağzı olan her siyâsî.. her gazeteci hakâretler etti.. cevap verilmedi.. haddi bildirilmedi... Ve 25 Mart 2009 tarihinde Keş Dağı'nda bir helikopter düştü... Düşen helikopterin içinde Ülkü Ocakları Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve berâberindeki arkadaşları vardı... Hepsi öldüler.. Helikopter üç gün boyunca bulunamadı.. helikopter bulunduğunda oradaki muvazzaflar mahkemeye verdikleri ifadede, helikopterin parçalarını neden söktükleri sorusuna "hatıra olarak söktük.." dediler, olay anında çektirdikleri fotoğraflarda otuz iki dişleri de görünene kadar sırıtıyorlardı.. belliydi ki ülkücüleri ciddiye almamışlardı... Dönemin bir bakanı, helikopterin düşmesi ve Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüyle ilgili, "Bu mesele gereğinden fazla konuşuldu.." dedi... Belli ki ülkücüleri ciddiye almıyordu... Daha delikanlılık çağında düşmanlarına korku, dostlarına umut olan ülkücüler ciddiye alınmıyordu.. itibarları tükenmişti.. kimse onlardan çekinmiyordu.. Helikopter enkâzının altında kalan topyekûn ülkücülerdi aslında..


Ve ülkücülerin raconu bitmişti...


Şimdi...


Alparslan Türkeş'in küçük oğlu Kutalmış Türkeş, AKP'de milletvekilliği yapmış... 


Ne gam!


Şimdi Alparslan Türkeş'in büyük oğlu Tuğrul Türkeş AKP Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu'nun seçim hükümeti için bakanlık teklifini kabul etmiş...


Bu kabulü ile dâvâya ihânet etmiş Tuğrul Türkeş!


Tuğrul Türkeş hayatı boyunca ne zaman bir semt Ocak Başkanı kadar ülkücü olmuş ki? Ne zaman bir yurt başkanı kadar ülkücü olmuş ki? Ne zaman bir okul başkanı kadar ülkücü olmuş ki, şimdi AKP'de bakanlık teklifini kabul ettiği için hain oluyor? Kıymeti soyadından menkul Tuğrul Türkeş bu soyadını lâyıkıyla taşımış mı ki? Ve şimdi hangi dâvâya ihânet etmiş oluyor?


Ülkücü Hareketin raconunu bitirenler, Ülkücü Hareketin saygınlığını bitirenler, Ülkücü Hareketin itibarını bitirenler kûşelerinde muteber de Tuğrul Türkeş mi hain oluyor?


Hain olabilmesi için, önce soy ismi kadrosundan değil, hayatıyla mensup olması gerekiyordu Ülkücü Harekete..


Gerisi lâfugüzaf...


Ülkücülerin raconu artık bir mizah meselesidir...


Yorumlar

Güvenlik Kodu

vahiy  insan  şehir  revelation  ahlâk  etik  ethica  nüzhet yalan estetik  metafizik  ebrah doğu  batı  fıtrat  creation  yaratılış  iyilik  kötülük  dürüstlük  eşref-i mahlûkat  kişilik  asâlet  cesâret  vefâ  sadâkat  ihânet  yalan  immoralist  mitoloji  belh’um adâl  aere perennius  antere  genetik  şuur  terbiye  muâşeret  muâşaka  muvâsalat  firâk  zarâfet  letâfet  ferâset  panteon   rolyef  fresk  heykel  portre  gravür   ideal  ülkü  ülkücü   kerbelâ  aşk keşke  cennet  cehennem  araf  âdem  havva  hâbil  kâbil  elma  haz  hayâ  hicap  gurur  hürriyet  adâlet  musâvat  agnostic  akıl  dacret  locig  analytical  antiq  aristokrasi  kûrûn-i vustâ  giyotin  hakikat  hikmet  paradox  dialectic  tenkit  stoa  akademia  logos  logos spermaticos  felâsife  gelenek  hermeneutic  semantic  hint  upanişad  mutezile  ihvân-ı safa  ilk neden   iskenderiye okulu  medinetü’l fâzıla   hürriyet  kölelik  rönesans  ütopya  rethoric allah’ın kulu abdullah muhammed  kur’ân  endülüs ibn-i rüşd  aristotales  şeyh gâlip  farâbi  platon  sokrat   marcus aurelius  galile  mimar sinan  kirkedard  farabi  ibn-i sina   ibn-i hâldun  kafka  taşköprülüzâde  gazâli  musa cârullah  şemseddin sâmi frasheri  bergson  enver paşa  muhammed ikbal  hayyam  mehmet âkif  yâkup cemil  şems  ibn-i haldun  mevlâna  ali şeriâti  fuzulî  ebu’l âlâ el maarrî  ahmet mithat efendi  cemil meriç  nâmık kemal  ahmed hamdi tanpınar  kemal tahir  yahya kemal  cahid zarifoğlu  dostoyevski  tolstoy  knut hamsun  nietzsche  oğuz atay gogol  albert camus  descartes  herman hesse  puşkin  halil cibran  kaşgarlı mahmut  tevfik fikret  cenap şehabettin  neyzen tevfik  motzart  bach  mahler  tarkovski  suç ve  cezâ   anna karenina  madonna  prag  istanbul  çocuk kalbi  sn. petersburg  soljenitsin  marks  kant  heraklit  hegel  el-hamra  endülüs  kâmus u türkî  redhouse  wagner  kâmus u okyanus  lugat-i fransevî  iliria shqip  meydan larusse  şakâyık-ı nûmâniye  mevzuâtü’l ulûm  abdülkadir merâgi  ıtrî  muhammed esed  michelangelo van gogh  cezanne  rembrand  monet  hoca ali rıza  ulysess gaze  eleni karaindrou  sezen aksu  golha  farid farjad  osman hamdi

Tasarım : ATS