Telvin Hüsn-ü Hat Sahaf Şiir sine40
Anasayfa > Adnan İslamoğulları > Çözüm sürecinin neticeleri…

Çözüm sürecinin neticeleri…


Yıllardır ‘çözüm süreci’ palavralarıyla sözde terörü bitireceğini söyleyen AKP iktidarının takkesi düştü…


Tek başına iktidar çıkmayan seçim neticelerinden sonra ülke yangın yerine döndü, içinde her zamanki gibi evlâtlarımız yanıyor cayır cayır… Ateşi yakanları göremiyoruz, yalnızca kelebekler gibi ateşe atılan evlâtlarımızı görebiliyoruz…


‘Çözüm süreci’ denilen ahlâksız bir politikanın, ahlâksız bir siyâsetin, ahlâksız bir planın, ahlâksız bir iktidar savaşının, ahlâksız bir iktidar mücâdelesinin neticesi bugün olanlar…


‘Çözüm süreci’ denilen süreçte, ekilen fitne tohumlarının topraklarımızdan kan olarak fışkırması bugün olanlar…


‘Çözüm süreci’ denilen süreçte, cinâyet şebekesi PKK’ya silahlanması, mevzilerini güçlendirmesi, eleman kazanması için tanınan zamanın neticeleri bugün olanlar…


‘Çözüm süreci’ denilen süreçte,  İmralı’daki kâtil elebaşına “İsteseniz de istemeseniz de Kürtlerin lideridir” diyen AKP iktidarının bakanlarının ektiği fitne tohumlarının neticeleri bugün olanlar…


‘Çözüm süreci’ denilen süreçte, Oslo’da pazarlık masalarında PKK’ya verilen sözlerin, taahhütlerin, altına girilen müeyyidelerin neticeleri bugün olanlar…


‘Çözüm süreci’ denilen süreçte, “verdimse ben verdim” diyenin koltuğunda bugün oturanın “müsteşarımı ben gönderdim oraya(Oslo’ya)” diyerek Oslo’daki PKK ile pazarlığa çıkması ve tertip etmesinin neticeleri bugün olanlar…  


‘Çözüm süreci’ denilen süreçte, son asrın en büyük siyâsî hatası, gafleti ve ihâneti olan ‘Çözüm süreci’ denilen süreçte, bu gaflete ve ihânete milleti de ortak etmek için ‘âkiler’ adı altında bir araya getirilen ihânet müfrezesinin şehir şehir dolaşarak ihâneti barış olarak ambalajlayıp sunma vazifelerinin neticeleri bugün olanlar…


‘Çözüm süreci’ denilen süreçte,  “Öcalan yaşatmayı seçti” diyen medyada istihdam edilmiş ve bin yıllık kardeşliğe ve bin yıllık birlikte yaşama irâdesine gazete köşelerinden kurşun sıkanların ihânetlerinin neticeleri bugün olanlar…


‘Çözüm süreci’ denilen süreçte, “Bana serok Ahmet diyorlar” sözlerinin sahiplerinin hâmâkatlerinin neticeleri bugün olanlar…


‘Çözüm süreci’ denilen süreçte,  şehit edilen her korucudan, şehit edilen her askerden sonra kâtilleri PKK’da değil, çözüm sürecini baltalamak isteyen sözde karanlık odaklarda arayıp, PKK’yı temize çıkarmaya çalışan ihânetin neticesi bugün olanlar…


‘Çözüm süreci’ denilen süreçte, Barzani ve Şivan Perver’le kol kola Kürtçe şarkılar söyleyenlerin, “dağa çıkışlar nitelik kazandı” diyenlerin Diyarbakır’da kâtil elebaşının mesajlarını barış mesajı gibi okutanların marifetinin neticesi bugün olanlar…


‘Çözüm süreci’ denilen süreçte siyâsetten uzak kalması gereken Diyânet İşleri Başkanlığı’nı bu çözüm sürecinin emrine veren ve Diyarbakır’da ‘kırılan onurların tâmiri’(!) için Peygamber hırkasını yerlere seren sözde Hadis âliminin siyâsetin zehriyle zehirlenmesinin neticesi bugün olanlar…  


Daha pek çok.. saymakla bitmeyecek kadar çok yanlışın, hatanın, gafletin ve ihânetin neticesi bugün olanlar… Güneydoğu’dan devleti çekip, askeri kışlaya hapsedip, polisi karakola hapsedip, valilerine kâtil elebaşına teşekkür ettiren AKP iktidarının yapıp ettiklerinin neticeleri bugün olanlar…


Şimdi şehitler gelirken sönen ocaklara kervan kâfile…


“PKK çözüm sürecinde silah yığınakları yapmış…”  diyorlar…


Kötü bir şaka gibi…  Tüm milleti salak yerine koymak gibi… Herkesi aptal yerine koymak gibi…


“Silin hafızalarınızı, yaptığımız her şeyi unutun” diyorlar şimdi…


1 Kasım’da eğer seçim yapılırsa gerçekten unutacak mı bütün bunları bu millet?


Şehit ailelerinden yükselen feryâtlar, şehit ailelerinden iktidara yönelen “âhh”lar sandıklardan bu iktidara ‘ret’ olarak çıkmayacak mı?  


  

Yorumlar

Güvenlik Kodu

vahiy  insan  şehir  revelation  ahlâk  etik  ethica  nüzhet yalan estetik  metafizik  ebrah doğu  batı  fıtrat  creation  yaratılış  iyilik  kötülük  dürüstlük  eşref-i mahlûkat  kişilik  asâlet  cesâret  vefâ  sadâkat  ihânet  yalan  immoralist  mitoloji  belh’um adâl  aere perennius  antere  genetik  şuur  terbiye  muâşeret  muâşaka  muvâsalat  firâk  zarâfet  letâfet  ferâset  panteon   rolyef  fresk  heykel  portre  gravür   ideal  ülkü  ülkücü   kerbelâ  aşk keşke  cennet  cehennem  araf  âdem  havva  hâbil  kâbil  elma  haz  hayâ  hicap  gurur  hürriyet  adâlet  musâvat  agnostic  akıl  dacret  locig  analytical  antiq  aristokrasi  kûrûn-i vustâ  giyotin  hakikat  hikmet  paradox  dialectic  tenkit  stoa  akademia  logos  logos spermaticos  felâsife  gelenek  hermeneutic  semantic  hint  upanişad  mutezile  ihvân-ı safa  ilk neden   iskenderiye okulu  medinetü’l fâzıla   hürriyet  kölelik  rönesans  ütopya  rethoric allah’ın kulu abdullah muhammed  kur’ân  endülüs ibn-i rüşd  aristotales  şeyh gâlip  farâbi  platon  sokrat   marcus aurelius  galile  mimar sinan  kirkedard  farabi  ibn-i sina   ibn-i hâldun  kafka  taşköprülüzâde  gazâli  musa cârullah  şemseddin sâmi frasheri  bergson  enver paşa  muhammed ikbal  hayyam  mehmet âkif  yâkup cemil  şems  ibn-i haldun  mevlâna  ali şeriâti  fuzulî  ebu’l âlâ el maarrî  ahmet mithat efendi  cemil meriç  nâmık kemal  ahmed hamdi tanpınar  kemal tahir  yahya kemal  cahid zarifoğlu  dostoyevski  tolstoy  knut hamsun  nietzsche  oğuz atay gogol  albert camus  descartes  herman hesse  puşkin  halil cibran  kaşgarlı mahmut  tevfik fikret  cenap şehabettin  neyzen tevfik  motzart  bach  mahler  tarkovski  suç ve  cezâ   anna karenina  madonna  prag  istanbul  çocuk kalbi  sn. petersburg  soljenitsin  marks  kant  heraklit  hegel  el-hamra  endülüs  kâmus u türkî  redhouse  wagner  kâmus u okyanus  lugat-i fransevî  iliria shqip  meydan larusse  şakâyık-ı nûmâniye  mevzuâtü’l ulûm  abdülkadir merâgi  ıtrî  muhammed esed  michelangelo van gogh  cezanne  rembrand  monet  hoca ali rıza  ulysess gaze  eleni karaindrou  sezen aksu  golha  farid farjad  osman hamdi

Tasarım : ATS