Telvin Hüsn-ü Hat Sahaf Şiir sine40
Anasayfa > Adnan İslamoğulları > Bor ile Niğde arası kaç kilometre?

Bor ile Niğde arası kaç kilometre?


Bir çizgi film vardı, "hop hop hop değiş tonton" diyerek hamur gibi istedikleri şeye dönüşebilen bir aileyi anlatırdı, her problemi değişerek çözerlerdi. Meselâ hava çok mu sıcak, "hop hop hop değiş tonton" hemen ailenin bir ferdi vantilâtör olurdu, yağmur mu yağıyor, "hop hop hop değiş tonton" şemsiye olmak işten bile değildi onlar için.


Bir süredir ekranlarda boy gösteren MHP Genel Merkez yöneticilerine Yargıtay'ın kongre kararından sonra bir hâller oldu. Mimik falan da çalışmış olmalılar ki, yüz ifâdeleri yumuşamış, buyurgan tondaki seslerini akort etmişler, birden bire delege irâdesinin ne kadar önemli ve saygın olduğunu keşfetmişler.


Birkaç dakika içinde salonu bile kiralayacak kadar ışık hızıyla hareket etme kâbiliyetine kavuşan ve kongre kararı alan Devlet Bahçeli, "hop hop hop değiş tonton" diyerek "Bu kongre yapılmayacak, gerekirse ezer geçeriz"den "aday olacak arkadaşlar bilsinler ki kongrede şahsımla yarışacaklar"a dönüştü.


E tabii, Devlet Bahçeli bu denli dönüşünce ekranlarda boy gösteren yöneticileri de hep birlikte "hop hop hop değiş tonton" diyerek oyun hamuru gibi birden bire "kongre" demeye başladılar.


Bugünlerde sık sık ekranlarda boy gösteren bir MYK üyesi, "Genel Başkanımız verdiği sözleri tutmasıyla tanınır siyasette" diyerek, Yargıtay'ın kararından sonra "Kongre" açıklamasına atıf yapıyor Habertürk ekranlarında. Bu MYK üyesinin, verdiği sözü tutmasıyla tanınan Devlet Bahçeli'nin, "Bin imza da getirseniz bu kongre ol-ma-ya-cak" sözünden sonra Yargıtay'ın kararıyla birlikte o sert 'kongre virajı'nı alırken yaktığı lastiklerin kokusundan biber gazı gibi etkilenmiş olmalı ki, Genel Başkanının muallâk taşı gibi havada kalan sözlerini hiç hatırlamıyor…


Evet…


MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve yöneticilerinin ciddiye alınacak tarafları kalmadı, gerçekten hepsi çizgi film karakterleri gibi.


Aylardır sürdürdükleri gerginlik stratejileri hukukun duvarına tosladı ve sekizde sekiz hatalı raporu yüzlerine çarpıldı.


Aylardır zerre-i miskâl saygı duymadıkları delege imzâları ve ülkücü irâdeye nihâyetinde hukuk saygı duydu ve onlara bir gerçeği hatırlattı. Bir önceki yazımızda, "Hakikat bulunduğu yerde başka hiçbir şeye müsaade etmez" diyerek hatırlattık kendilerine, fakat kibirden hak-hukuk tanımayan Balgat sâkinleri için önlerine konan 548 delege imzâsının değil, ülkücü irâdenin değil, bir sâhifelik mahkeme kararının yaptırımı varmış.


Şimdi, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin yapacağı bir tek iyi niyetli açıklama kaldı geriye: "Yargıtay'ın kararına saygılıyız, çağrı heyetinin uygun göreceği yer ve tarihte MHP olağanüstü tüzük kurultayına iştirak edeceğiz, ben ve Genel Merkez yöneticilerim bu konuda çağrı heyetine yardımcı olacağız, hayırlı olsun…"


Bunun hâricinde hiçbir açıklama iyi niyetli değildir, ülkücü irâdeye saygı değildir, hukuka saygı değildir, bunun hâricinde her açıklama şark kurnazlığından ibârettir…


Yargıtay'ın kararından birkaç dakika sonra "hop hop hop değiş tonton" diyerek birden bire aldığınız karar ile kongre toplamaya kalkarsanız karşılaşacağınız tabloyu şimdiden size söyleyelim, 15 Mayıs'ta Büyük Anadolu Oteli önünde toplanan ülkücü irâdeyi "rezillik" diye tanımlamıştınız ya, asıl rezilliği o gün yaşayacaksınız. 


Aylardır imzâsına saygı duyulmayıp mahkemeye dâvet edilen, ezip geçmekle tehdit edilen, ajan, küresel güçlerin ve dış mihrakların piyonu, provokatör, hain, paralel, Pensilvanya'dan tâlimat alan, Pensilvanya süvarisi, paketçi, değirmenci, ibreci, alan açıcı, selden kütük kapıcı, paratoner icat etmeye çalışan ebleh, maaşlı bordrolu suflör yazıcı, şırıngalı gezici, prematüre operasyoncu, Makyavelist, deve kuşu, saray güdümlü, fitne ateşini canlandırıp büyüten, kağnı gölgesinde yatan, şok tedâvi ile tehdit edilen, biliniyorsunuz diye tehdit edilen, tetik, horoz, iğne, kapsül, fişek, mermi çekirdeği, sabır mandalı, gerilen yay, sadaktan çıkıp kirişe yerleşen oklarla tehdit edilen ve sizlerden hakâret gören o ülkücü irâde var ya, o ülkücü delegasyon var ya, işte o ülkücü irâde ve o ülkücü delegasyon toplayacağınız hukuk dışı kurultaya gelmeyecek ve delege çoğunluğunu sağlayamayacaksınız ve işte o zaman rezillik neymiş anlayacaksınız…


Bunu bir düşünün isterseniz…


Çünkü Bor'un pazarı bitti beyler, Bor ve Niğde arası da o kadar uzak değil, sadece 14 kilometre!


Yorumlar

Güvenlik Kodu

vahiy  insan  şehir  revelation  ahlâk  etik  ethica  nüzhet yalan estetik  metafizik  ebrah doğu  batı  fıtrat  creation  yaratılış  iyilik  kötülük  dürüstlük  eşref-i mahlûkat  kişilik  asâlet  cesâret  vefâ  sadâkat  ihânet  yalan  immoralist  mitoloji  belh’um adâl  aere perennius  antere  genetik  şuur  terbiye  muâşeret  muâşaka  muvâsalat  firâk  zarâfet  letâfet  ferâset  panteon   rolyef  fresk  heykel  portre  gravür   ideal  ülkü  ülkücü   kerbelâ  aşk keşke  cennet  cehennem  araf  âdem  havva  hâbil  kâbil  elma  haz  hayâ  hicap  gurur  hürriyet  adâlet  musâvat  agnostic  akıl  dacret  locig  analytical  antiq  aristokrasi  kûrûn-i vustâ  giyotin  hakikat  hikmet  paradox  dialectic  tenkit  stoa  akademia  logos  logos spermaticos  felâsife  gelenek  hermeneutic  semantic  hint  upanişad  mutezile  ihvân-ı safa  ilk neden   iskenderiye okulu  medinetü’l fâzıla   hürriyet  kölelik  rönesans  ütopya  rethoric allah’ın kulu abdullah muhammed  kur’ân  endülüs ibn-i rüşd  aristotales  şeyh gâlip  farâbi  platon  sokrat   marcus aurelius  galile  mimar sinan  kirkedard  farabi  ibn-i sina   ibn-i hâldun  kafka  taşköprülüzâde  gazâli  musa cârullah  şemseddin sâmi frasheri  bergson  enver paşa  muhammed ikbal  hayyam  mehmet âkif  yâkup cemil  şems  ibn-i haldun  mevlâna  ali şeriâti  fuzulî  ebu’l âlâ el maarrî  ahmet mithat efendi  cemil meriç  nâmık kemal  ahmed hamdi tanpınar  kemal tahir  yahya kemal  cahid zarifoğlu  dostoyevski  tolstoy  knut hamsun  nietzsche  oğuz atay gogol  albert camus  descartes  herman hesse  puşkin  halil cibran  kaşgarlı mahmut  tevfik fikret  cenap şehabettin  neyzen tevfik  motzart  bach  mahler  tarkovski  suç ve  cezâ   anna karenina  madonna  prag  istanbul  çocuk kalbi  sn. petersburg  soljenitsin  marks  kant  heraklit  hegel  el-hamra  endülüs  kâmus u türkî  redhouse  wagner  kâmus u okyanus  lugat-i fransevî  iliria shqip  meydan larusse  şakâyık-ı nûmâniye  mevzuâtü’l ulûm  abdülkadir merâgi  ıtrî  muhammed esed  michelangelo van gogh  cezanne  rembrand  monet  hoca ali rıza  ulysess gaze  eleni karaindrou  sezen aksu  golha  farid farjad  osman hamdi

Tasarım : ATS