Telvin Hüsn-ü Hat Sahaf Şiir sine40
Anasayfa > Adnan İslamoğulları > İki farklı dâvâ, hükümetten iki farklı tepki…

İki farklı dâvâ, hükümetten iki farklı tepki…



Her iki dâvâ da aslında eş zamanlı sayılabilir, yaklaşık beş yıllık bir süreçten bahsediyoruz.


Dâvâlardan ikisi de sansasyonel.


Birincisi, ülkenin gündemini yıllardır tepetaklak eden bir dâvâ. Dalga dalda büyüyen ve Genelkurmay eski başkanı İlker Başbuğ’un da “terör örgütü üyesi” olmak suçuyla tutuklandığı bir dâvâ: Ergenekon Dâvâsı.


12 Eylül Darbesinin en fazla mağduru olmuş bir siyâsî hareketin ve neslin mensubu olarak en ufak bir sempati duymadığım Silivri sâkinlerinin yargılandığı mahkemelerin, yargılanma usûllerinin ve hukukî sürecinin de bir “olağanüstü dönem” ya da “darbe dönemi” usûlleri olduğunu ifâde etmeliyim.


İkinci dâvâ da Hırant Dink’in öldürülmesi dâvâsı.


Kimine göre kafası bozuk birkaç “duygusal milliyetçi çocuk” mârifeti bir cinâyet vak’ası.


Kimine göre ise kökü çok derinlerde devlet içi bir yapılanmanın klasik serî cinâyetlerinden birisi.


Cinâyetten otuz iki saat sonra yakalanan ve ilk yakalandığında jandarmanın çay sohbeti yaptığı bir sanık, emniyet istihbarata muhbirlik eden bir başka sanık, azmettiren bir diğeri, TİB’ten bir türlü mahkemeye ulaşmayan yoğun telefon görüşmesi trafiği ile pek çok bilinmeyenli bir denklem ve tabii her zamanki gibi işin önemli unsurlarından  dezonformasyon, bilgi kirliliği.


Medyanın psikolojik manipülasyonları ve solcu eskilerinden mal bulmuş mağribi gibi sokaklara dökülen marjinal örgütlere, fırsat bu fırsat diyerek protestolarda boy gösteren PKK yancısı örgütlerden demokrasiye “kapatma” muamelesi yapan liberallerden Türklük kompleksi ya da düşmanlığı taşıyan bir grup lümpene kadar ekranlardan “ülkenin kamuoyu” diye pazarlanan bir kalabalıktan yükselen “Hepimiz Ermeniyiz” paranoyası, saçmalığı.


Bu hengâmede her iki dâvâda da okka altına giden yine hukuk…


Bir tarafta örgüt yöneticiliğinden tutuklanan bir Genelkurmay Başkanı, diğer tarafta bir cinâyetin ardından beş yıldır süregelen bir dâvâda sisler arkasında saklanan bir örgüt ve ekranlarda cezâa alan kafası bozuk birkaç duygusal milliyetçi çocuğun(!) görüntüleri ve avazı çıktığı kadar “Hepimiz Ermeniyiz” diye bağıran kalabalıklar.


Bu hukuk maskaralığı manzarası karşısında en ilginç tepki hükümet kanadından geliyor.


Tepkilerinin ilginçliği hukukî değil, siyâsî.


Sâkinleriyle aynı pazarda sergi bile açmayacağım Ergenekon dâvâsı yargılamalarıyla alâkalı olarak, hükümetin sergilediği tavır ile Hırant Dink cinâyetinin kararı sonrasında sergiledikleri tavır taban tabana zıt.


Muhalefet Partisi lideri Kılıçdaroğlu’nun, Silivri ile ilgili “çadır tiyatrosu” benzetmesinden sonra ortalığı ayağa  kaldıran ve bu sözlerin yargılamaları etkilediği, yargıçları etki altında bıraktığı gerekçesiyle Kılıçdaroğlu hakkında fezleke hazırlayan, her tutuklama furyasından sonra “bağımsız mahkemeler”den söz eden, “yargılamaların rahat bırakılması” gerektiğini söyleyen, “adâlete güvenilmesi gerektiği”ni dillendiren hükümet, konu Hırant Dink dâvâsı olduğunda zembereğinden boşandı ve her ağızdan kararın hakkâniyetini sorgulamaya başladı.  


Cumhurbaşkanı, “Kamuoyunda rahatsızlık var” dedi.


Başbakan, “Bunun temyizi var” dedi.


Başbakan yardımcısı Bekir Bozdağ, “Eğer bir mahkeme kararı tetikçiyi ve onu azmettiren katil zihniyeti mutlu ediyorsa bu büyük bir yanlıştır” dedi.


Sanki bu sözlerin önünü açmak ve hükümeti rahatlatmak istercesine mahkeme başkanı Rüstem Eryılmaz’ın, “Vicdanen ben de tatmin olmadım” sözleri.


Hani yargı “bağımsız”dı ve hâkimler etki altında bırakılmamalıydı ve adâlete  güvenilmesi gerekiyordu!.


Nedir bu çelişkinin sebebi?


Yargı Silivri’de “bağımsız” ama Hırant Dink dâvâsnda “bağımlı” mıydı?


Yargı Silivri’de etki altında bırakılmamalı ama Hırant Dink dâvâsnda etki altına alınabilir miydi?


Silivri’de adâlete güvenilmeli ama Hırant Dink dâvâsnda güvenilmemeli miydi?.


Hükümetin bu çelişkisi izah edilir gibi değil…


Adâlet bu tür bir siyâsi çelişkiye yem edilmeyecek kadar yüce bir değerdir ve bir gün herkese lâzım olabilir.












  










Yorumlar

Güvenlik Kodu

vahiy  insan  şehir  revelation  ahlâk  etik  ethica  nüzhet yalan estetik  metafizik  ebrah doğu  batı  fıtrat  creation  yaratılış  iyilik  kötülük  dürüstlük  eşref-i mahlûkat  kişilik  asâlet  cesâret  vefâ  sadâkat  ihânet  yalan  immoralist  mitoloji  belh’um adâl  aere perennius  antere  genetik  şuur  terbiye  muâşeret  muâşaka  muvâsalat  firâk  zarâfet  letâfet  ferâset  panteon   rolyef  fresk  heykel  portre  gravür   ideal  ülkü  ülkücü   kerbelâ  aşk keşke  cennet  cehennem  araf  âdem  havva  hâbil  kâbil  elma  haz  hayâ  hicap  gurur  hürriyet  adâlet  musâvat  agnostic  akıl  dacret  locig  analytical  antiq  aristokrasi  kûrûn-i vustâ  giyotin  hakikat  hikmet  paradox  dialectic  tenkit  stoa  akademia  logos  logos spermaticos  felâsife  gelenek  hermeneutic  semantic  hint  upanişad  mutezile  ihvân-ı safa  ilk neden   iskenderiye okulu  medinetü’l fâzıla   hürriyet  kölelik  rönesans  ütopya  rethoric allah’ın kulu abdullah muhammed  kur’ân  endülüs ibn-i rüşd  aristotales  şeyh gâlip  farâbi  platon  sokrat   marcus aurelius  galile  mimar sinan  kirkedard  farabi  ibn-i sina   ibn-i hâldun  kafka  taşköprülüzâde  gazâli  musa cârullah  şemseddin sâmi frasheri  bergson  enver paşa  muhammed ikbal  hayyam  mehmet âkif  yâkup cemil  şems  ibn-i haldun  mevlâna  ali şeriâti  fuzulî  ebu’l âlâ el maarrî  ahmet mithat efendi  cemil meriç  nâmık kemal  ahmed hamdi tanpınar  kemal tahir  yahya kemal  cahid zarifoğlu  dostoyevski  tolstoy  knut hamsun  nietzsche  oğuz atay gogol  albert camus  descartes  herman hesse  puşkin  halil cibran  kaşgarlı mahmut  tevfik fikret  cenap şehabettin  neyzen tevfik  motzart  bach  mahler  tarkovski  suç ve  cezâ   anna karenina  madonna  prag  istanbul  çocuk kalbi  sn. petersburg  soljenitsin  marks  kant  heraklit  hegel  el-hamra  endülüs  kâmus u türkî  redhouse  wagner  kâmus u okyanus  lugat-i fransevî  iliria shqip  meydan larusse  şakâyık-ı nûmâniye  mevzuâtü’l ulûm  abdülkadir merâgi  ıtrî  muhammed esed  michelangelo van gogh  cezanne  rembrand  monet  hoca ali rıza  ulysess gaze  eleni karaindrou  sezen aksu  golha  farid farjad  osman hamdi

Tasarım : ATS