Telvin Hüsn-ü Hat Sahaf Şiir sine40
Anasayfa > Adnan İslamoğulları > Ne mutlu çapulcuyum diyene!..

Bu yazı çapulculara ihtirâm beyânındadır…


NE MUTLU ÇAPULCUYUM DİYENE!..


Otuz yıldır kan, tarlasında gelincik toplar gibi şehit evlâtlarını toplayan ve bir tek Kürt komşusuna kaşını eğmeyen, yüzünü asmayan, dağdaki hayvandan aşağı kan emici katillerle Kürt komşusunu kardeşliğin, bir arada yaşamanın, tarihî, dinî, kültürel birlikteliğin yani adâletin ayrı  kefelerinde tartan aziz Türk milletinin çapulcularını tâ’zîm ile selâmlıyorum…


Otuz yıldır, katar katar, kervan kâfile, şehit konvoyları gelirken şehirlere, evlât acısı kor ateşlerle düşerken yüreklere, bir câmi avlusunda ayyldızlı bayrağın ardından bakarak, “baba gitme, bizi bırakma” derken mâsum yetimleri, “oğlummmmmm..” diye feryâd-ı figân ederken şehit anaları, kardeşleri, ön safta ellerini iftitah ve teşyî tekbiri için birbirine bağlayıp hazırlamış, vakarla “vatan sağolsun” diyerek acısını içine gömerken şehit babaları, kimsenin etnik kökenine bakmaksızın, “mü’minler ancak kardeştirler” ipine sıkı sıkı tutunan ve bu vatanın bir karışını bile kıskanmayan, bir lokmasını bile paylaşmaktan imtinâ etmeyen, acısını acı bilip derdiyle hemdert olan aziz Türk milletinin çapulcularını bütün yüreğimle selâmlıyorum…


Otuz yıldır, insanlığını dağda sırtlanlara, çakallara yem etmiş kahpe pusularla, kancık mayın tuzaklarıyla bin yıldır bir arada yaşadıkları gencecik çocukları paramparça eden PKK katillerinin şehit ettiği civanlarını kara toprağa verip, evlât acısı ateşi hiç soğumadan yüreklerinde yanan ve ses çıkarmadan aşınan, telsiz başında şehit haberlerinin acılarıyla tatmin olan PKK katillerini sevindirmemek için  aczini gözyaşı değil, kan olarak içine akıtan aziz Türk   milletinin çapulcularına temennâ ediyorum…


Dünyanın pek çok coğrafyası kan çanağına dönerken, dünyanın pek çok coğrafyasında kardeş kanı oluk oluk akarken, dünyanın pek çok coğrafyasında kardeşler birbirini boğazlarken, dünyanın pek çok coğrafyasında kardeş hânelerinin kapılarına X işâreti konularak kardeşler hedef tahtalarına oturtulurken ve otuz yıldır, bayraklara sarılı gencecik şehit bedenleri üçer beşer, onar onar, otuzlu kırklı konvoylarla musallâ taşlarına konarken bir beyaz güvercin gibi, âguşunu açmış peygambere vuslat için son kez kanat çırpmak üzre, PKK’lı katillerle Kürt kardeşleri arasındaki o asil, o rikkatli, o mü’mince, o fıtratına uygun insanca çizgiyi hep adâletle muhafaza eden, ne pahasına olursa olsun Türkiye’yin ‘emân  ülkesi’ olmasını haleldâr etmeyen  aziz Türk milletinin çapulcuları huzurunda saygıyla eğiliyorum…


Çanakkale cephesinde, ölen Fransız askerinin koynundan annesine yazdığı mektubu eline alıp, ateş altında düşman cephesine yürüyerek kucağında biraz evvel ölen Fransız gencinin bedeniyle, düşmana, “alın, bu da bir anne kuzusu” diyebilen çapulcu dedelerin seksen yıl sonra dağda yakalanan katillere su veren aziz Türk milletinin çapulcu torunlarına selâm ediyorum…


Otuz yıldır, katillerin cezasını çekmesini sabırla bekleyen beklerken evlâtlarını kurban vermeye devam eden ve yalnızca adâlet isteyen, yalnızca zâlim ve mazlumun ayırt edilmesini, yalnızca katil ile şehidin ayırt edilmesini, yalnızca vatan ile vatan haininin ayırt edilmesini, yalnızca vatanî vazife ile eşkıyâlığın, haydutluğun, teröristliğin ayırt edilmesini “sabırla sebat atlastan kumaş olurmuş” diyerek şehit evlâtlarının kanlı elbiselerini koklayarak sabırla ümîd eden aziz Türk milletinin çapulcularını takdirle selâmlıyorum…


Savaşı yapılmamış kirli ve sözde bir barışa, hayatını bu aziz millete ve devlete düşmanlıkla tüketmiş bir sakil adamlar heyetine, bir heyet-i fâsıka’ya gittikleri her yerde haddini bildiren Türk milletinin çapulcularını ihtiramla selâmlıyorum.


Fırat’ın kenarında kaybolan koyunun hesabıyla, başörtüsü yasaklarıyla, YAŞ kararlarıyla siyâsî hayatlarını mağduriyetler üzerine inşâ ederek “kimsesizlerin kimsesi” olacaklarını iddia ederek, mazlum sıfatıyla iktidar olanların, ‘mazluma değil, zâlime umut’ olmalarına, ‘mazluma değil, katillere umut’ olmalarına, ‘mazluma değil vatan hainlerine umut’ olmalarına karşı “yeter artık” diyen aziz Türk milletinin çapulcularını hürmetle selâmlıyorum…


Bu yazı aziz Türk milletinin çapulcularına ihtirâm ve aziz Türk milletini topyekûn çapulculuğa dâvet yazısıdır…


Ne mutlu çapulcuyum diyene!..


















Yorumlar

Güvenlik Kodu

vahiy  insan  şehir  revelation  ahlâk  etik  ethica  nüzhet yalan estetik  metafizik  ebrah doğu  batı  fıtrat  creation  yaratılış  iyilik  kötülük  dürüstlük  eşref-i mahlûkat  kişilik  asâlet  cesâret  vefâ  sadâkat  ihânet  yalan  immoralist  mitoloji  belh’um adâl  aere perennius  antere  genetik  şuur  terbiye  muâşeret  muâşaka  muvâsalat  firâk  zarâfet  letâfet  ferâset  panteon   rolyef  fresk  heykel  portre  gravür   ideal  ülkü  ülkücü   kerbelâ  aşk keşke  cennet  cehennem  araf  âdem  havva  hâbil  kâbil  elma  haz  hayâ  hicap  gurur  hürriyet  adâlet  musâvat  agnostic  akıl  dacret  locig  analytical  antiq  aristokrasi  kûrûn-i vustâ  giyotin  hakikat  hikmet  paradox  dialectic  tenkit  stoa  akademia  logos  logos spermaticos  felâsife  gelenek  hermeneutic  semantic  hint  upanişad  mutezile  ihvân-ı safa  ilk neden   iskenderiye okulu  medinetü’l fâzıla   hürriyet  kölelik  rönesans  ütopya  rethoric allah’ın kulu abdullah muhammed  kur’ân  endülüs ibn-i rüşd  aristotales  şeyh gâlip  farâbi  platon  sokrat   marcus aurelius  galile  mimar sinan  kirkedard  farabi  ibn-i sina   ibn-i hâldun  kafka  taşköprülüzâde  gazâli  musa cârullah  şemseddin sâmi frasheri  bergson  enver paşa  muhammed ikbal  hayyam  mehmet âkif  yâkup cemil  şems  ibn-i haldun  mevlâna  ali şeriâti  fuzulî  ebu’l âlâ el maarrî  ahmet mithat efendi  cemil meriç  nâmık kemal  ahmed hamdi tanpınar  kemal tahir  yahya kemal  cahid zarifoğlu  dostoyevski  tolstoy  knut hamsun  nietzsche  oğuz atay gogol  albert camus  descartes  herman hesse  puşkin  halil cibran  kaşgarlı mahmut  tevfik fikret  cenap şehabettin  neyzen tevfik  motzart  bach  mahler  tarkovski  suç ve  cezâ   anna karenina  madonna  prag  istanbul  çocuk kalbi  sn. petersburg  soljenitsin  marks  kant  heraklit  hegel  el-hamra  endülüs  kâmus u türkî  redhouse  wagner  kâmus u okyanus  lugat-i fransevî  iliria shqip  meydan larusse  şakâyık-ı nûmâniye  mevzuâtü’l ulûm  abdülkadir merâgi  ıtrî  muhammed esed  michelangelo van gogh  cezanne  rembrand  monet  hoca ali rıza  ulysess gaze  eleni karaindrou  sezen aksu  golha  farid farjad  osman hamdi

Tasarım : ATS