Telvin Hüsn-ü Hat Sahaf Şiir sine40
Anasayfa > Adnan İslamoğulları > Devletlûların imdâdına yine eski dostlar mı yetişti?

Devletlûların imdâdına yine eski dostlar mı yetişti?  


6-7 Eylül olayları cereyân ettiğinde, bir avuç devletlû hâricinde hiç kimse uzun yıllar sonra, Özel Harp Dairesi’nde Seferberlik Tetkik Kurulu üyesi ve 12 Eylül’de Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri olan General Sabri Yirmibeşoğlu’nun, ”6/7 Eylül de bir Özel Harp işidir ve muhteşem bir örgütlenmeydi. Amacına da ulaştı. Sorarım size? Bu muhteşem bir örgütlenme değil miydi?” diyeceğini asla tahmin edemezdi…


1 Mayıs 1977 Taksim olaylarının akabinde kimse o günkü kaosun, o günkü terörün, o günkü cinâyetlerin yine bir takım devletlû mihrakların tahrikiyle gerçekleştiğini de öngöremezdi…


Türkiye’yi 12 Eylül darbesine getiren süreçte,  üzerinde pek çok cinayet bulunan ve sayısız ölüm emrini veren Dev-Sol liderlerinden Şemsi Özkan’ın MİT’in  ‘adamı’ olduğunu, yakalanıp tutuklandıktan sonra Çanakkale’de misafir edilerek yüz değişikliği operasyonunun ardından bizzat devlet tarafından hizmetleri(!) karşılığında yurtdışına kaçırılacağını hiç şüphesiz ki yine bir avuç devletlû haricinde kimse bilmiyordu ve inanamazdı 12 Eylül  darbesine kadar...


Yine 12 Eylül 1980 darbesine gelinen kanlı süreçte yönetime neden bir yıl evvel el konulmadığı ve yüzlerce gencin ölümüne sessiz kalındığı, akan kanın önlenmediği sorusunun cevabı hakkında da kimsenin bir kanaati yoktu bir avuç devletlû hâricinde, General Bedreddin kendisine sorulan bu soruya, “şartların olgunlaşmasını bekledik…” cevabını verene kadar…


Bu listeyi uzatabiliriz, hatta bu konu başlığıyla bu köşede bir yıl boyunca yazabiliriz…


* * * * *


Taksim Gezi Parkı’nda başlayan ve başta İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerde yoğunlaşan gösterilerin içinde neler olup bittiğini belki de yine bir zaman sonra anlayacak kamuoyu…


Kırk sekiz ilde senkronize olarak yüz binlerce insanın sokaklara döküldüğü bu denli bir muhalif gösterinin içinde, yanında, yöresinde yasadışı örgütlerin, bi’l-umum istihbarat örgütlerinin olmaması mümkün değildir şüphesiz ve tabi ki dış bağlantılarının olmaması da...


Taksim’de toplanan ve bir-iki bin kişiyi geçmeyen marijinal sol örgütlerin astığı pankartlar, çevreye verdikleri zararlar ve polisle girdikleri çatışmaların, üç gün boyunca ekran karartıp gösterileri görmezden gelen iktidar medyası tarafından birden ekranlara saniye saniye taşınmasıyla oluşturulan  algı ise eylemlerin tümünün bu örgütlerin yapıp ettiklerinden ibâret olmasıydı.


Kırk sekiz ilde yapılan ve hiçbir taşkınlığın yaşanmadığı şehir gösterilerinin görmezden gelinmesinin ardından başlayan marjinal örgütlerin çatışma ve talan eylemlerinin kurgusunun şimdilik ‘mânidar’ olduğunu söylemekle yetinmek zorundayız.


Hele ki ‘düşündüren fotograf’ alt yazısıyla hemen tüm medyada yayınlanan, elinde Atatürk portreli bir bayrak bulunan yaşlı şahıs, onun elinden tutan BDP’li bir çocuğun el ele kaçarken yan tarafta Hollandalı turist kıvamında şortlu bir şişmanın bozkurt işareti yapan fotografı gerçekten ‘düşündüren fotograf’tı; bu yaşa gelmiş ve polis kovalamacasından el ele kaçan bir çift görmemiş olan bendeniz için hassaten oldukça ‘düşündüren bir fofograf’tı…


Gezi Parkı’na bir sabah şafak operasyonuyla baskın yapıldıktan sonra fark edilen ve böylelikle gündeme oturan ve altına sürekli ateş atılarak yangına çevrilen bu eylemlerin gölgeleyemediği bir tek gerçek var; hiçbir marjinal örgütün sokaklara yüz binleri, milyonları dökemeyeceği gerçeği.


Sol örgütlerin astığı pankartların ve son günlerde eylem yapılan meydanlara asılan APO posterlerinin ve PKK paçavralarının ekranlarda boy göstermesinin ve gösterilerin tamamının bu yasa dışı unsurlara yüklenmesinin ne kadar ‘anlamlı’ olduğu bir zaman sonra konuşulacak, yazılıp çizilecektir.


Saklanmağa çalışılan ve manipüle edilen gerçek ise son zamanlarda Başbakanın şahsında toplanan on yıllık AKP iktidarının toplumda biriktirdiği tepkidir.


Henüz 28 Şubat’la yüzleşmeyen bu geleneğin Taksim’le yüzleşmeye niyetli olmadığı Başbakanın tavrından bellidir.


Hülasaa; devletlû kesiminin imdâdına yine çok maksatlı kullanılabilir marjinal sol örgütler ve devletlû kesiminin son zamanlarda pek sıkı fıkı olduğu, aralarından su sızmayan  ‘örgüt’ün yetiştiği belki de yıllar sonra yazılıp konuşulacak; kim bilir?






    


    

Yorumlar

Güvenlik Kodu

vahiy  insan  şehir  revelation  ahlâk  etik  ethica  nüzhet yalan estetik  metafizik  ebrah doğu  batı  fıtrat  creation  yaratılış  iyilik  kötülük  dürüstlük  eşref-i mahlûkat  kişilik  asâlet  cesâret  vefâ  sadâkat  ihânet  yalan  immoralist  mitoloji  belh’um adâl  aere perennius  antere  genetik  şuur  terbiye  muâşeret  muâşaka  muvâsalat  firâk  zarâfet  letâfet  ferâset  panteon   rolyef  fresk  heykel  portre  gravür   ideal  ülkü  ülkücü   kerbelâ  aşk keşke  cennet  cehennem  araf  âdem  havva  hâbil  kâbil  elma  haz  hayâ  hicap  gurur  hürriyet  adâlet  musâvat  agnostic  akıl  dacret  locig  analytical  antiq  aristokrasi  kûrûn-i vustâ  giyotin  hakikat  hikmet  paradox  dialectic  tenkit  stoa  akademia  logos  logos spermaticos  felâsife  gelenek  hermeneutic  semantic  hint  upanişad  mutezile  ihvân-ı safa  ilk neden   iskenderiye okulu  medinetü’l fâzıla   hürriyet  kölelik  rönesans  ütopya  rethoric allah’ın kulu abdullah muhammed  kur’ân  endülüs ibn-i rüşd  aristotales  şeyh gâlip  farâbi  platon  sokrat   marcus aurelius  galile  mimar sinan  kirkedard  farabi  ibn-i sina   ibn-i hâldun  kafka  taşköprülüzâde  gazâli  musa cârullah  şemseddin sâmi frasheri  bergson  enver paşa  muhammed ikbal  hayyam  mehmet âkif  yâkup cemil  şems  ibn-i haldun  mevlâna  ali şeriâti  fuzulî  ebu’l âlâ el maarrî  ahmet mithat efendi  cemil meriç  nâmık kemal  ahmed hamdi tanpınar  kemal tahir  yahya kemal  cahid zarifoğlu  dostoyevski  tolstoy  knut hamsun  nietzsche  oğuz atay gogol  albert camus  descartes  herman hesse  puşkin  halil cibran  kaşgarlı mahmut  tevfik fikret  cenap şehabettin  neyzen tevfik  motzart  bach  mahler  tarkovski  suç ve  cezâ   anna karenina  madonna  prag  istanbul  çocuk kalbi  sn. petersburg  soljenitsin  marks  kant  heraklit  hegel  el-hamra  endülüs  kâmus u türkî  redhouse  wagner  kâmus u okyanus  lugat-i fransevî  iliria shqip  meydan larusse  şakâyık-ı nûmâniye  mevzuâtü’l ulûm  abdülkadir merâgi  ıtrî  muhammed esed  michelangelo van gogh  cezanne  rembrand  monet  hoca ali rıza  ulysess gaze  eleni karaindrou  sezen aksu  golha  farid farjad  osman hamdi

Tasarım : ATS