Telvin Hüsn-ü Hat Sahaf Şiir sine40
Anasayfa > Adnan İslamoğulları > Ya küpün içindekiler!

Ya küpün içindekiler!



On yıllık iktidar döneminin sonuna gelen AKP iktidarı, eğitimin önemli problemlerinden birisi olan dersâneleri ancak masaya yatırıp kapatmaya kalkınca kızılca kıyâmet koptu  ve ‘dersâneler’, eğitimin konusu olmaktan çıkıp, ‘siyâsî iktidar savaşı’nın mühimmâtı hâline gelince savaş da pek tabii olarak siyâsetin(teorik olarak varlığından söz edilen) bütün ahlâkî prensiplerinden soyundu ve taraflar atışlarını ‘bel altına’ yapmaya başladılar.


Her şey çok güzel gidiyordu oysa…


‘Açılım süreci’ bütün hızıyla yol alıyor, Güneydoğu turizmin gözde merkezi olmaya aday olurken bölgede yeni çiçekler keşfediliyor,  uzun yıllar sonra bölgeye kardeşliğin, huzur ve güvenin yerleştiğini yazıyordu cemaat medyası...


Fetullah Güven , “Kanın durması için el de öpülür, ayak da…” derken, cemaat medyasının yazarları ‘Açılım Süreci’ni  ‘Hudeybiye Anlaşması’yla tecviz ediyordu.


‘Açılım süreci’ne yalnızca binlerce şehidin kanı değil, bütün İslâm tarihi de kurban oluyordu…


Ve ne olduysa oldu ve iktidar, savaşı ‘dersâneler’in kapatılması hamlesi ile başlattı veya bir esaslı hamleye böyle cevap verdi…


Bakanlarını uluorta azarlayan Başbakan, “Daha önceki üç bakanıma da söyledim ama onlar yapamadılar, dersanelerin kapatılmasının artık zamanı geldi” dedi… 


Ve fırtına koptu…


Eski defterler açıldı…


“Bülbül yuvasına konmuş yarasalar”gibi hakâretler tekrar baskıya verildi, “Firavun” benzetmeleriyle “hançerlendim” serzenişleri birbirine karıştı…  On yıllık AKP iktidârının motorize gücü cemaat medyası bütün gücüyle hükümete yüklenmeye başladı.  ‘Mutedil kalem A. Turan Alkan’ bile Başbakana haddini bildiren açıklamalar yaptı. Davutoğlu’nun yüzyılın en büyük hâriciye politikasını uyguladığını söyleyen ve yarı resmî AKP yazarı Mümtaz’er Türköne de kalemini iyice sivriltip hükümete yöneltti…


Hükümet cemaati insan fideliğinden yani kalbinden vurmuştu…


Tartışmalar ve karşılıklı restleşmeler vites büyütünce Başbakan, cemaat için  “Bugüne kadar benden ne istediler de vermedim?” diye sordu.


Fakat hiç kimse Başbakana “Senden ne istediler de ne verdin, nereden verdin, neden verdin, neyin karşılığı olarak verdin?” diye soramadı…


“Bir bavul”un fermuarının yalnızca birkaç dişinin açılmasıyla ortaya dökülen fişleme belgeleri AKP’nin on yıllık demokratikleşme fiyakasını bozmaya yetti. Askerî vesâyeti sonlandırdıkları iddiasıyla kasım kasım kasılan AKP iktidarı, kendi dönemlerindeki MGK fişlemelerini imzâladıkları bilgisi ve belgeleri servis edilince, “Devletin mahremiyetini ifşâ etmek ihanettir” diyerek, devletin o bildik karanlık mahremiyetine sığındılar…


Aba altından sopa göstererek, “Bu kampanyayı yürütenler, içeride ve dışarıda, eğer biz bunları açıklamaya kalkarsak ülkemizde yer yerinden oynar, bunu da açıkça söyleyeyim…” diyerek alenen tehdit eden Başbakana, yine hiç kimse, “Ülkeyi sarsacak derecedeki tehdit malzemesiyle bunca yıldır nasıl hükümet ediyorsunuz, neden gereğini yapmadınız, yoksa siz de o malzemeleri günü geldiğinde kullanmak için mi biriktirdiniz?” diye soramadı…


Küpün içindekiler sızmaya devam ediyor…


Şimdilik çok az bir kısmı saçıldı ortalıklara…


Henüz daha malûm kasetlerden vizyona giren yok, yalnızca şâibesi dolanıyor ortalıklarda…


Küpün içinden sızanlar, on yıllık iktidar-cemaat ilişkisinin ne kadar küf tuttuğunu göstermeye yetiyor da artıyor bile…


Ya küpün içindekilerin tamamı boca edilse ve ne var ne yok saçılsa ortalığa küptekiler?


Bu içten korku fiili hükümet sözcülerinden Yeni Şafak yazarı  Abdülkadir Selvi’nin 09.12.2013 tarihli yazısından yayılmış: “Ayrılın, üç beş dersâne için kırmayın birbirinizi” diyesi var... Haddini aştığının da farkında yazısında ama ne yapsın, korkuyor işte, yalvarıyor Fetullah Gülen’e, “N’ooolur hocam, dönün artık, başımıza gelin…” diyerek. “Yoksa” diyor, “iş şirâzesinden çıkacak..”.    Çok korkuyorlar, neler olacağını en iyi onlar biliyorlar çünkü…


Başbakan ve Cemaate arabulucu teklif ediyor Selvi yazsında, önerdiği arabulucunun referanslarını da sıralıyor: “Nükleer görüşmelerde görev yapmış Hakan Fidan”.


Patlamanın büyük olacağı önerilen arabulucunun referansından belli…


Yorumlar

Güvenlik Kodu

vahiy  insan  şehir  revelation  ahlâk  etik  ethica  nüzhet yalan estetik  metafizik  ebrah doğu  batı  fıtrat  creation  yaratılış  iyilik  kötülük  dürüstlük  eşref-i mahlûkat  kişilik  asâlet  cesâret  vefâ  sadâkat  ihânet  yalan  immoralist  mitoloji  belh’um adâl  aere perennius  antere  genetik  şuur  terbiye  muâşeret  muâşaka  muvâsalat  firâk  zarâfet  letâfet  ferâset  panteon   rolyef  fresk  heykel  portre  gravür   ideal  ülkü  ülkücü   kerbelâ  aşk keşke  cennet  cehennem  araf  âdem  havva  hâbil  kâbil  elma  haz  hayâ  hicap  gurur  hürriyet  adâlet  musâvat  agnostic  akıl  dacret  locig  analytical  antiq  aristokrasi  kûrûn-i vustâ  giyotin  hakikat  hikmet  paradox  dialectic  tenkit  stoa  akademia  logos  logos spermaticos  felâsife  gelenek  hermeneutic  semantic  hint  upanişad  mutezile  ihvân-ı safa  ilk neden   iskenderiye okulu  medinetü’l fâzıla   hürriyet  kölelik  rönesans  ütopya  rethoric allah’ın kulu abdullah muhammed  kur’ân  endülüs ibn-i rüşd  aristotales  şeyh gâlip  farâbi  platon  sokrat   marcus aurelius  galile  mimar sinan  kirkedard  farabi  ibn-i sina   ibn-i hâldun  kafka  taşköprülüzâde  gazâli  musa cârullah  şemseddin sâmi frasheri  bergson  enver paşa  muhammed ikbal  hayyam  mehmet âkif  yâkup cemil  şems  ibn-i haldun  mevlâna  ali şeriâti  fuzulî  ebu’l âlâ el maarrî  ahmet mithat efendi  cemil meriç  nâmık kemal  ahmed hamdi tanpınar  kemal tahir  yahya kemal  cahid zarifoğlu  dostoyevski  tolstoy  knut hamsun  nietzsche  oğuz atay gogol  albert camus  descartes  herman hesse  puşkin  halil cibran  kaşgarlı mahmut  tevfik fikret  cenap şehabettin  neyzen tevfik  motzart  bach  mahler  tarkovski  suç ve  cezâ   anna karenina  madonna  prag  istanbul  çocuk kalbi  sn. petersburg  soljenitsin  marks  kant  heraklit  hegel  el-hamra  endülüs  kâmus u türkî  redhouse  wagner  kâmus u okyanus  lugat-i fransevî  iliria shqip  meydan larusse  şakâyık-ı nûmâniye  mevzuâtü’l ulûm  abdülkadir merâgi  ıtrî  muhammed esed  michelangelo van gogh  cezanne  rembrand  monet  hoca ali rıza  ulysess gaze  eleni karaindrou  sezen aksu  golha  farid farjad  osman hamdi

Tasarım : ATS