Telvin Hüsn-ü Hat Sahaf Şiir sine40
Anasayfa > Adnan İslamoğulları > Alçal ey ‘siyasal İslamcılık’; senin için alçalmanın hududu yoktur!

Alçal ey ‘siyasal İslamcılık’; senin için alçalmanın hududu yoktur!


Egemen Bağış ile gazeteci Metehan Demir arasında gerçekleşen bir telefon görüşmesi basına sızdığında ortalığı kaplayan iğrenç koku evvelâ mütedeyyinlerin direğini sızlatmalı, içlerini acıtmalıydı. Evvelâ mütedeyyin câmia tepki koymalıydı veya buğz etmeliydi…


-“Olum ben her Cuma bir tane âyet sallıyorum” diyen Egemen Bağış’a Metehan Demir, “Ya bilmez olur muyum, senin elinde bir kitapçık var, oradan çakıyorsun” diye tahmin ederek cevap veriyordu. Oysa Egemen Bağış’ın elinde kitapçık falan yoktu, oradan ‘çakmıyor’du. Gerçeği itiraf ediyordu ardından Egemen Bağış, “Kitapçık yok lan, googla’a gir, Kur’anda atıyorum kardeşlik, Kur’anda nankörlük, Kur’anda bilmem ne diye search yap,  hepsi çıkıyor, oradan beğen bir tane salla gitsin”.


Görüşme boyunca tilâvet taklitleriyle eğleniyordu Egemen Bağış ve gazeteci Metehan Demir…


Metehan Demir ‘haddini  aşan’ o ifâdelerden dolayı  özür diledi ve işinden oldu…


Metehan Demirin itiraf ettiği görüşmeyle ilgili Egemen Bağış modaya uydu ve kayıtların ‘montaj’ olduğunu söyledi.


Başbakan, bir gazetecinin konuyla ilgili sorduğu soruya, “Arkadaşımız sert bir açıklama yaptı o konuyla ilgili ve reddetti, biz arkadaşımızı iyi tanırız” diyerek Bağış’a sâhip çıktı, seçim gecesi balkon konuşmasında yanında Egemen Bağış vardı, aşağıda ise tekbir getiren kalabalıklar…


 İşte o aynı kalabalıklar Başbakan’ın Köln/Arena’da yaptığı salon toplantısında da kalabalıktılar…


Binlerce insanın kalabalık ettiği o salonda kürsüye çıktığında takdim edilen Egemen Bağış salondaki kalabalıktan en fazla alkışı alan AKP’li oldu, kalabalık avuçları patlayıncaya kadar alkışladı Egemen Bağış’ı…


Aşağıdaki kalabalık ‘mütedeyyin’ sıfatlarıyla ‘islâmcı’ mücâdelenin zaferle taçlanan bir siyasal iktidarının meczûbu olmuş bir kalabalıktı ve o ânda bizzat Başbakanları tarafından sahneye değil Egemen Bağış,  Salman Rüşdü bile çıkarılıp anons edilseydi, yine de alkışlanacaktı…


Aşağıdaki kalabalık, taşıdıkları mütedeyyin sıfatlarının barındırdığı ‘bağlılık’ları İslâm’dan, İslâm’ın izzet ve haysiyetinden sıyrılmış, bağlılıklarını ve bağlarını bir tek kişiye hasretmişlerdi, o bir tek kişiye bağlıydılar artık…


Aşağıdaki kalabalık, İslâm’ın hakikatlerinden teberrî etmiş, İslâm’ın adâletinden soyutlanmış, İslâm’ın merhametinden, vicdânından, ahlâkından fersah fersah uzaklaşmış, yalnızca Başbakanın tensip buyurdukları için adâlet, yalnızca Başbakanın tensip buyurdukları için hakikat, yalnızca Başbakanın tensip buyurdukları için merhamet, yalnızca Başbakanın tensip buyurdukları için vicdan, yalnızca Başbakanın tensip buyurdukları için ahlâk lûtf’ederken, Başbakanın tensip buyurduklarına gönüllü düşmanlık besledikleri için, Egemen Bağış’ı da harâretle alkışladı…


Bırakalım tepki koymayı, buğz etmediler bile…


Sandığın ve gücün şehvetiyle azgınlaşan nefsleri sigâya çekmesi gereken ulemâ işbirlikçiliği tercih edince, aşağıdaki kalabalıklara da ‘Bakara-makara’ şovunun başrolündeki Egemen Bağış’ı alkışlamak düştü…


Sandığın ve gücün şehvetiyle azgınlaşan nefsleri sigâya çekmesi gereken umerâ işbirlikçiliği tercih edince, aşağıdaki kalabalıklara da ‘Bakara-makara’ şovunun başrolündeki Egemen Bağış’ı alkışlamak düştü…


Sandığın ve gücün şehvetiyle azgınlaşan nefsleri sigâya çekmesi gereken fukaha gazete köşesinden fetva vererek işbirliğini tercih edince aşağıdaki kalabalıklara da ‘Bakara-makara’ şovunun başrolündeki Egemen Bağış’ı alkışlamak düştü…


Yalancının mumunun yatsıyla birlikte sönmemesi için mum bekçiliği yapan bu ülkenin mütedeyyinleri ve İslâmcıları olunca, aşağıdaki kalabalıklara da ‘Bakara-makara’ şovunun başrolündeki Egemen Bağış’ı alkışlamak düştü…


Yıllarca “Şeriat ve Kadın” kitabından dolayı İlhan Arsel’e lânetler yağdıran İslâmcılar kürsüde Bakara-makara şovunun başrolündeki Egemen Bağış’ı alkışlayarak Kur’an âyetleriyle yapılan soytarılığı meşrûlaştırıp yükseltirken, aşağıdaki kalabalık alçalıyordu…


Bir hakikat sâdâsı yükselmeyecek mi ‘bu ülke’den?



    


Yorumlar

Güvenlik Kodu

vahiy  insan  şehir  revelation  ahlâk  etik  ethica  nüzhet yalan estetik  metafizik  ebrah doğu  batı  fıtrat  creation  yaratılış  iyilik  kötülük  dürüstlük  eşref-i mahlûkat  kişilik  asâlet  cesâret  vefâ  sadâkat  ihânet  yalan  immoralist  mitoloji  belh’um adâl  aere perennius  antere  genetik  şuur  terbiye  muâşeret  muâşaka  muvâsalat  firâk  zarâfet  letâfet  ferâset  panteon   rolyef  fresk  heykel  portre  gravür   ideal  ülkü  ülkücü   kerbelâ  aşk keşke  cennet  cehennem  araf  âdem  havva  hâbil  kâbil  elma  haz  hayâ  hicap  gurur  hürriyet  adâlet  musâvat  agnostic  akıl  dacret  locig  analytical  antiq  aristokrasi  kûrûn-i vustâ  giyotin  hakikat  hikmet  paradox  dialectic  tenkit  stoa  akademia  logos  logos spermaticos  felâsife  gelenek  hermeneutic  semantic  hint  upanişad  mutezile  ihvân-ı safa  ilk neden   iskenderiye okulu  medinetü’l fâzıla   hürriyet  kölelik  rönesans  ütopya  rethoric allah’ın kulu abdullah muhammed  kur’ân  endülüs ibn-i rüşd  aristotales  şeyh gâlip  farâbi  platon  sokrat   marcus aurelius  galile  mimar sinan  kirkedard  farabi  ibn-i sina   ibn-i hâldun  kafka  taşköprülüzâde  gazâli  musa cârullah  şemseddin sâmi frasheri  bergson  enver paşa  muhammed ikbal  hayyam  mehmet âkif  yâkup cemil  şems  ibn-i haldun  mevlâna  ali şeriâti  fuzulî  ebu’l âlâ el maarrî  ahmet mithat efendi  cemil meriç  nâmık kemal  ahmed hamdi tanpınar  kemal tahir  yahya kemal  cahid zarifoğlu  dostoyevski  tolstoy  knut hamsun  nietzsche  oğuz atay gogol  albert camus  descartes  herman hesse  puşkin  halil cibran  kaşgarlı mahmut  tevfik fikret  cenap şehabettin  neyzen tevfik  motzart  bach  mahler  tarkovski  suç ve  cezâ   anna karenina  madonna  prag  istanbul  çocuk kalbi  sn. petersburg  soljenitsin  marks  kant  heraklit  hegel  el-hamra  endülüs  kâmus u türkî  redhouse  wagner  kâmus u okyanus  lugat-i fransevî  iliria shqip  meydan larusse  şakâyık-ı nûmâniye  mevzuâtü’l ulûm  abdülkadir merâgi  ıtrî  muhammed esed  michelangelo van gogh  cezanne  rembrand  monet  hoca ali rıza  ulysess gaze  eleni karaindrou  sezen aksu  golha  farid farjad  osman hamdi

Tasarım : ATS